Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5053 E. , 2024/2591 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5053 Karar No : 2024/2591 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...6 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Yeminli Mali Müşavir olan dav…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5053 E. , 2024/2591 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5053 Karar No : 2024/2591 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...6 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Yeminli Mali Müşavir olan davacı adına ... İklimlendirme İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlediği tasdik raporu ile haksız katma değer vergisi iadesi alınmasına neden olduğundan bahisle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunun değerlendirmesinden; davacının tasdik işlemlerini yaptığı mükellefle ilgili olarak mesleki özen ve sorumluluğu göstermediği açık olduğundan ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezalar nedeniyle davacı adına müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinde yer alan vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanarak artırılan kısımlarında ise, davacının, yalnızca ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilen cezalardan sorumlu olduğu ve tekerrür uygulanmasını gerektiren eylemin ilgili şirketin bizzat kendisinden kaynaklandığı ve davacının buna bir dahilinin olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinde yer alan vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısımlarının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden; asıl mükellef şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin elektronik ortamda tebliğ edildiği belirtilmekte ise de, bilgilendirme mesajı gönderilen şirket kanuni temsilcisinin elektronik tebligatın yapıldığı belirtilen tarihten kısa bir süre sonra tutuklandığı, şirket tarafından da kanuni temsilcinin cezaevinde bulunduğu ve ihbarnamelerden haberdar olunamadığı belirtilmek suretiyle dava açılmak istendiği ve dilekçe ret kararından sonra dilekçenin yenilenemediği, dolayısıyla, kanuni temsilcinin tutuklu olması nedeniyle elektronik ortamda tebliğ edildiği belirtilen ihbarnamelerden şirketin haberdar olamadığı, kullanıcı şifresi bilgilerinin kanuni temsilcide bulunması, bilgilendirme mesajlarının da yine kanuni temsilciye ait cep telefonu ve e-posta adresine gönderildiği dikkate alındığında asıl mükellef şirket yönünden mücbir sebep halinin gerçekleştiğinin ve ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde şirket adına kesinleşmediğinin kabul edilmesi gerektiği, usulüne uygun şekilde kesinleşmeyen ihbarnameler esas alınarak müştereken ve müteselsilen sorumlu sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davalı idare istinaf isteminin yazılı gerekçeyle reddine, davacı istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının muhasebe hizmeti verdiği mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu, davacının üzerine düşen mesleki sorumluluğu yerine getirmediği, bu nedenle asıl mükellefin borcundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 4. maddesinde vergi dairesi; mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairelerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve... sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden, davacının ... Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğu ve dava konusu ödeme emrinin ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlendiği, oysa yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca dava konusu işlemi tesis etmeye davacının bağlı olduğu vergi dairesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşıldığından, yetki yönünden hukuka uygun bulunmayan dava konusu ödeme emri için yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.