3. Hukuk Dairesi 2014/17681 E. , 2015/14597 K. "" MAHKEMESİ : BURSA 3. TÜKETİCİ MAHKEMESİ TARİHİ : 04/04/2014 NUMARASI : 2013/2017-2014/722 Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararına İtiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A…
**3. Hukuk Dairesi 2014/17681 E. , 2015/14597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BURSA 3. TÜKETİCİ MAHKEMESİ TARİHİ : 04/04/2014 NUMARASI : 2013/2017-2014/722 Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararına İtiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; Osmangazi Kaymakamlığı 2.Tüketici Hakem Heyeti'nin 11.09.2013 tarih ve 2013/2246 sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu, görev ve husumet itirazları bulunduğunu, esasa yönelik olarak ise, tüketiciden tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, PSH (sayaç okuma)bedeli, iletim sistem kullanım bedeli, dağıtım bedellerinin EPDK Kurul Kararı ve ilgili yönetmeliklere göre tahsil edildiğini belirterek, itirazlarının kabulü ile Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Sorunları 2.Hakem Heyeti'nin 11.09.2013 tarih ve 2013/2246 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermemiştir. Mahkemece; hakem heyeti kararında iadesine karar verilen tutarın miktarının, hangi ayın elektrik faturasından hangi miktarın indirileceğinin açık ve net olarak belirtilmediği, kararda sadece kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli gibi ifadeler kullanılması nedeniyle söz konusu kararın icra müdürlüğünce infaz edilmesinin mümkün olmadığından, davacının infazı mümkün olmayan kararla ilgili dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 33.maddesi uyarınca; “Hakim,Türk Hukukunu re'sen uygular”. Aynı kanunun 31.maddesi hükmü gereğince; davanın hukuki niteliğini belirlemek ve davayı aydınlatmak görevi hakime aittir. Buna göre davada ki iddia, davacının talebine münhasır olup, belirtilen madde hükümleri gereğince hukuki nitelendirme hakime aittir. Davacı vekili; her ne kadar, açtığı davada tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptalini talep etmişse de, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu davacı işleminin hukuksal nitelikçe mevcut bir sözleşme(abonelik) ilişkisi sırasında, davalının kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedelleri ödeme yükümlülüğü altında olup olmadığı konusunda yaratılmış bir muaraza (çekişme) olduğu, davadaki istemin de bu muarazanın (çekişmenin) giderilmesine yönelik bulunduğu açıktır. Hukuk Genel Kurulu'nun 29.09.2004 gün ve 2004/13-417 E.- 2004/442 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i (çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Zira, bu tür davalarda, hem bir muarazanın varlığının tespiti ve hem de onun men'i talep edilir.