4. Hukuk Dairesi 2017/1190 E. , 2019/4154 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalılar ... Yatırım San. ve Tic. AŞ ve ... aleyhine 22/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekl…
**4. Hukuk Dairesi 2017/1190 E. , 2019/4154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalılar ... Yatırım San. ve Tic. AŞ ve ... aleyhine 22/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; 03/09/2015 tarihli ... Gazetesinin 1.sayfasında manşet olarak “Küçük abi kudurdu" başlıklı bir yayın yapıldığını, manşet haberinde "Sen Nereye Bağlısın ve Suikast mi Planlanıyor" alt başlıklarının kullanıldığını, aynı yayının gazetenin internet sitesinde de yer aldığını, bu yayında müvekkilinin adı ve soyadının açıkça verilerek büyük boy fotoğraflarının kullanıldığını, söz konusu yayının müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; dava konusu haberin görünür gerçeklik ilkesine uygun olup kamu yararını gözettiğini, haberde yer verilen ifadelerin ifade özgürlüğünün basın yolu ile kullanılması niteliğinde olduğunu ve haberin hukuka aykırılık unsuru taşımadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, söz konusu gazetede yapılan haberin başlığının hakaret içeren ifade içerdiği, bu hali ile davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.