9. Ceza Dairesi 2023/7154 E. , 2023/8621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/81 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temy
**9. Ceza Dairesi 2023/7154 E. , 2023/8621 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/81 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli ve 2011/189 Esas, 2014/281 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklardan ... ve ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, suça sürüklenen çocuk ...'in ise ayını Kanun'un 31 inci maddesi gereğince işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını anlayamadığından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli ve 2011/189 Esas, 2014/281 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/6184 Esas, 2022/9088 Karar sayılı kararı ile "Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'in olay günü mağdureyi birlikte okulun bodrum katına indirdikten sonra ... ve ...'ın mağdureye organ sokmak suretiyle eylemlerini gerçekleştirdiği, ...'in diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte hareket ettiği olayda suça sürüklenen çocuk ...'in 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi anlamında diğer suça sürüklenen çocuklar ile doğrudan birlikte işlendiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suça sürüklenen çocuğu eyleminin TCK 103/1 maddesi kapsamında kaldığından ve söz konusu suç yönünden cezai ehliyeti bulunmadığından bahisle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 31.01.2014 tarihli raporda mağdurenin 24.05.2011 günlü eylemden dolayı ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, mağdureye cinsel istismarda bulunan suça sürüklenen çoçuklar ... ve ...'ın, bu eylemlerinden dolayı kastetiklerinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, TCK'nın 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda mağdure ile suça sürüklenen çocukların dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri nazara alındığında ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuklar tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı bu durumun ancak aynı Kanunun 61 maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden haklarında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanması, Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 103/2, 103/6, maddeleri gereğince belirlenen cezada aynı Kanunun 31/2. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapıldığında bulunan 7 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesinden sonra takdiri indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/81 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunu, bu nedenle suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurenin ... 2. Toki İlköğretim Okulu 5.sınıf öğrencisi olduğu, taşımalı eğitim ile köyünden okula gelip gittiği, olay günü okulda sınıfının beden eğitim dersinde bulunduğu sırada kendisi koridorda iken suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'ün mağdureyi okulun bodrumunda bulunan yemekhane kısmına indirdikleri, burada mağdureyi ıssız bir odaya soktukları, mağdurenin pantolonunu indirdikleri, kendi pantolonlarını da indirip anüsünden livata yolu ile ilişkiye girdikleri, mağdurenin her üçünün de bu şekilde kendisi ile ilişkiye girdiğini, ayrıca önünden de cinsel organlarını soktuklarını beyan ettiği, fakat mağdurenin doktor raporunda halen bakire olduğunun belirtildiği fakat hymen alt dış yüzeyde kızarıklığın bulunduğu, suça sürüklenen çocukların genital bölgeden de zorladıklarının anlaşıldığı, bir süre sonra mağdureyi tekrar yukarı çıkardıklarından bahisle suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davası açılmış ise de; mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığı bozulduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ise de, suça sürüklenen çocukların yaşı ve sosyal ekonomik durumları gözetildiğinde, mağdureye cinsel istismarda bulunan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın, bu eylemlerinden dolayı kastettiklerinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, 5237 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda mağdure ile suça sürüklenen çocukların dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri nazara alındığında ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuklar tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmelerinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla, eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, suç tarihi itibarı ile söz konusu maddenin alt ve üst sınırları gözetildiğinde 6545 sayılı Kanun sonrası yapılan düzenlemelerin suça sürüklenen çocuklar aleyhine olduğu, suç tarihinin 24.05.2011 olduğu, ilk hükmün 23.09.2014 tarihinde verildiği, söz konusu tarihten sonra zamanaşımı kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve duruşma tarihine kadar geçen süre gözetildiğinde 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Olay günü aynı okulda öğrenci olan suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içinde hafif derecede zeka geriliği olan mağdureyi kolundan tutmak suretiyle okulun bodrum katında bulunan bir odaya götürerek bağırmasını engellemek amacıyla ağzını kapatarak anal bölgesine cinsel organ soktukları olayda suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkrası ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları yerine zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/81 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.