Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve resen veya tahliye talebi üzerine yapılan tutukluluk incelemesinde müdafinin duruşmaya çağrılmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hukuka aykırı şekilde toplanan delillerin hatalı değerlendirilerek mahkûmiyete karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve resen veya tahliye talebi üzerine yapılan tutukluluk incelemesinde müdafinin duruşmaya çağrılmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hukuka aykırı şekilde toplanan delillerin hatalı değerlendirilerek mahkûmiyete karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga madde ile görevli) yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve Adana Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 10/5/2012 tarihli kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 30/5/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma ve yakarak mala zarar verme suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle Adana Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK mülga madde ile görevli) kamu davası açılmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/158 sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama tutuklu olarak sürdürülmüştür. Başvurucu,sorgu sırasında ve Mahkemedeki savunmasında üniversite öğrencisi olduğunu ifade etmiş; suçlamaları kabul etmemiştir. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mülga maddesiyle görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 11/3/2014 tarihli kararı ile dosya Adana Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/163) devredilmiştir. Mahkeme 1/4/2014 tarihinde tensiben yaptığı inceleme inceleme sonunda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 30/4/2014 tarihli celsede başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına, duruşmanın 10/6/2014 tarihine yapılmasına ve tutukluluk incelemesinin 28/5/2014 tarihinde resen yapılmasına karar vermiştir. Ayrıca başvurucu 27/5/2014 tarihinde tahliye talebinde bulunmuştur. Mahkeme 28/5/2014 tarihinde resen yaptığı tutukluluk incelemesinde başvurucunun tahliye talebini de değerlendirerek başvurucunun tutukluluk hâlinin devamınave tahliye talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu 29/5/2014 tarihinde bu kararaitiraz etmiş itirazı inceleyen Adana Ağır Ceza Mahkemesi 2/6/2014 tarihli kararı ileitirazı kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu anılan kararı 4/6/2014 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 5/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 3/9/2014 tarihinde yapılan duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 7/3/2017 tarihli duruşmada başvurucuyu mala zarar vermeye azmettirme suçundan üç kez 2 yıl 6 ay, terör örgütü üyesi olma suçundan ise 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Başvurucu, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 19/4/2017 tarihinde yapılan inceleme sonunda mala zarar verme suçundan verilen hüküm onanarak kesinleşmiş, terör örgütü üyesi olma suçundan verilen hüküm yönünden ise temyiz yolu açık olmak üzere istinaf talebi reddedilmiştir. UYAP üzerinden temin edilen belgelerden yapılan incelemede başvurucu hakkında terör örgütü üyesi olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Yargıtayda temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."