3. Ceza Dairesi 2024/1487 E. , 2024/7904 K. SAYISI : 2023/941 E., 2023/1445 K. SUÇ : Suçu ve suçluyu övmek HÜKÜM : Direnme TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2023/941 Esas, 2023/1445 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/14845 Esas, 2022/8949 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının…
**3. Ceza Dairesi 2024/1487 E. , 2024/7904 K.** **"İçtihat Metni"** SAYISI : 2023/941 E., 2023/1445 K. SUÇ : Suçu ve suçluyu övmek HÜKÜM : Direnme TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2023/941 Esas, 2023/1445 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/14845 Esas, 2022/8949 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2018 tarihli ve 2018/44 Esas, 2018/30 sayılı Kararı ile sanığın terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2018/1738 Esas, 2019/1402 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanığın suçu ve suçluyu övme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 215 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.12.2022 tarihli ve 2021/14845 Esas, 2022/8949 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/941 Esas, 2023/1445 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında suçu ve suçluyu övme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 215 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.01.2024 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin sanık aleyhine vermiş olduğu kararın usul yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna, dosya içerisinde yer alan Facebook paylaşımlarının şiddet çağrısı yapmadığına ve eleştiri sınırları içinde kaldığının sabit olduğuna, sanığın paylaşımlarının kamu düzeni açısından yakın ve açık bir tehlike arz etmemesi nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın sanık lehine bozulmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın paylaşımlarının kamu düzeni açısından yakın ve açık bir tehlike arz etmediğinin anlaşılması karşısında unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik Yargıtay bozma ilamına uyularak bozma kararı doğrultusunda sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine, bölge asliye mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğundan bahisle kararın sanık lehine bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanlığının 06.12.2022 tarihli ve 2021/14845 Esas, 2022/8949 sayılı ilamı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince verilen 17.07.2019 tarihli ve 2018/1738 Esas, 2019/1402 sayılı Kararın bozulmasına karar verilmiş ise de; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince yapılan değerlendirmede sanığın paylaşımlarının yakın ve açık bir tehlike arz ettiğinden bahisle atılı suçun unsurlarının oluşacağı dikkate alınarak Yüksek Yargıtay bozma ilamının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla CMK'nın 307/4 üncü maddesi uyarınca bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına ve belirtilen karara karşı direnilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE "...Sanığın dosya içerisinde yer alan Facebook paylaşımlarının incelenmesi neticesinde; yapmış olduğu paylaşımların, muhatap kitle üzerindeki etkisi ve norm ile korunan değerler üzerinde yakın ve açık bir tehlike riski nazara alındığında, terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden bir muhteva içermediği gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 sayılı kararlarında da işaret olunduğu üzere TCK'nın 215 inci maddesinde düzenlenen, "kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde suçu ve suçluyu övme" suçunu oluşturacağı gözetildiğinde sanığın paylaşımlarının kamu düzeni açısından yakın ve açık bir tehlike arz etmediğinin anlaşılması karşısında; unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,..." şeklindeki Dairenin 06.12.2022 tarihli ve 2021/14845 Esas, 2022/8949 sayılı bozma Kararında da açıklandığı üzere; sanığın Facebook paylaşımlarının kamu düzeni açısından yakın ve açık bir tehlike arz etmediği anlaşıldığından mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden, hukuka uygun Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/14845 Esas, 2022/8949 sayılı bozma Kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.