Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2573 E. , 2024/2142 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2573 Karar No : 2024/2142 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: …
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2573 E. , 2024/2142 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2573 Karar No : 2024/2142 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2021 yılında 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle yapılan değişiklikten önce tescilli muhtelif tarih ve sayılı 30 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin, gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenecek tutarın tasarrufundan yoksun kalınan süre için hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin ... tarih ve ..., .., ..., ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan kısmının incelenmesinden, .... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, anılan beyannamelere ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen vergilerin iadesine karar verildiği ve dosyanın halen istinaf aşamasında olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu beyannamelere isabet eden kısmının derdestlik nedeniyle incelenme olanağının bulunmadığı, dava konusu işlemin anılan dört beyanname dışında kalan beyannamelere isabet eden kısmına gelince; uyuşmazlık konusu beyannameler muhteviyatı eşya için kayıt belgesi alınırken beyan edilen kıymetin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı, fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir tespitin yapılmadığı, dolayısıyla, beyan ile fatura kıymeti arasındaki farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulünün hayatın olağan akışı ve gerçekleriyle bağdaşmayacağı, ödenen vergilerin iadesi isteminin reddine ilişkin karara vaki itirazın reddinde hukuki isabet görülmediği, fazladan ödenen tutarın, 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle davaya konu işlemin kısmen iptaline ve bu kısma ilişkin fazladan ödenen vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine, davanın kısmen de incelenmeksizin reddine karar verilmiş; davaların birleştirilmesi nedeniyle davacı vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, birleşen her bir dosya için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi ve fazladan ödenen tutarın tasarrufundan yoksun kalınan süre için hesaplanacak faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi gerektiği, davalı idarece ise, eşyanın kayıt belgesinde yer alan kıymetinin davacı tarafından herhangi bir zorlama olmaksızın kendi özgür iradesi ile yurt dışı gider olarak beyan edildiği, beyanın bağlayıcılığı ilkesi gereği davanın reddedilmesinin icap ettiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Mahkemece, faizin tahsil tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğinden ve bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın, fazladan ödenen tutarın idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının "tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararının, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrası ile dava konusu işlemin kısmen iptaline ve iptal edilen kısma ilişkin fazladan ödenen vergilerin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ve davacı vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Temyize konu kararın faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, Mahkemece, iadesine hükmedilen tutar için idareye başvuru tarihinden itibaren faiz hesaplanmasına karar verilmiş ise de, davacının fazladan ödenen tutar için "tasarrufundan yoksun kalınan süre için" diğer bir anlatımla tahsil tarihinden itibaren faiz hesaplanması yönündeki istemi göz önünde bulundurularak, faizin tahsil tarihinden itibaren hesaplanmasına hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafından idareye yapılan başvuru tarihinin esas alınması hukuka uygun düşmemekle birlikte, bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın faizin başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:... sayılı kararının fazladan ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrasındaki " idareye başvuru" ibaresinin çıkarılarak yerine "tahsil" ibaresinin eklenmesi suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Davacının vekalet ücretine ilişkin istemi reddedildiğinden, ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin tecil faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüş, ancak, faiz talebinin başlangıcına ilişkin bir belirleme yapılmamıştır. Bu durumda, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına bu yönden katılmıyorum.