T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/15 - Karar No:2025/863 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/15 KARAR NO : 2025/863 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2021/781 E-2023/1168 K DAVANIN KONUS…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/15 - Karar No:2025/863 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/15 KARAR NO : 2025/863 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2021/781 E-2023/1168 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :09/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında çeşitli tarihlerde müvekkiline ait kooperatif inşaatı alanındaki imalatların tamamlanması amacı ile götürü bedel üzerinden imalat sözleşmeleri ve protokolleri imzalandığını, ilerleyen zaman dilimi içinde davalı şirket tarafından yapılan bir takım imalatların bedellerinin hak edişlerle ödendiğini, ancak, yapılan incelemeler sonrasında sözleşme konusu işlerin tam ve uygun yapılmadığının tespiti üzerine karşı tarafa keşide edilen ihtarnameler ve yazışmalar sonrası davalı şirketin sözleşme konusu ifayı tamamlamaktan el çektiğini, bunun üzerine sözleşmeye konu olan işlerin dava dışı başka bir yüklenici tarafından tamamlandığını, sözleşme konusu işlerin ikmali-yapımı esnasında davalı yana imalat öncesi peşin avans ödemeleri yapıldığını, gelinen noktada karşı tarafın müvekkili kooperatiften 1.051.000,00TL alacaklı olduğunu ileri sürmesi sonrası yaptıkları hesaplama sonrasında davalı şirketin kendilerine davalı şirket adına yapılacak SGK ve diğer ödemeler hariç 3.046.372,09TL borçlu olduğunu hesapladıklarını beyan ederek, müvekkili cari kayıtlarında davalı şirketin borçlu olması nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000,00TL tutarındaki fazla ödeme cari alacaklarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19/10/2023 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve talebini 632.938,55TL'ye artırmıştır. Davalı vekili; talep edilen 500.000,00TL tutarındaki alacak ve 3.046.372,09TL tutarındaki avansın izahının yapılmadığını, 2020 yılında davacı kooperatif yönetiminde değişiklik olduğunu, yeni yönetimin müvekkili şirketi devamlı oyaladığını, müvekkili şirketin borçlu görünmesinin sebebinin mutabakat sağlanmamasından kaynaklı olduğunu, davacı yana borçlarının bulunmadığını, davacı tarafından kendilerine elden tebliğ edilen 13.11.2020 tarihli ihtarnameye göre 3.021.359,61 TL hak ediş faturası kesilmesinin talep edildiğini, söz konusu faturanın istenildiği şekilde kendilerince kesilmediğini, müvekkili şirketin zeyilnameler hariç alacağına göre fatura düzenlediği için taraflar arasında sorun yaşandığını, tararlar arasında 21.11.2020 tarihinde yapılan toplantı sonrasında kesin hesap ikinci aşamada yapılmak kaydı ile taraflarınca 28.12.2020 tarihinde 3.664.880,37TL tutarında fatura düzenlenerek avansın kapatıldığını, ancak karşı tarafın bu faturaya itiraz ettiğini, müvekkili şirketin yıllardır emeğinin gasp edeildiğini vurgulayarak 2018 tarihli sözleşmeye göre inşaat hesabının; sözleşme bedeli 4.160.000,00TL +KDV+zeyilname bedelleri KDV 748.800,00TL, 3 nolu zeyilname 648.000,00TL, 4 nolu zeyilname 691.680,00TL olmak üzere = 6.284.480,00TL, 2019 yılında kooperatife devredilen işler 420.000,00TL %15 fiyat aşımı 154.748,00TL, 47009 parsel A blok iş bedeli 700.000,00TL banka kayıtlarındaki avanslar 3.180,740,00TL olmak üzere = 4.455.488,00TL Kalan borcun = 6.284.480,00TL – 4.455.488,00TL = 1.828.992,00TL şeklinde olduğunu, kalan borçlarına ilaveten 01.10.2018 tarihli sözleşme gereği cezai şart bedeli olan 500.000,00TL'nin eklenmesi ile karşı taraftan 2.328.992,00TL tutarında alacaklı olduklarını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;"Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında avans olarak peşin verilen sözleşme bedelinden fazla olan ödemenin tahsili istemine ilişkindir. Davacı yan; taraflar arasında akdedilen farklı tarihlerdeki götürü bedel imalat sözleşmeleri ve protokoller uyarınca davacı kooperatife ait inşaat alanındaki imalatların davalı tarafça tamamlanması konusunda anlaşma yapıldığını, iş bedelinin imalat öncesi avans olarak davalıya peşin verildiğini, devam eden süreçte davalı şirketin davacı tarafça ifayı tamamlamaktan el çektirildiğini, eksik kalan imalatların davacı tarafça dava dışı 3. Kişiye yaptırıldığını, yapılan işe göre davacının ödemesinin fazla olduğunu iddia ederek fazla yapılan ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı yan ise yapılan ödemelerin imalata göre eksik olduğu, davalının borçlu olmadığı gibi alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davalı tarafça yapılan işe göre davacının fazla ödeme yapıp yapmadığı ve davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususundadır. Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyetinin öncelikle ön rapor sunduğu ve heyete hesap uzmanı dahil edilmesini istediği, heyet içerisinde hesap uzmanı ve mali müşavirin bulunduğu görülmekle dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve rapor tanziminin istenildiği, bilirkişi heyetince 22/02/2022 tanzim tarihli raporun düzenlendiği, dosya kapsamında BA/BS formlarının eksik olduğu anlaşılmakla faturaların vergi dairesine bildirilip bildirilmediğinin tespiti için ilgili vergi dairesinden formlar dosyaya kazandırılarak taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 17/07/2023 tanzim tarihli ek raporunu düzenleyerek dosyaya sunmuştur. Ek rapora karşı davalı vekilince yapılan itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmekle, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. İddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ilk olarak 06/08/2014 tarihli anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalandığı, sözleşmeye göre götürü bedel tutarının 12.376,237TL + %1 KDV olarak belirlendiği, sözleşmeye göre davalı yüklenicinin ... parsel ve S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine ait 47015 Ada 1 parsel üzerinde iş bu sözleşme hükümlerine ve projesine uygun olarak ve arsa sahibi S.S. ... Konut Yapı kooperatifi ile akdedilen sözleşme esas ve şartları dahilinde konut yapım ve inşaat tamamlama işini üstlendiği, daha sonra taraflar arasında ek protokollerin düzenlendiği, bu ek protokollerle yapılacak işlerin yeniden belirlendiği, iş bedelinin ve süresinin yeniden düzenlendiği, bilirkişi heyetince yerinde yapılan incelemede davalı firma tarafından eksik ve hatalı yapılan imalatların bitirilmiş olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre davalının yapmış olduğu imalatların bedelinin 01/10/2018 tarihli sözleşmenin 6-1 maddesi uyarınca KDV dahil 4.909.805,54TL olduğu, davacı tarafça yapılan ödemeler toplamının ise 5.542.744,09TL olduğu, bu itibarla davacı yanın 632.938,55TL fazla ödeme yapmış olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce de yapılacak işin bedeli yönünden 01/10/2018 tarihli sözleşmenin 6-1 maddesi hükme esas alınmış, 30/11/2018 tarihli hesap mutabakat protokolünde iş bedelinin değiştirildiği ya da 01/10/2018 tarihli sözleşmenin 6-1 maddesinin ortadan kaldırıldığına dair bir beyanın bulunmadığı tespit edildiğinden davacı yanın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde, davacı defterlerinde dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.747.735,78TL alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 3.536.015,42TL alacaklı bulunduğunun kayıtlı olduğu, defterler arasındaki farklılığın davalı tarafça davacı adına tanzim edilen 28/12/2020 tarihli 3.664.880,37TL bedelli faturadan kaynaklandığı, zira davalı tarafça tanzim edilen toplam 15.734.765,77TL tutarındaki faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, KDV dahil 3.664.880,37TL bedelli faturanın ise yalnızca davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın dikkate alınması halinde davacının 923.994,59TL davalıya borçlu olacağı, dikkate alınmaması halinde davacının 2.740.885,78TL alacaklı olacağı belirtilmiştir. Dosya arasına alınan BA/BS formları incelendiğinde tarafların bildirimlerinin 8 adet KDV hariç 14.862.341,00TL tutarındaki bildirimler yönünden örtüştüğü, yalnızca KDV hariç 3.186.852,00TL(KDV dahil 3.664.880,37TL) bildirim yönünden farklılık bulunduğu, davalının bu faturayı BS formu ile vergi dairesine bildirdiği, ancak davacı tarafça bu faturaya ilişkin BA formunda bildirimin bulunmadığı, bu faturanın davacı tarafça kabul edilmediği ve iade edildiği tespit edilmiştir. Düzenlenen faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmaması ve vergi dairesine bildirilmemesi sebebiyle faturanın hesaplamada dikkate alınamayacağı, ispata muhtaç olduğu, sunulan delillerin ispat için yeterli olmadığı, davalı yanın cevap dilekçesinde açıkça yemine dayanmadığından yemin delilinin hatırlatılmadığı, bu itibarla faturanın dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir. Davacının iddiası yapılan imalata göre fazla ödeme yapılmış olmasıdır. Bu sebeple mali yönden yapılan hesaplamaların değil yapılan imalata göre fazla yapılmış ödemenin tespitine ilişkin teknik yönden yapılan hesaplamaların dikkate alınması gerektiği kanaatiyle davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davacının davasının kabulüne, 632.938,55TL'nin davalı yanın temerrüte düşürülmemesi sebebiyle dava tarihi olan 01/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline 2019 yılından itibaren borcu olduğunu, müvekkilini sürekli oyaladığını, dava dilekçesinde dava konusu edilen 500.000,00 TL alacak 3.046.372,01 TL avansın izahının yapılamadığını, davacının halen cezai şart miktarı eklendiğinden 2.328.992,00 TL alacaklı olduğunu, 05/08/2019 tarihli protokolün müvekkilin 2019 yılında da çalıştığını gösterdiğini, tek taraflı olarak yapılan ve müvekkilinin katılmadığı tespit komisyonu tutanağının bilirkişilerce raporlarına aynen aldıklarını ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığını, davacının davasının kanıtlayamadığını, sundukları somut delillere rağmen davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 43.236,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 10.809,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.427,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır