20. Hukuk Dairesi 2012/14590 E. , 2013/4915 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi çekişmeli 164 parsel sayılı taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden old…
**20. Hukuk Dairesi 2012/14590 E. , 2013/4915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi çekişmeli 164 parsel sayılı taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Çekişmeli ... Köyü 164 parsel sayılı 6187 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapuda ... adına kayıtlıdır. Mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi üzerine; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.12.2009 gün ve 2009/16341-18886 sayılı kararıyla [Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmamış, eski ve yeni hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamıştır. Ayrıca, bozma öncesi orman bilirkişi ve kadastro teknisyeni tarafından sunulan 27.09.2004 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın üzerinde sık kapalılıkta 40-50 yaşlarında kızılçam ağaçları bulunduğu belirtildiği halde, bozma sonrası orman bilirkişi kurulu ve harita mühendisi tarafından düzenlenen 25.12.2008 tarihli ek raporda ise, taşınmazın bulunduğu köyün 15-20 yıl önce terk edildiği, bu nedenle 10-20 yaşlarında doğal kızılçam fidanları ile kaplandığı açıklanmış, mahkemece bu çelişki de giderilmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye, çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.