10. Hukuk Dairesi 2023/10156 E. , 2024/5583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/270 E., 2022/360 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 56. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2021/104 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adli
**10. Hukuk Dairesi 2023/10156 E. , 2024/5583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/270 E., 2022/360 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 56. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2021/104 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde çalıştığı sırada meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davalı şirketin iş güvenliğine yönelik tüm tedbirleri aldığını, bu sebeple iş kazasında herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ülker Bisküvi San. A.Ş. unvanlı işyerinde kaza tarihi itibarı ile teknik eleman olarak çalışan ...'nin gece vardiyasında görevli olduğu 01.07.2015 tarihinde 23.30 sularında 2. tesis fırın çıkışı baskı silindirlerinde meydana gelen arızayı düzeltmek maksadı ile çalıştığı sırada bir eliyle silindiri döndürdüğü esnada makinenin bir anda çalışması sonucu elini ve kolunu silindir ile bant arasına sıkıştırması ile kazanın meydana geldiği, ilgili mevzuat hükümleri gereğince bakım işlerinin iş ekipmanı kapalı iken yapılması gerekmekte olup bu hususun mümkün olmaması durumunda bakım işleri esnasında çalışanların zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alınması ve çalışanların bakım yapacakları alanlara güvenli bir şekilde ulaşabilmesi ve çalışabilmesi için uygun şartların sağlanması gerektiği, kaza anında bu tip bir koruyucu sistemin makinede bulunmadığı/aktif olmadığının anlaşıldığı, bu tür işlerde görevlendirilecek kişinin kullanılan iş ekipmanının tehlikeleri ile ilgili kapsamlı bir eğitimden geçirerek, olası arızalarda makinenin tamamıyla durdurulması sağlanmadan çalışma yapılmasına engel olmayan, bandın devreye girmesi halinde sistemi durdurabilecek evsafta; çalışma mahallinin bulunduğu bölgeye acil durdurma tertibatını konumlandırmayan, farkındalığın temin edilmesi maksadıyla tehlike bölgesine gerekli ikaz ve uyarı levhalarının konulmasını sağlayarak kişinin kendi inisiyatifi ile dahi olsa bu tür tehlikeli müdahalelerde bulunulmasını önleyemeyen, açıkta dönen ve kişinin elini, kolunu kaptırmasına neden olabilecek bu tür tertibatlarının üzerinin koruyucu kapaklarla örtülmesini temin etmeyen, çalışanın güvenliğini kendi inisiyatifine bırakılmasını önlemeye dönük, devamlı surette yürütülen çalışmaları oluşturacağı denetim mekanizmasıyla kontrol ettirerek çalışanının işyerinde karşılaşılması muhtemel tehlikeli durumlarda sergilenmesi gerekli en uygun davranış biçimini benimsetecek nitelik ve yeterlilikte iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verdirmeyen ve iş ekipmanında yeterli güvenlik önlemlerini tesis etmeyen Ülker Bisküvi San. A.Ş. kazanın meydana gelmesinde % 70 oranında kusurlu bulunduğu; yaşı ve mesleki deneyimi dikkate alındığında; şahsi güvenliğini sağlama yeterli özeni göstermeyip, makinenin durdurulmasını sağlamaksızın, elini tehlike bölgesine uzatmak suretiyle kaza geçirip yaralandığı anlaşılan kazazedenin aldığı eğitim ve kendisine verilen talimatlara aykırı biçimde şahsi güvenliğini sağlanma azami dikkat ve hassasiyeti göstermeyerek tedbirsiz ve dikkatsiz davranış sergilemiş olması gerekçeleriyle kazanın meydana gelmesinde % 30 oranında kusurlu bulunduğuna dair heyet bilirkşi kusur raporlarında itibar edildiği ; 05.03.2021 tarihli hesap bilirkişi raporuna göre maddi zararın hükme bağlandığı ,davacının %14,10’luk maluliyet oranı, paranın alım gücü, davacının genç yaşı , ekonomik gücü dikkte alınarak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesi ile , maddi tazminat talebinin kabulü ile, 179.199,55 TL maddi tazminatın 02.07.2015 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 100.000,00.TL manevi tazminatın 02.07.2015 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davalı işverenin gerekli iş güvenliği eğitimlerini verdiğini, önlemlerini aldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, kusurlu hareketin davalının eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, davalı tanığının da bunu ifade ettiğini, davalıya % 70 kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait işyerinde makina bakım teknik elemanı olarak çalışmaktayken 01.07.2015 tarihinde üretim bandında meydana gelen arızaya elle müdahale ettiği sırada sağ elinin makinenin çalışması ile sıkıştığı ve yaralandığı, olayın iş kazası olduğunun SGK tarafından belirlendiği, SGK tarafından davacının % 14,1 oranında sürekli işgöremezliğe uğradığının belirlendiği, tarafların sürekli işgöremezlik oranına itirazda bulunmadığı, SGK tarafından yaptırılan teftiş sonucu müfettiş tarafından düzenlenen 12.12.2017 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde % 80 işveren, % 20 işçi kusuru bulunduğunun kabul edildiği, Mahkemece aldırılan 31.08.2018 ve itiraz üzerine aynı heyetten aldırılan 18.12.2018 tarihli ek rapor ve yine itiraz üzerine başka bir heyetten aldırılan 10.07.2019 tarihli kusur raporlarında kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin % 70 oranında, davacı işçinin % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı işverenin davacıya yeterli işgüvenliği eğitimi vermediği, makinanın çalışmasında koruyucu aparatlarının takılı olmadığı, makinanın yakınında acil durdurma tertibatının bulundurulmadığı, gerekli denetim mekanizması oluşturulmadığından % 70 oranında, davacı işçinin işgüvenliği tedbirlerine uymada gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, mesleki deneyimi dikkate alındığında tedbirsiz ve dikkatsizliği nedeniyle kazanın meydana gelmesinde % 30 oranında kusurunun bulunduğu tespitinin dosya kapsamındaki delillere uygun düştüğü gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacıya iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, davalıya % 70 kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 nci, 74 ncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.