Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4540 E. , 2024/1819 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4540 Karar No : 2024/1819 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten; çocukları ..., ..., ... ve ...'a velayeten ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGI…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4540 E. , 2024/1819 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4540 Karar No : 2024/1819 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten; çocukları ..., ..., ... ve ...'a velayeten ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 29/08/2016 tarihinde bir grubun kavga olayına müdahale ettiği sırada yaralanması sonucu 05/09/2016 tarihinde vefat ettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 125.000,00 TL (miktar artırımı ile 163.026,48 TL), çocuğu ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 57.233,28 TL), çocuğu ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 37.761,55 TL), çocuğu ... için 15.000,00 TL (miktar artırımı ile 79.772,13 TL), çocuğu ... için 15.000,00 TL (miktar artırımı ile 137.007,47 TL) maddi, davacıların her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların zararının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanması gerektiği, davacıların murisine adi malûllük aylığı bağlanabilecek durumda olduğundan vazife malûllüğü aylığı peşin sermaye değeri ile adi malûllük aylığı peşin sermaye değeri arasındaki farkın, olay nedeniyle sağlanan yarar olarak kabul edilmesi ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesince davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sorumluluğunun bulunmadığı, üçüncü şahsın kusurunun da dikkate alınması gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından; yakınları polis memuru ...’ın, Manisa ili, Alaşehir ilçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken 29/08/2016 tarihinde bir grubun taşlı sopalı kavga olayına müdahale sırasında ağır şekilde yaralanarak 05/09/2016 tarihinde vefat ettiğinden bahisle, zararlarının karşılanması istemiyle davalı idareye 31/10/2016 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 125.000,00 TL (miktar artırımı ile 163.026,48 TL), çocuğu ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 57.233,28 TL), çocuğu ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 37.761,55 TL), çocuğu ... için 15.000,00 TL (miktar artırımı ile 79.772,13 TL), çocuğu ... için 15.000,00 TL (miktar artırımı ile 137.007,47 TL) maddi, her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga 53. maddesinde, en az 10 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış iştirakçilere "adi malullük aylığı"; 55. maddesinde, görevin neden ve etkisiyle yaralanan iştirakçilere 53. maddeye göre hesaplanacak adi malüllük aylıklarına, malullük derecelerine göre %15 ila %60 oranında zam yapılmak suretiyle "vazife malullüğü aylığı" bağlanacağı kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısımına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Olarak Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: İdare Mahkemesi kararına esas alınan 08/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; vazife malullüğü aylığının 5510 sayılı Kanun kapsamında rücu edilebilecek peşin sermaye değeri ile adi malullük aylığının 5510 sayılı Kanun kapsamında rücu edilebilecek peşin sermaye değeri arasındaki farkın yarar olarak kabul edilerek hesaplanan tazminattan düşüldüğü anlaşılmakta olup vazife malullüğü ile adi malullük arasındaki farkın değil emsali görev aylığı ile vazife mallulüğü aylığı arasındaki farkın dikkate alınması ve pasif dönemde, peşin sermaye değerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında rücu edilebilecek kısmı değil peşin sermaye değerinin tamamının tazminattan indirilmesi gerektiğinden söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınacak mahiyette olmadığı görülmektedir. Buna göre, davacıların uğradığını iddia ettiği maddi zararı aşağıda belirtilen şekilde bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır. Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali polis memurunun aylar itibarıyla aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır. Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali polis memurunun aylar itibarıyla alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Diğer taraftan, yapılacak hesaplamada, davalı idarece ödenen nakdi tazminat ile tütün ikramiyesi tutarlarının yarar olarak kabul edilip, yeniden düzenlenecek rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin de hesaplanan maddi tazminat tutarından indirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, işbu bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmesi durumunda, davacıların istinaf ve temyiz isteminde bulunmadığı gözetilerek aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi uyarınca verilecek yeni kararda davalı idare aleyhine hükmedilecek maddi tazminat tutarının İdare Mahkemesince hükmedilen tazminat tutarını geçemeyeceğinde duraksama bulunmamaktadır. Bu itibarla; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemleri hakkında karar verilmesi gerektiğinden maddi tazminat istemlerinin kabulüne yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.