1. Hukuk Dairesi 2022/6366 E. , 2023/7288 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/572 E., 2022/660 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/410 E., 2022/60 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı DSİ vekili tarafın…
**1. Hukuk Dairesi 2022/6366 E. , 2023/7288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/572 E., 2022/660 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/410 E., 2022/60 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı DSİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar Hazine ve DSİ vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Amasya ili, Göynücek ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 103 Ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 33.600,00 m² yüz ölçümü ile davacı adına tespit edildiğini, yenileme çalışmaları sırasında taşınmazın yüz ölçümünün 33.380,87 m² olduğu tespit edilerek bir kısmının dere yatağı olarak tescil harici bırakıldığını, ancak davalı DSİ Genel Müdürlüğünün ıslah çalışması yapması sonrasında dava konusu alanın dere yatağı vasfının ortadan kalktığını, bu alan üzerinde davacı ... babasının 40 yılı aşkın süredir zilyetliği bulunup babasının ölümünden sonra taşınmazın davacıya kaldığını ileri sürerek davacı tarafından kullanılan tüm alanın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın tescil harici alanda bulunması nedeniyle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davaya konu alanda tarım yapılmasının mümkün olmadığını ve dere yataklarının zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılmadığını, dere yatağının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, davacı lehine iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2021 tarih ve 2019/20 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın dere yatağı olduğu ve ekilip biçilmediği, 15-20 yıl önce yapılan servis yolunun dere yatağı olduğu, davacının taşınmazı yakın zamanda kullanmaya başladığı ve kullanmadan önce taşıma yoluyla toprak getirttiği, zilyetliğin kesintiye uğradığı ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davalılar Hazine ve DSİ lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı DSİ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların tanık beyanıyla ispatlandığını, davaya konu taşınmazın DSİ'nin ıslah çalışması öncesinde zaman zaman taştığını, fakat bu durumun davacı ... komşularının taşınmazlarındaki tarıma engel teşkil etmediğini, bilirkişi raporunda 2005 yılında tarım yapılmadığı belirtilmiş ise de bir taşınmazı malik sıfatıyla zilyetlikte bulundurmanın sadece tarım yapmak anlamına gelmediğini, taşınmazın davacının babasından beri uhdelerinde bulunduğunu, taşınmazın dere yatağı vasfının ortadan kalktığını, mahalli bilirkişilerle davacı arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle bu beyanlardaki aleyhe hususları kabul etmediğini, dinlenen tanık beyanları ile bilirkişi raporlarının çeliştiğini, uydu görüntülerinde imar-ihya çalışmalarının yapıldığı açık olmasına rağmen ziraat raporunda imar-ihya edilmediğine dair tespitin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı DSİ vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın 2005 tarihli hava fotoğraflarında dere yatağı kapsamında bulunduğu ve bu tarihlerde taşınmazın kullanılmadığının belirlendiği, bu tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık sürenin geçmediği, davacının taşınmazı kullanmadan önce toprak taşıma yoluyla imar ve ihya ettiği ve bu haliyle davacı açısından edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Mahkemece dava değerinin 120.725,78 TL olarak belirlendiği ve davacı tarafça bu değer üzerinden harcın tamamlandığı, bu nedenle davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar Hazine ve DSİ vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, davalılar Hazine ve DSİ lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713üncü maddesinin 1 inci fıkrası ve 6 ncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddesi . 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyanın incelenmesinden, davaya konu taşınmaz bölümünün 1977 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında ırmak yatağı olarak tespit harici bırakıldığı, davanın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandırıldığı anlaşılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.