Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu ... İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine (GKS) istinaden şirkete kredi kullandırıldığı, diğer borçlular Halit Başçı'nın ve Mehmet Barulay'ın ise söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredinin geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu -müteselsil kefillere Üsküdar ...Noterliği'nin hesap özetini de gösterir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnameler keşide edildiği ve borçluların sözleşmede beyan etmiş oldukları adreslerine gönderildiği, ihtarnameye rağmen kredinin ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiği, borçluların takibe, asıl alacağa, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek olan faizleri ve ferileri ile birlikte tüm borca itiraz etmesi sonucu icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, borçlu tarafın Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki itirazının iptali ve takibin devamı için itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi gereğince yasal olarak taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğu ancak görüşmenin olumsuz neticelendiği, beyanları ile; davalının Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, 139.691,17 TL alacak üzerinden takibin devamını, davalı-borçlular aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukukî sonuçlarıyla sınırlı olduğunu, kefillerin gayri nakdi risklerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede buna dair açık hüküm olması gerektiğini, (Yargıtay ...Hukuk Dairesi, 2016/11287 E.,2017/6087 K., Yargıtay ...Hukuk Dairesi, 2016/11520 E.,2017/11520 K.) ilgili sözleşmede kefilin gayri nakdi bedel yönünden kefillerden depo talebinde bulunabileceğine dair açık bir hükmün mevcut olmadığını, bu nedenle davalı kefillerden gayri nakdi riskin deposunun talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı banka kayıtları incelendiğinde davalıların icra dosyasına konu edilen alacak miktarı kadar davacı bankaya borçları bulunmadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak belirlenmiş işlenmiş faiz ve BSMV miktarını kabul etmelerinin mümkün olmadığı, davalıların bankaya verdikleri kefalet beyanlarının Borçlar Yasası amir hükümlerine aykırı olup, yok hükmünde olduğunu, ortada geçerli bir kefalet ilişkisi bulunmadığından, doğmuş, icra yoluyla istenebilir bir alacak da mevcut olmadığını, ... açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olmadığına göre müvekkil davalılar bakımından işletilebilecek şart diğer şart olup, bu durumda da borçlunun ifada gecikmesinin yanında yapılan ihtarın da sonuçsuz kalması gerektiği beyanları ile; haksız ve yersiz açılan davanın reddini, davacının takibi açıkça kastî ve kötüniyetli olduğundan takip konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.