2. Ceza Dairesi 2024/11006 E. , 2024/17582 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/6162 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının …
**2. Ceza Dairesi 2024/11006 E. , 2024/17582 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/6162 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66026 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüpheli Yalçın'ın Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 03/11/2023 tarihli ifadesinde müştekiye ait olan Samsung J5 marka telefonu kullanmak amacıyla ve müştekinin rızası dahilinde aldığını belirttiği, müştekinin ise bahse konu telefonun ve pantolon cebindeki 130,00 Türk lirası parasının şüpheli tarafından kendisinin uyuduğu sırada çalındığının ifade edilmiş olması, yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada da şüpheli hakkında benzer mahiyette suçtan dolayı yargılama yapılarak mahkumiyet kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla; mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelemeye konu olayda, şikâyetçinin müracaatında, olay tarihinde arkadaşı olan şüpheli ...'nın bayramlaşma maksadıyla ikametine geldiğini, uyuduğu sırada Samsung J5 marka cep telefonunu ve pantolonundaki 130,00 TL'yi alarak evinden kaçtığını beyan ettiği olayda, şikâyetçinin dilekçesinde kullandığı telefona ait numaranın *********** olarak belirttiği, ancak Cumhuriyet savcılığınca BTK'ye yazı yazılması sonrası, şikâyetçinin adına kayıtlı hattan (***********) hareketle yapılan tespit sonrası, IMEI numarası üzerinden bir tespit yapılıp şikâyetçiden başka bir kullanımın olmadığının belirtildiği, şikâyetçinin dilekçesinde belirtmiş olduğu hat üzerinden telefonun IMEI bilgileri tespit edilerek ve kullanım bilgileri araştırılarak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Balıkesir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 12.12.2023 tarihli ve 2023/6162 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.