1. Hukuk Dairesi 2012/675 E. , 2012/3417 K. "" MAHKEMESİ : SAKARYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak mirasbırakanları S.A..’ın mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak .. ada, ..parsel sayılı taşınmazını, kızı olan davalıya tapuda satış gibi göstermek suretiyle temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline, olmadığı taktirde bedelin tazminine…
**1. Hukuk Dairesi 2012/675 E. , 2012/3417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAKARYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak mirasbırakanları S.A..’ın mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak .. ada, ..parsel sayılı taşınmazını, kızı olan davalıya tapuda satış gibi göstermek suretiyle temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline, olmadığı taktirde bedelin tazminine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, alım gücü olduğunu, taşınmazı bedeli karşılığında iktisap ettiğini, murisin diğer çocuklarına da maddi yardımlarda bulunduğunu, gerek babasının gerekse annesinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşıladığını, minnet duygusu ile temlik yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde bedelin tazmini isteğine ilişkindir. Mahkemece, iptal-tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakanın 17/10/2008 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak eşi ve üç kız, 2 erkek çocuğunu bıraktığı, kayden maliki olduğu .. ada, ..parsel sayılı taşınmazını en küçük çocuğu olan davalı N..'e tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiği, murisin başka taşınmazının olmadığı anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakan tarafından yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlar, davalı iddiaya karşı murisin sağlığında tüm mirasçılarına bir takım mallar verdiğini, amacının mirasçılardan mal kaçırma olmayıp sağlığında tüm mirasçılar arasında mal varlığını paylaştırmak olduğunu savunmuştur. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.