3. Hukuk Dairesi 2024/2536 E. , 2025/3347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1098 E., 2024/191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/987 E., 2021/640 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan
**3. Hukuk Dairesi 2024/2536 E. , 2025/3347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1098 E., 2024/191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/987 E., 2021/640 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili hastane ile davalı Kurum arasında Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun hazırladığı rapor doğrultusunda bazı hastaların ikinci basamak yoğun bakım hastası olarak faturalandırılması gerekirken üçüncü basamak, bazı hastaların da birinci basamak yoğun bakım hastası olarak fatura edilmesi gerekirken ikinci basamak yoğun bakım hastası olarak fatura edildiği gerekçesiyle, toplam 103 hasta hakkında 1.694.302,45 TL cezai işlem tahsis edildiğini, davalı tarafından yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği'ne (SUT) uygun şekilde faturalandırma işlemi yaptığını, davalı Kurum müfettişi tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda uygulanan cezai işlemin kabul edilemez olduğunu ileri sürerek, hukuka aykırı olarak uygulanan 20.11.2019 tarihli ve 10448831-679-E.18031773 sayılı cezai işlem kararının iptali ile müvekkili hastanenin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; yapılan kesintilerin taraflar arasındaki sözleşme ve SUT hükümlerine uygun olduğunu, Kurum içi idari yollara başvurulmadan dava açılamayacağını, davacının kesintilere süresi içinde itiraz ettiğini ve Kurum içi idari yollara başvurduğunu ispat etmesi gerektiğini belirterek, haksız açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu edilen tıbbi uygulamalar hakkında alınan bilirkişi raporu ve ek raporun tarafların iddialarını karşıladığını, yoğun bakım ünitesinin derecelendirmesinin Sağlık Bakanlığının 03.04.2008 tarihinde yayınlanan 2008/25 sayılı Genelgesi ile hangi basamak yoğun bakım ünitelerinde, hangi hastaların tedavi göreceğinin düzenlendiği, davalı Kurum müfettişi tarafından hazırlanan raporda adı geçen ve yoğun bakımda tedavi gören 103 hastaya ait epikriz raporları, Medula ekran çıktıları ve sunulan tıbbi evraklar üzerinden her bir hastanın ayrı ayrı bilirkişi raporlarında değerlendirildiği, davacı hastanenin, yoğun bakım ünitesinde tedavisi yapılan takibe konu 103 hastanın tedavi gördüğü süreler içerisinde kliniğe uygun olarak Sağlık Bakanlığı Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde yer alan hasta kriterlerine uygun olan basamaklardan tedavi edildiğinin tespit edildiği, takibe konu 103 hastaya uygulanan tedaviler ile ilgili Kurum zararının söz konusu olmadığı, hasta ... . hakkında uygulanan tedavinin devamı sırasında gelişen kanamanın kontrol altına alınması için yoğun bakımda tedaviye devam edildiği, uzayan yoğun bakım ve tedavinin Medula sistemine kaydedildiği, takip numarası kayıtlı hastaya verilen sağlık hizmeti nedeniyle yapılan kesintinin yerinde olmadığı bu nedenlerle davacı tarafından yapılan işlemlerde mevzuata bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacı hakkında uygulanan 20.11.2019 tarihli cezai işlem kararının iptaline ve tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece görüşüne başvurulan İç Hastalıkları (yoğun bakım) Uzmanı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Acil Tıp Uzmanı bilirkişiler 21.03.2021 tarihli raporlarında "Yoğun bakım ünitesinde tedavi gören 103 hastanın tedavi gördüğü süreler içerisinde kliniğe uygun olarak Sağlık Bakanlığı Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakın Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde yer alan hasta kriterlerine uygun olan basamaklarda tedavi edildiğinden adı geçen hastalara uygulanan tedaviler ile ilgili Kurumun zarara uğramasının söz konusu olmadığını, davalı Kurum müfettişi tarafından hazırlanan raporda Göğüs Hastalıkları Uzmanı ... adına fatura edilen hastaların tedavi bedellerinin ödenmemesi gerektiği belirtilmiş ise de, davacı hastane tarafından yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığının tespit edildiğinden, davalı Kurum tarafından davacı 20.11.2019 tarihli 10448831-679-E.18031773 sayılı ve ... Sağlık Hizmetleri konulu yazısı gereğince uygulanan toplam 1.694.302,45 TL'lik ceza-i işlemin yerinde olmadığı" belirtilmiş olup, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli bulunduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; rapora itirazların değerlendirilmeyerek ek rapora dahi gönderilmeden hüküm tesis edildiğini, davacı hastanenin davaya konu işlemlerinin (bir tanesi hariç) 20.07.2011 tarihli Tebliğ hükümleri yürürlükte olduğu zaman dilime ait işlemler olması nedeniyle, değişmeden önceki bu tebliğ hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dosyaya sunulan Medula kayıtlarından görüleceği üzere davacı hastanenin 3. basmak yoğun bakım yatak tescilinin 27.01.2016 tarihinde yapılmış olup, bu tarihten önce ise sadece 2. basamak yoğun bakım yatak tescili bulunduğundan 27.01.2016 tarihinden önce 3. basamak hasta yatırılmasınını mümkün olmadığını, yatırmış olsa da 3. basamaktan fatura edilemeyeceğini, Uzm. Dr. ... .'nin davacı hastanede 13.08.2013 - 07.06.2015 tarihleri arasında çalıştığını, Haziran 2015'te davacı hastaneden ayrıldığı, ancak Uzm. Dr. ... . adına fatura edilen hastalardan ... ., ... . ve ... .'nin yatışlarının, Uzm. Dr. ... . hastaneden ayrıldıktan sonra yapıldığını, yatırılan hastaların Yoğun Bakım Genelgesindeki ikinci basamak hasta özelliklerini taşıdığını, 3. basamak hasta özelliklerini taşımadığı için ... Hastanesindeki hastaların sadece kalp masajı yapılıp yatırılan, solunum desteği verilen hastalar olduğundan 2. basamak olarak tespit edildiğini, yoğun bakımındaki hastalarda 3. basamak kriterleri olmadığını, hasta yoğun bakıma yatırıldığı için 3. üçüncü basamaktan fatura edilemeyeceğini, hastalar ... . ile ... . hakkındaki itirazların değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan cezai işlemin iptalini istemine ilişkindir. 1. Davalı Kurum Müfettişi tarafından düzenlenen dava konusu cezai işleme dayanak 18.07.2019 tarihli rapor incelendiğinde; ... Hastanesi tarafından "Üçüncü basamak yoğun bakım hastası" olarak yatarak tedavileri davalı Kuruma fatura edilen hastalardan ... .'nin 21 gün, ... .'nün 6 gün, ... 9 gün, ... 17 gün, ... .'nin 62 gün, ... .'nün 12 gün, ... .'nin 6 gün, ... 32 gün, ... .'nin 12 gün, ... .'nin 17 gün, ... 18 gün, ... .'nün 11 gün, ... 14 günlük yatışlarının "İkinci basamak yoğun bakım hastası" olarak fatura edilmesi gerektiği, ... .'nün 1 günlük yatışının "Birinci basamak yoğun bakım hastası" olarak fatura edilmesi gerekirken "İkinci basamak yoğun bakım hastası" olarak fatura edildiği, ... ., ... , ... ., ... ., ... ., ...., .... ., ... . ve ... . isimli hastaların yoğun bakım tedavilerinin Göğüs Hastalıkları Uzmanı ... . üzerinden davalı Kuruma fatura edildiği, ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... ., ... . ve ... . isimli hastaların yatak basamaklarının hatalı faturalandırıldığı, bu nedenlerle Kurum zararının ... Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketinin tahakkuk etmiş alacağından mahsup edilmesi gerektiği bilirilmiştir. Mahkemece aldırılan 20.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi gören 103 hastanın tedavi olduğu günlere ait ayrıntılı epikriz raporlarının dosyaya sunulması gerektiğini bildirir rapor sunulmuş, istenilen bilgi ve belgelerin tamamlanması üzerine yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 21.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle, yoğun bakım ünitesinde tedavisi yapılan 103 takibe konu hastaların yoğun bakımda tedavi gördüğü süreler içerisinde kliniğe uygun olarak Sağlık Bakanlığı Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakın Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde yer alan hasta kriterlerine uygun olan basamaklardan tedavi edildiği, bu nedenlerle adı geçen hastalara uygulanan tedaviler ile ilgili Kurum zararının söz konusu olmadığı, davalı Kurum tarafından hazırlanan müfettiş raporunda Göğüs Hastalıkları Uzmanı ... . adına fatura edilen hastaların tedavi bedellerinin ödenmemesi gerektiği belirtilmiş ise de, davacı tarafından yapılan işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığının tespit edildiği, tüm bu nedenlerle uygulanan toplam 1.694.302,45 TL'lik cezai işlemin yerinde olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, her ne kadar Mahkeme kararının gerekçesinde davalının itirazlarının karşılandığı belirtilmiş ise de, davalı Kurum vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar ve ek rapor talebi reddedilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Makemesince; davalı SGK vekilinin bilirkişi raporuna itirazları ile temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar dikkate alınarak, özellikle davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihteki yürürlükte olan mevzuata göre; davacı hastanenin yaptığı işlemlerin mevzuata aykırı olup olmadığı, davacı hastanenin davaya konu işlemlerinde 20.07.2011 tarihli Tebliğ hükümleri yürürlükte olduğundan, değişmeden önceki bu Tebliğ hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, davacı hastanenin 3. basmak yoğun bakım yatak tescilinin 27.01.2016 tarihinde yapıldığı, bu tarihten önce ise sadece 2. basamak yoğun bakım yatak tescili bulunduğundan 27.01.2016 tarihinden önce 3. basamak hasta yatırılıp yatırılmadığı, Uzm. Dr. ... .'nin davacı hastanede 13.08.2013 - 07.06.2015 tarihleri arasında çalıştığı, Haziran 2015'te davacı hastaneden ayrıldığı iddia edildiği, ancak Uzm. Dr. ... . adına fatura edilen hastalardan ... ., ... . ve ... .'nin yatışlarının, adı geçen doktor hastaneden ayrıldıktan sonra yapılıp yapılmadığı, hasta ... . ile ... . hakkındaki itirazlar da değerlendirilerek, taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık olacak şekilde bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.