2. Hukuk Dairesi 2022/8546 E. , 2022/10386 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde, davalı er…
**2. Hukuk Dairesi 2022/8546 E. , 2022/10386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde, davalı erkeğin davacı kadını ve müşterek çocukları evden kovması neticesinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı belirtilerek, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı kadın tarafından nafakaların ve manevi tazminatın miktarı, davalı erkek tarafından ise davanın kabulü ve ferileri yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, davacı kadının dava dilekçesinde evden kovulma vakıasına dayanmadığı, usulüne uygun bir şekilde ıslah talebinde de bulunmadığı, 15.01.2018 tarihli dilekçe ile evden kovulma vakıasını ileri sürdüğü, nafaka ve tazminat talebinde bulunduğu, 08.03.2018 tarihli duruşmada davacı kadın vekilinin manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talebini yinelediği ve ön inceleme duruşmasında hazır bulunan davalı erkeğin davacının iddiasının genişletilmesine açıkça muvafakat ettiğine ilişkin bir beyanının da olmadığı, bahsi geçen dilekçe ile ileri sürülen evden kovulma vakıasına dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve kadın yararına tedbir nafakasına, kadının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İncelemenin kapsamı” başlıklı 355 ... maddesi “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir” şeklinde düzenleme altına alınmıştır. O halde, bölge adliye mahkemesince, istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Ne var ki kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.