4. Hukuk Dairesi 2021/23721 E. , 2023/800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/705 D.İş - 2021/706 SAYISI : 2021/İHK-27621 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne SAYISI : K-2021/100202 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmes
**4. Hukuk Dairesi 2021/23721 E. , 2023/800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/705 D.İş - 2021/706 SAYISI : 2021/İHK-27621 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne SAYISI : K-2021/100202 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olduğu motosikletin 11.08.2018 tarihinde karıştığı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamakta yetersiz olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesinde dava değerini 169.608,92 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, taraf vekilleri arasında daha önce uzlaşma sağlandığından ve davacının zararı karşılandığından aynı konuda yeniden başvuru yapma imkanı bulunmadığını, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının yolcu taşımaya özgülenmemiş araçta istiap haddini aşar şekilde ve hatır tanışıklığı vesilesiyle taşındığından müterefaik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığından raporun ATK İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin avans faizinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı tarafından sunulan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun davacının muayenesi yapılarak uzman hekimlerce olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülüne göre belirlendiği, davalı tarafından ödemenin yapıldığı tarihe göre yapılan hesaplamanın davacının zararının karşılanmadığının tespit edildiği, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi gereğince davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararını talep edebileceği, araç sürücüsü ile davacının arkadaş olması ve davacının araçta herhangi bir edim talep etmeden taşınması nedeniyle belirlenen tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı" gerekçeleriyle başvurunun kısmen kabulüne, 135.687,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri 1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 87 inci maddesi gereğince hatır taşıması nedeniyle indirim imkanının sadece hatır için taşıyan işleten ve sürücü için söz konusu olabileceği, müvekkilinin motosiklette taşınması ile ilgisi bulunmayan davalı lehine hatır taşıması indirimi yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle karara itiraz etmiştir. 2. Davalı vekili itiraz dişlekçesinde; taraf vekilleri arasında daha önce uzlaşma sağlandığını ve düzenlenen belgenin Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi gereğince ilam niteliğinden olduğunu, bu nedenle davacının aynı konuda yeniden başvuru yapma imkanı bulunmadığını, müvekkiline eksik belge ile başvurulduğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğine uygun düzenlenmediğinden hüküm kurmaya elverişli olmadığını, maluliyet raporunun ATK İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, müvekkilinin ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının yolcu taşımaya özgülenmemiş araçta istiap haddini aşar şekilde ve hatır tanışıklığı vesilesiyle taşındığından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalı tarafından sigortalanan kusurlu aracın taşımayla ilişkisi olmadığından 2918 sayılı Kanun'un 87 inci maddesi gereğince hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin itirazının yerinde olduğu; ödeme tarihine göre yapılan hesaplamada davacının zararının karşılanmadığının tespit edildiği, bu nedenle 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesi gereğince taraf vekilleri arasındaki anlaşmanın iptalinin talep edilebileceği, davacı tarafından ödeme için gerekli olan evrakların başvurudan önce davalıya sunulduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak uzman hekimlerce olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edilmediğinden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, kaza tespit tutanağında davacının kask takmadığına veya istiap haddinin aşıldığına dair bir tespit bulunmadığı, bu hususların ispatına yönelik davalı tarafından başkaca delil sunulmadığı, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in Sigortacılık Kanunu'na aykırı olması nedeniyle davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı" gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 169.608,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraf vekilleri arasında daha önce uzlaşma sağlandığını ve düzenlenen belgenin Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi gereğince ilam niteliğinden olduğunu, bu nedenle davacının aynı konuda yeniden başvuru yapma imkanı bulunmadığını, müvekkiline eksik belge ile başvurulduğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının yolcu taşımaya özgülenmemiş araçta istiap haddini aşar şekilde ve hatır tanışıklığı vesilesiyle taşındığından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğine uygun düzenlenmediğinden hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olduğu motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararının karşılanmadığı anlaşıldığından 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesi gereğince bakiye sürekli iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmasına, davacı tarafından zararın tespiti için yeterli evrak ile başvuru yapılmış olmasına, kaza tespit tutanağında istiap haddinin aşıldığına dair tespit olmamasına, müterafik kusurun davalı tarafından somut olarak ispat edilememiş olmasına, hatır taşımasının taşımayla ilgisi olmayan aracın sigortacısı tarafından ileri sürülemeyecek olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.02.2019 tarihli raporda, "nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar" nedeniyle davacının malul olduğu tespit edilmiştir. Ancak raporun içeriğinden davacının anılan maluliyeti nedeniyle kaza tarihinden sonraki süreçlerde tedavi gördüğü ya da nöbet geçirdiğine dair herhangi bir tedavi evrakının olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında epilepsiye bağlı tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar" olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ... boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde beyin ve sinir cerrahı ile nöroloji uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Taleple bağlılık ilkesi 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenmiş olup hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Taleple bağlılık ilkesi tahkim yargılamasında da geçerli olup İtiraz Hakem Heyetince talep dikkate alınmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak tazminat belirlenmiş ve davacı vekili tarafından dava değeri bu bedele yükseltilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince de başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte prograsif rant formülünün uygulanması lehe olmasına rağmen, davacı vekili dava dilekçesinde açıkça PMF-1931 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü uyarınca tazminatın hesaplanmasını talep ettiğinden davacının iş bu talebi ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek tazminatın PMF-1931 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü ile hesaplanması ve belirlenen bu tazminatın hüküm altına alınması gerekmektedir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın ...'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.