12. Ceza Dairesi 2022/2057 E. , 2022/7957 K. Mahkemesi:Ceza Dairesi Hüküm: 1-Suça sürüklenen çocuk ...'in taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1,31/2,62,51/1-3-4.maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin . Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2017 tarihli ve 2012/286 esas, 2017/278 karar sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak suça sürüklenen çocuk ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1,…
**12. Ceza Dairesi 2022/2057 E. , 2022/7957 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi:Ceza Dairesi Hüküm: 1-Suça sürüklenen çocuk ...'in taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1,31/2,62,51/1-3-4.maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin . Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2017 tarihli ve 2012/286 esas, 2017/278 karar sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak suça sürüklenen çocuk ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 31/2, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet 2-Suça sürüklenen ...'ın kasten yaralama sonucunda ölüme sebebiyet verme suçundan TCK'nın 86/3-c delaletiyle 87/4-2, 31/3, 62, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin . Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2017 tarihli ve 2012/286 esas, 2017/278 karar sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak suça sürüklenen çocuk ... hakkında ... ili .ilçesi . Mahallesi . hane no. . de nüfusa kayıtlı . ve .oğlu, 05/05/1997 . doğumlu . TC kimlik numaralı suça sürüklenen çocuk ...'ın nüfus kaydında 05/05/1997 olan doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak üzere 05/05/1995 olarak düzeltilmesine ve taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 31/3, 63, 54/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Temyiz edenler.: Suça sürüklenen ... müdafii, suça sürüklenen ... müdafii, katılanlar vekili Suça sürüklenen çocuk ...'in taksirle öldürme suçundan, suça sürüklenen çocuk ...'ın ise kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 17/12/2018 tarihli ve 2018/453 - 2018/1944 sayılı “istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasından sonra yeniden kurulan mahkumiyet hükmüne” ilişkin karar, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelenmesinde; Dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in . ilçesi . Beldesinde bulunan .İlköğretim Okulunda öğrenci oldukları, ölen ...'ın da suça sürüklenen çocuk ... ile aynı sınıfta öğrenci olduğu, 18/03/2011 günü suça sürüklenen çocuk ... ile ölen ...'ın derslerinin boş olması sebebiyle okulun yakınında bulunan boş alana gittikleri, kısa bir süre sonra tartışmaya başladıkları ve karşılıklı yumruklaştıkları esnada kavgayı gören suça sürüklenen çocuk ... elinde bulunan 68 cm uzunluğunda 4 cm çapında odun sopa ile ölen ...'ın kafasına vurması neticesinde ...'ın yere düştüğü ve götürüldüğü hastanede öldüğü olayda, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 15/07/2013 tarihli raporda özetle; Kişide tarif edilen yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu ve vücudunda herhangi bir kemik kırığının tarif edilmediğinini bildirildiği, Adli Tıp Kurumu ... 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 17/02/2016 tarihli raporda özetle; ''18.03.2011 tarihinde okulda teneffüste arkadaşları ile kavga sonrası hastaneye eks duhul ettiği bildirilen ... oğlu 1996 doğumlu Burhan Kadak hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerde bulunan: 1.Otopsisinde sol ön aksiller hatta 5, 6 ve 7. kot aralıklarında 3 adet birbirine paralel 4X0.5 cm ebadında muhtemel tıbbi müdahaleye bağlı oluştuğu düşünülen ekimoz alanları izlendiği, tanımlanan lezyonların lokalizasyon ve özellikleri dikkate alındığında yeniden canlandırma işlemi ile husulünün mümkün olduğu, 2.Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; otopsisinde dış muayenede burun sırtında 2X1.5 cm ve üst dudak fıltrum solunda 3X1cm ebadında, çevresi ekimoze yüzeyel sıyrık dışında travmatik değişim tespit edilmediği, tespit edilen lezyonların lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları itibari ile tek başına ölüm meydana getirecek nitelikte olmadıkları, iç muayenede sağ göğüs boşluğu içinden 200cc serbest kan boşaltıldığı, özellikle sol akciğer yüzeylerinde 0,1cm çapında yaygın subplevral kanama odakları (Tardieu lekeleri) görülmüş olup her iki akciğer yüzey ve kesitlerinde plak halini almış yoğun kanama alanları (Palltof lekeleri) olduğu tespit edildiği dikkate alındığında kişide tespit edilen travmatik değişimlerin ölüm meydana getirecek nitelikte olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 86-87 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; A)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, B)Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, 3.Otopsisinde alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan incelenmesinde kanda alkol (etil-metil) bulunmadığı, kanda ve idrarda aranan uyutucu-uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin bulunmadığı, kanda, mide içeriğinde ve iç organlarda yapılan sistematik toksikolojik analiz sonucunda sistematiğimizdeki maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, 4.Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; çocuğun arkadaşlarıyla 18.03.2011 tarihinde kavga ettiği, kafasına sopa ile vurulduğu, olay yerinde aniden fenalaştığı, 112 acil servis çağrıldığı, solunum ve dolaşımı olmadığı, yeniden canlandırma işlemi uygulanarak . Devlet Hastanesi'ne götürüldüğü, burada yeniden canlandırma işlemine devam edildiği ancak cevap alınamadığının kayıtlı olduğu, ölü muaeyene ve otopside kısa sürede ölüm meydana getirecek düzeyde travmatik değişim ve toksik madde bulunmadığı, ölümün meydana geliş şekli, olay yerinde bulunan tanık ifadeleri, ölü muayene ve otopside elde edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde çocuğun ölümünün maruz kaldığı künt kafa travması nedeniyle sinir uçlarının ani olarak uyarılmasına bağlı gelişen solunum ve dolaşım depresyonu (inhibisyon) sonucu meydana gelmiş olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.'' tespitlerine yer verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/01/2022 tarih 2017/1-278 Esas, 2022/60 sayılı kararında vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir. Kanunun 87/4 maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısında uygulanması mümkün değildir.Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânının bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanunun 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır.Bu açıklamalar ışığında oluşa ve dosya kapsamına göre; Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen rapor ile Adli Tıp Kurumu ... 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen raporda; ölenin yaralanmasının hayati tehlike arz etmediğinin, kişinin üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında; suça sürüklenen çocuk ... Aktaş tarafından ölene sopa ile vurulmuş ise de, meydana gelen ölüm neticesinden faillerin TCK'nın 87/4. maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sorumlu tutulabilmesi için yaralanmanın basit tıbbi müdahale giderilebilecek nitelikte olmaması, en azından TCK'nın 86/1. maddesi kapsamında kalan bir yaralanma olmasının gerektiği, bu itibarla suça sürüklenen çocuk ..'ın eyleminin TCK'nın 85/1. maddesi kapsamında taksirle öldürme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanık müdafinin sair nedenlere, katılanlar vekilinin ise suç vasfına ve ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine ancak; TCK'nın 54. maddesi hükmüne göre, müsaderenin ancak kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşya hakkında hükmedilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden, 2011/135 sırasında kayıtlı bulunan 68 cm uzunluğunda, 4 cm genişliğinde sarı renkli sopanın, 5237 sayılı TCK'nın 54.maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 303/1. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı madde uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün C bendinin hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17/12/2018 tarihli ve 2018/453 Esas, 2018/1944 Karar sayılı kararına karşı yapılan temyiz isteminin isteme aykırı olarak 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için . Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, B. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelenmesinde ise; Suça sürüklenen çocuk ...'e isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 5237 sayılı TCK’nın 85/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 15 yıllık zamanaşımına tabidir, aynı Kanunun 66/2. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelenin yarısının zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınacağı, suç tarihinde dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu sürenin TCK'nın 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağı, suç tarihi olan 18/03/2011 tarihinden itibaren TCK’nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 11 yıl 3 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğundan, katılanlar vekilinin ve suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.