4. Hukuk Dairesi 2012/4751 E. , 2013/10846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/02/2007 ve 08/02/2007 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçeleri
**4. Hukuk Dairesi 2012/4751 E. , 2013/10846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/02/2007 ve 08/02/2007 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacı ...'nin temyiz itirazlarına gelince: a)Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde, davacı ...'nin kullandığı, diğer davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu motorsikletle seyir halinde iken, davalı ...'nın, kullandığı araçla direksiyon hakimiyetini kaybederek kendilerine çarptığını beyanla maddi ve manevi zararlarının, sürücü ve işleten olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı ... yönünden, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; birleşen dosya davacısı ... yönünden ise maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı ..., dava ve ıslah dilekçeleri ile istediği maddi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir. Tazminat hukuku ilkeleri gereğince haksız eylemden doğan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda temerrüt, olay gününde gerçekleştiğinden, istek bulunulması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece, adı geçen davacı yönünden kabul edilen maddi tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah edilen bölüm için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olay tarihi, olayın gelişimi ve maluliyet oranı ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Anılan davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davacı ...'ın temyiz itirazlarına gelince; a)Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden; davacının olay tarihinde üniversite öğrencisi olduğu, yaralanması ve geçirdiği ameliyatlar nedeniyle bir kısım derslere katılamadığı ve bu nedenle eğitiminin bir dönem uzadığı sabit olduğuna göre, davacının fazladan ödediği bir dönemlik harç ve yurt masraflarına ilişkin talebinin reddedilmesi doğru değildir. Şu halde, davacının bir eğitim dönemi kaybına bağlı olarak yaptığı harç ve yurt masraflarının ilgili üniversiteden sorularak, bu husustaki zararının da hüküm altına alınması gerekir. Bu yönün gözetilmemiş olması bir diğer bozma nedenidir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olay tarihi, olayın gelişimi ve yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Anılan davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 4-Davalıların diğer temyiz itiralarına gelince; davacı ...'nin maddi zararı tespit edilirken; dava dışı sigorta şirketi tarafından adı geçen davacıya yapılan ödemelerin usulünce güncellendikten sonra hesaplanan destek zararından mahsup edilmesi gerekir. Oysa hesap bilirkişisi, sigorta şirketinin davacılara ödediği miktarı, ödeme tarihinden raporun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faize göre güncelleyip mahsup etmesi gerekirken, güncellemeden mahsup etmiştir. Şu durumda yapılması gereken sigorta şirketi tarafından davacı ...'ye yapılan ödemenin, ödeme tarihinden hükme esas alınan rapor tarihine kadar yasal faize göre güncellenmesi sonucu çıkan miktarın, destek zararından mahsup edilmesidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a/b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacı ... yararına, (3-a/b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacı ... yararına, (4) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 06/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.