T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/540 - 2026/936 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/540 KARAR NO : 2026/936 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2026 NUMARASI : 2026/35 D.İş Esas 2026/35 Karar TALEP EDEN : ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. KARŞI YAN : ... ELEKT…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/540 - 2026/936 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/540 KARAR NO : 2026/936 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2026 NUMARASI : 2026/35 D.İş Esas 2026/35 Karar TALEP EDEN : ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. KARŞI YAN : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 30/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2026 tarih ve 2026/35 D. İş Esas - 2026/35 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: TALEP EDEN VEKİLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin ... ili ... ilçesinde bulunduğunu, şirketin 28.04.2021 tarihinden itibaren hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, istasyonun kapalı olduğunun 19.08.2021 tarihli EPDK denetim tutanağıyla tespit edildiğini, faaliyet olmamasına rağmen davalı şirket tarafından sürekli icra takibi yapıldığını, davalı kurumun çeşitli tarihlerde fahiş bedellerle kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlediğini, 06.04.2021 tarihli ... seri numaralı tutanakla 12.091 TL, 20.01.2021 tarihli ... seri numaralı tutanakla 8.893 TL ve 20.01.2022 tarihli ... seri numaralı tutanakla belirlenen bedellerin tahakkuk ettirildiğini, tesisin elektriğinin mühürlenerek kesildiğini, müvekkilinin tacir olması sebebiyle açılacak menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, arabuluculuk sürecinin zaman alacağını, müvekkilinin EPDK lisans işlemlerini tamamlayıp faaliyete hazır olmasına rağmen elektrik kesintisi nedeniyle çalışamadığını, deprem sonrası toparlanmaya çalışan şirketin her gün ciddi mali kayıplar yaşadığını, elektrik kesintisinin kasıtlı bir eylem olduğunu, menfi tespit davası sonuçlanana kadar telafisi güç zararların önlenmesi adına elektrik açımı için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir talebiyle birlikte menfi tespit davası açılacağını beyan ederek talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/01/2026 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda; taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu Şirketin ticari faaliyetlerine devam etmesi gerektiğinden elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde Şirketin ticari faaliyetlerinde telafisi imkânsız zararlar meydana gelebileceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca; Davacının elektrik enerjisi verilmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin borç miktarı 63.872,83 TL'nin %30 oranında teminat karşılığında KABULÜ ile; dava konusu ... abonelik numaralı ve ... tesisat numaralı) ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne (Elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla) TEDBİREN ELEKTRİK ENERJİSİNİN VERİLMESİNE, ...." karar verilmiştir. KARŞI YAN VEKİLİNİN 22/01/2026 TARİHLİ İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve 390. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, davacı tarafın iddialarını destekleyecek hiçbir somut delil sunmadığını, kaçak elektrik tüketiminin tespit sürecinin usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacı şirket adına kayıtlı ... numaralı tesisatta 16.01.2021 tarihli ..., 06.04.2021 tarihli ... ve 26.01.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiğini, davacının tesisatın kesilen elektriğini hukuka aykırı şekilde açarak tüketim yapmaya devam ettiğini, bu eylemlerin alışkanlık haline getirildiğini, davacının kötü niyetli olduğu ve mahkeme yoluyla kaçak elektrik kullanımını sürdürmeye çalıştığını, ihtiyati tedbirin uygulanması halinde müvekkili şirketin ve kamu düzeninin ciddi zarara uğrayacağını, elektrik enerjisinin tekrar bağlanmasının kaçak kullanımı ödüllendirmek anlamına geleceğini, davacının borçlarını ödemek yerine dava açma yoluna gitmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, deprem ve pandemi gibi mücbir sebeplerin arkasına sığınılarak haksız davalar açıldığını, 06.02.2023 tarihli deprem sonrası bölgedeki şebeke kalitesinin düşmesi nedeniyle kaçak kullanımların yangın tehlikesi dahil olmak üzere tüm kamuya zarar verdiğini, ... Tesisleri İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. isimli davacının 24 saat boyunca büyük çaplı geri dönüşüm faaliyetinde bulunarak şebekeyi olumsuz etkilediğini, elektrik kesintisinin mevzuatın 43/1 ve 49/1-c maddeleri gereği zorunlu olduğu, kaçak kullanımın ülke ekonomisine ve dürüst abonelere zarar verdiğini, kayıp-kaçak bedellerinin artışına sebebiyet verdiği, müvekkili şirketin işlemlerinin hukuka ve yönetmeliklere uygun olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ve asıl alacağın en az %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 18/02/2026 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: MAHKEMECE ".... Dava konusu olayda davacının yürüttüğü ticari faaliyetlerde elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde telafisi imkansız zarar meydana geleceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olduğu ve somut olayda HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, Mahkememiz 15/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına davalı tarafça yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. İhtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE,... " karar verilmiştir. KARŞI YAN VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, davacı tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, talep dilekçesinde bahsi geçen delillerin dosyaya sunulmadığını, kaçak elektrik tüketiminin tespit sürecinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, davacı şirketin ... numaralı tesisatında 16.01.2021 tarihli ..., 06.04.2021 tarihli ... ve 26.01.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiğini, davacının fiili kullanıcı olduğunu ikrar ettiğini, tesisatın kesilen elektriğinin hukuka aykırı şekilde yeniden açılarak tüketim yapıldığını, davacının kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini, kötü niyetli olduğu, mahkemece verilen tedbir kararının kaçak elektrik kullanımını ödüllendirdiğini, bu durumun kamu zararına yol açtığını, şebeke kalitesinin düşmesine ve yangın tehlikesine sebebiyet verdiği, depremzede vatandaşların mağduriyetine neden olunduğunu, ... Tesisleri İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. isimli davacının 24 saat boyunca faaliyet göstererek kamuya zarar verdiğini, ihtiyati tedbirin uygulanması halinde müvekkili şirketin alacaklarını tahsil etmesinin güçleşeceğini, davacının borçlarını ödemek yerine dava açarak hakkını kötüye kullandığını, benzer mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere bu tür taleplerin hukuken korunmaması gerektiğini, müvekkili şirketin işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, kaçak elektrikle mücadelenin bir kamu hizmeti olduğunu, bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; Kaçak tüketim faturası nedeni ile ortaya çıkan muarazanın giderilmesi ile borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik açılacak dava öncesi ihtiyati tedbir istemine ilişkindir, İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek tedbir istemine yönelik yapılmıştır. Talep eden vekilince, müvekkili şirketin 28/04/2021 tarihinden itibaren hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, istasyonun kapalı olduğunun 19/08/2021 tarihli EPDK denetim tutanağıyla tespit edildiğini, faaliyet olmamasına rağmen davalı şirket tarafından sürekli icra takibi yapıldığını, davalı kurumun çeşitli tarihlerde fahiş bedellerle kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlediğini, tesisin elektriğinin mühürlenerek kesildiğini, müvekkilinin EPDK lisans işlemlerini tamamlayıp faaliyete hazır olmasına rağmen elektrik kesintisi nedeniyle çalışamadığını, beyanla elektrik enerjisinin tedbiren verilmesi talebinde bulunulduğu, mahkemece 15/01/2026 tarihli kararı ile talebin kabulüne karar verildiği, karşı yan vekilinin itirazı üzerine yapılan 18/02/2026 tarihli duruşma neticesinde karşı yan vekilinin itirazının reddine karar verildiği, karşı yan vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 341/1 maddesinde, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denmiştir. HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir. Tarafların haklılık durumunun esas hakkında açılan dava ile yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği, diğer taraftan elektriğin günümüzde temel ihtiyaçlardan olduğu, talep edenin işletmesi için ihtiyacı olduğu, elektrik enerjisi verilmemesi halinde HMK'nın 389. maddesinde belirtilen "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin oluşacağı, böylece HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 397/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğine; İhtiyati tedbir kararından sonraki döneme ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi halinde karşı yanın elektriği kesme hakkının da baki olmasına göre, yerel mahkemenin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair kararı, usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır