7. Ceza Dairesi 2013/9510 E. , 2014/4671 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Suç tarihine göre, sanığın eylemi 5607 sayılı Yasa'nın 3/5.maddesinde öngörülen kaçakçılık ve sigaraların bandrolsüz olmaları nedeniyle aynı zamanda 5752 sayıl…
**7. Ceza Dairesi 2013/9510 E. , 2014/4671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Suç tarihine göre, sanığın eylemi 5607 sayılı Yasa'nın 3/5.maddesinde öngörülen kaçakçılık ve sigaraların bandrolsüz olmaları nedeniyle aynı zamanda 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4.maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan, fikri içtima nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 44.maddesi uyarınca sanığın daha ağır ceza öngören 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup, lehine maktu vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca vekalet ücreti tayinine ilişkin 9.bendinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.03.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Mahkeme kararında, inceleme konusu bu dava dosyası yanında, sanığa ait benzer suçtan başka dava dosyasının bulunduğu belirtilmektedir. Dava dosyasının esas numaraları birbirine yakın rakamları taşıdığı görülmektedir. Suç tarihlerinde yakın zamanları kapsaması muhtemeldir. Öncelikle sözü edilen diğer dava dosyası getirilip incelenerek, sanığın iddia edilen eylemleri arasındaki zaman aralığı, işleniş biçimi ve yakalanan kaçak eşyanın cinsi hep birlikte değerlendirilerek, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında kalıp kalmadığı, aralarında hukuki kesinti bulunup bulunmadığı saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu nedeniyle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. KARŞI OY