14. Hukuk Dairesi 2015/13136 E. , 2015/10299 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.02.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, haciz şerhlerinin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün …
**14. Hukuk Dairesi 2015/13136 E. , 2015/10299 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.02.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, haciz şerhlerinin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın geldisi olan 324 ada 19, 25, 27, 29, 37, 95, 132 ve 133 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında belediye adına tespit edildiği ancak bu taşınmazın 1953 yılında tahsis edilen mera tahsis kararı ve krokisinin sınırlarında kaldığını, anılan taşınmazın ifraz edilerek değişik parsellere gittiğini ve imar uygulaması ile de dava konusu 4464 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların arsa vasfıyla ..... Belediyesi adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil ve taşınmaz üzerindeki haciz şerhlerinin terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın 1970 yılında kadastro çalışmalarında valilik makamının uygun görüşü alınarak belediye adına tescil edildiğini, 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesi şartlarının oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın mera vasfında olması ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planı içerisinde kalmakta ise de yoğun yerleşim alanı içerisinde bulunmadığı ve üzerinde yapılaşma olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tapu kaydının iptaliyle taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydına karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir. 27.05.2004 tarihli ve 5178 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile; “Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.