18. Ceza Dairesi 2016/11310 E. , 2016/13034 K. "" Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2010 tarih ve 2007/344 esas, 2010/494 sayılı kararının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2016 gün ve 144499 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gö…
**18. Ceza Dairesi 2016/11310 E. , 2016/13034 K.** **"İçtihat Metni"** Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2010 tarih ve 2007/344 esas, 2010/494 sayılı kararının, ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2016 gün ve 144499 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “.... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2010 tarihli kararı ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından açılan kamu davasında, hırsızlık suçundan beraat, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise sanığın 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun müstakil olarak işlenmesi halinde takibinin şikayete bağlı olduğu ancak, hırsızlık suçu ile birlikte bu suçların işlenmesi halinde bu suçun takibi için şikayet şartının aranmayacağı, ancak mahkemenin kabulüne göre; hırsızlık suçundan sanığın beraatine kararı verilmesi karşısında, müstakil hale gelen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun takibinin şikayet şartına bağlı hale geleceği, dosya kapsamına göre müştekinin şikayetçi olduğuna dair herhangi bir beyanının bulunmaması gözetildiğinde, sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 1. fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen .... Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.” hükmü yer almaktadır. Belirtilen maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna başvurunun ilk koşulu hakim veya mahkeme tarafından verilen karar veya hükmün kesinleşmiş olmasıdır. Henüz kesinleşmemiş karar veya hükümler için bu yasa yoluna başvurulamaz. Somut olayda, hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına konu evin yabancı uyruklu kişilere ait olduğu, dosya kapsamında mağdur tespiti yapılmadığı ve hırsızlık ile konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından şikayete hakkı olan mağdur tespiti yapılıp şikayeti olup olmadığı sorulmadan hırsızlık suçundan beraat konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise mahkumiyet kararı verildiği, hükmün yalnızca sanığa tebliğ edildiği, sanığın da temyiz süresini kaçırması nedeniyle Yargıtayca temyiz isteğinin reddine karar verilmesi sonucu hükmün kesinleştirildiği anlaşılmıştır.