1. Hukuk Dairesi 2012/6770 E. , 2012/10612 K. "" MAHKEMESİ : KULA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali -tescil isteğine ilişkindir. …
**1. Hukuk Dairesi 2012/6770 E. , 2012/10612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KULA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali -tescil isteğine ilişkindir. Davalı M., taşınmazı davacının murisinden bedel ödeyerek satın aldığını, diğer davalı H. ise tapu kaydına güvenerek taşınmazı edindiğini, iyiniyetli olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden miras bırakan H.'in 14.9.2010 tarihinde öldüğü, mirasçıları olarak davacı ikinci eşi ile dava dışı çocuklarının kaldığı, 32 ve 33 sayılı parseller murise aitken 13.7. 2010 tarihinde toplam 24.000 lira bedelle davalı M.'e satış suretiyle temlik edildiği, miras bırakanın ölümünden bir hafta sonra 21.9.2010 tarihinde de M. tarafından diğer davalı H.'a yine satış suretiyle aktarıldığı anlaşılmaktadır. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.