TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR TURGAY DABAKOĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/27010) Karar Tarihi: 16/12/2020 Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Turgay DABAKOĞLU Vekili : Av. Erkan ŞENSES I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yargılama devam ederken kamu görevinden ihraç edilme sebebiyle davanın k
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR TURGAY DABAKOĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/27010) Karar Tarihi: 16/12/2020 Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Turgay DABAKOĞLU Vekili : Av. Erkan ŞENSES I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yargılama devam ederken kamu görevinden ihraç edilme sebebiyle davanın konusunun kalmadığından bahisle uyuşmazlığın esasına yö nelik talebin karara bağlanmaması nedeniyle karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 7/9/2018 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. 7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçeves inde olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu, Siirt'te bir devlet okulunda öğretmen olarak görev yapmaktayken bir siyasi partinin organize ettiği toplantıya www.siirtnews.com in ternet sitesi adına katılarak konuşma yaptığı iddiasıyla 11/2/2016 tarihinde hakkında disipli n soruşturması başlatılmıştır. 13/7/2016 tarihinde sona eren soruşturma sonucunda 1/8/2016 tar ihli soruşturma raporu düzenlenmiştir. 10. Anılan raporda özetle; i. www.siirtnews.com internet sitesinin 14/9/2014 tarihinde oluş turulduğu, söz konusu sitenin millî güvenlik ve kamu düzenine aykırı ve suç iş lenmesini teşvi k edici şekilde yayın yaptığı, PKK terör örgütünün eylemlerini me şrulaştırmaya çalıştığı, örgüt mensuplarına yönelik operasyonlarının durdurul ması ve bölge halkının organize edilerek operasyonları protesto etmeye sağlam aya çalıştığı, güvenlik güçlerini suçlu göstermeye çalıştığı ifade edilmiş ve başvurucunun sitenin köşe yazarlarından biri olduğu vurgulanmıştır. ii. Siirt HDP il teşkilatı tarafından yapılan seçim değerlendir mesi konulu basın toplantısının Siirt Hükümet Bulvarı üzerinde bulunan Erdef Otel 'de 8/11/2015 tarihinde düzenlendiği, toplantıya ait görüntüler incelendiğind e toplantıya katılanlar arasında HDP milletvekilleri K.Y. ve B.K.nın konuşmacı olarak k atıldıkları, toplantıya HDP Siirt il teşkilatı yöneticilerinin yanı sıra bas ın mensuplarıyla birlikte başvurucunun da katıldığı, başvurucunun toplantıda HDP lehine k onuşma yaparak yorumda bulunduğu ve toplantıya www.siirtnews.com internet site si adına katıldığını ifade ettiği belirtilmiştir. 11. Bu tespitlerden hareketle başvurucunun hareketlerinin 14/7/1 965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen "Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi dü şünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayr ımı yapmak, kişilerin yarar veya zarar ını hedef tutan davran ışlarda bulunmak" ile "Herhangi bir siyasi parti yarar ına veya zarar ına fiilen faaliyette bulunmak." kapsamında olması nedeniyle başvurucunun disiplin hukuku yönünden bir y ıl kademe ilerlemesinin durdurulmas ı cezası ile tecziye edilmesi gerektiği teklifinde bulunulmuştur. 12. Siirt Millî Eğitim Müdürlüğünün 19/8/2016 tarihli yazısıyla başvurucu 7 gün içerisinde savunmasını vermek üzere davet edilmiş ve daha sonra başvurucu hakkında Siirt Millî Eğitim Müdürlüğünün 23/1/2017 tarihli işlemiyle bir yıl s üreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yapmış olduğu itirazın reddedildiği ne dair işlem tesis edilmiştir. 13. Başvurucu tarafından 23/1/2017 tarihli işlemin iptali istemi yle 3/2/2017 tarihinde dava açılmıştır. Dava dilekçesinde özetle hakkındaki iddialar kendisine gösterilmediği, sadece 23/01/2017 tarihli yazıyla cezalandırıld ığının tebliğ edildiği, suçlamanın neye ilişkin olduğunu öğrenemediği için savunma hakk ını kullanamadığı gibi kendisine Disiplin Kurulunda sözlü savunma imkânı sağlanmadan d isiplin cezası verildiği için hukuka aykırı bir işlem tesis edildiği belirtilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 414. Davalı idarenin 14/3/2017 tarihli savunma dilekçesinde özetl e başvurucu hakkında düzenlenen soruşturma raporunda tespit edilen hususlar doğrultusunda disiplin cezasının verildiği, savunması alınarak ceza tesis edilmesi ned eniyle işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür. 15. Siirt İdare Mahkemesi 23/11/2017 tarihli kararıyla konusu ka lmayan dav a hakkında karar verilmesine yer olmadığında dair karar vermiştir . Kararda; başvurucunun 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanu n Hükmünde Kararname'nin (KHK) Kamu Personeline İlişkin Tedbirler başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ekli (1) sayılı listenin Millî Eğitim Bakanlığ ına ilişkin kısmının 1929. sırasında ismi yer almak suretiyle başka hiçbir işleme gerek ka lmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı belirtilmiş, bu sebeple de davanın konusuz kaldığı ve esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 16. Başvurucunun istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 13/6/2018 tarihli kararıyla mahkeme karar ı kesin olarak onanmıştır. 17. Nihai karar başvurucuya 27/8/2018 tarihinde tebliğ edilmişti r. 18. Başvurucu 7/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk1. İlgili Kanun 19. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 'nun 2. maddesinin (a) bendi şöyledir: " İdarî işlemler hakk ında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuk a ayk ırı olduklar ından dolay ı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler taraf ından aç ılan iptal davalar ı" 20. 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" kenar başlıklı 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Dilekçeler, ... c) Ehliyet,... yönlerinden s ıras ıyla incelenir." 21. 2577 sayılı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek kararlar" kenar başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 5"Dan ıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukar ıdaki maddenin 3 üncü fıkras ında yaz ılı hususlarda kanuna ayk ırılık görülürse, 14 üncü maddenin; ... b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yaz ılı hallerde davan ın reddine, ...Karar verilir. " 22. 1/2/2018 tarih ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İncel eme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek K abul Edilmesine Dair Kanun'un Komisyonun olu şumu kenar başlıklı 1. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Anayasan ın 120 nci maddesi kapsam ında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 say ılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Karar ıyla onaylanan ola ğanüstü hal kapsam ında, terö r örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenli ğine karşı faaliyett e bulunduğuna karar verilen yap ı, oluşum veya gruplara üyeli ği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak ı veya bunlarla irtibat ı olduğu gerekçesiyle ba şka bir idari i şlem tesis edilmeksizin do ğruda n kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen i şlemlere ili şkin başvurular ı değerlendirmek ve karara ba ğlamak üzere Ola ğanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur." 23. 7075 sayılı Kanun'un Komisyonunun görevleri kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: (1) Komisyon, ola ğanüstü hal kapsam ında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen a şağıdaki işlemler hakk ındaki başvurular ı değerlendirip karar verir. a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yap ılan teşkilattan ç ıkarma ya da ilişiğin kesilmesi. ..." 24. 7075 sayılı Kanun'un "Yarg ı denetimi" kenar başlıklı 11. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Komisyon kararlar ına karşı Hâkimler ve Savc ılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yapt ığı kurum veya kurulu ş aleyhine iptal davas ı aç ılabilir. Bu davalarda ayr ıca Cumhurba şkanl ığına ve Komisyona husumet yöneltilemez." 2. Danıştay İçtihadı 25. Danıştay İkinci Dairesinin 3/11/2008 tarihli ve E.2008/3586, K.2008/4247 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "Dava, davac ı taraf ından ... Lisesi Müdürü olarak görev yapt ığı dönemde hakk ında 70 puanla orta düzeyde düzenlenen 2006 y ılı sicil raporunun iptali istemiyle aç ılmıştır. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 6İstanbul 5. İdare Mahkemesi nce davac ının yarg ılama devam ederken emekliye ayr ıldığı, sicil raporunun iptalini isteme konusunda güncel bir menfaat ili şkisinin kalmad ığı gerekçesiyle ... davan ın ehliyet yönünden reddine karar verilmi ştir. ...2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1/a bendinde ipta davalar ı, 'idari işlemler hakk ında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri il e hukuka ayk ırı olduklar ından dolay ı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler taraf ından açılan' davalar olarak tan ımlanmaktad ır. Maddede öngörülen menfaat ihlali ko şulu, bu tür davalar ın kabulü ve dinlenilebilmesi için aran ılan koşullardan biridir. Gerek doktrin gerekse yarg ısal içtihatlarda bu şart, subjektif ehliyet şart ı olarak kabul edilmekte, ancak ne tür bir menfaat ihlalinin gerçek v e tüzel kişilere iptal davas ını açma hakk ı sağlad ığını gösterecek kesin bir ölçü ortaya konulamamakta ve bu ili şki kural olarak iptal davas ına konu olan karar ın niteliğine göre saptanmaktad ır. Genelde ki şisel, meşru ve güncel bir menfaatin varl ığı ve bunlar ın ihlali, menfaat ilişkisinin kurulmas ında yeterli say ılmakta ve bu husus davan ın niteliğine ve özelli ğine göre idari yarg ı mercilerince belirlenmekte, davac ının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ili şkisinin bulundu ğunun anla şılmas ı, dava açma ehliyetinin varl ığı için yeterli say ılmaktad ır. ... Bu durumda, 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun emeklilerin yeniden kam u hizmetine al ınmas ını düzenleyen 93. maddesi ve Devlet memurlar ından 6 y ıllık sicil notu ortalamas ı 90 ve daha yukar ı olanlar ın ayl ık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate al ınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanaca ğını hüküm alt ına alan 64. maddesi uyar ınca davac ı hakk ında düzenlenen sicil raporu ve sicil notunun önem kazand ığı ve davac ının menfaatini doğrudan ilgilendirdi ği gibi, sicil amirlerince olumsuz dü şüncelerle orta düzeyde düzenlenen uyu şmazl ık konusu sicil raporu ile davac ı aras ında manevi ili şkinin de devam etmesi kar şısında, uyuşmazl ığın esas ı incelenerek hüküm kurulmas ı gerekirken, davac ının güncel bir menfaat ili şkisinin kalmad ığı gerekçesiyle davan ın [reddi] yolundaki İdare Mahkemesi karar ında hukuki isabet görülmemi ştir. Aç ıklanan nedenlerle, kararın bozulmasına ..." 26. Danıştay Beşinci Dairesinin 15/12/2014 tarihli ve E.2012/214 3, K.2014/9343 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "Dava, koruma ve güvenlik görevlisi olarak görev yapmakta iken tutukluluk hali nedeniyle görevden uzakla ştırılan davac ının, memuriyet görevine ba şlat ılmas ı ve 1/3 oran ında kesilen maa şının ödenmesi istemiyle yapt ığı başvurunun reddine ili şkin 05.01.2010 tarihli işlemin iptali istemiyle aç ılmıştır. İstanbul 8. İdare Mahkemesince ... davac ının, 03.02.2010 tarihinde hizmetl i kadrosunda göreve ba şlat ıldığı, 16.04.2010 tarihinde de malulen emekli oldu ğu anlaşılmakla, memuriyet görevine dönmek istemiyle yapt ığı başvurunun reddinden kaynaklanan uyu şmazl ık yönünden davan ın konusunun kalmad ığı; ... davac ının memuriyet görevine ba şlat ılmamas ına ilişkin k ısm ı yönünden davan ın konusunun kalmamas ı nedeniyle uyuşmazl ığın bu k ısm ı hakk ında karar verilmesine yer olmad ığına, maaşından yap ılan kesintilerin ödenmesi talebinin reddine dair k ısm ı yönünden de davan ın reddine karar verilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 7... İptal davalar ında, idari i şlemlerin kurulduklar ı tarih itibariyle yarg ısal denetime tabi tutulmalar ı gerektiği kuşkusuzdur. İdare Hukukunun genel ilkelerine göre iptal davas ı açılabilmesi için, davac ı ile dava konusu i şlem aras ında menfaat ili şkisinin varl ığı yeterli olup, ayr ıca bu işlemle menfaat ili şkisinin davan ın sonuçlanmas ına kadar devam etmesi aranmamaktad ır. Davac ının idari i şlemle ilişkisinin davan ın sonuçlanmas ına kadar devam etmesini zorunlu tutmak, iptal davalar ını sadece davac ılar yönünden ortaya koydu ğu sonuçlarl a değerlendirmek ve bu davalar ın amac ını ihmal etmek anlam ını taşır. Bunun sonucu olarak, dava görülmeden önce al ınacak yeni idari kararlarla davac ının iptali istenilen i şlemle ilişkisini kesmek ve böylece hukuka ayk ırılığı ileri sürülen i şlemi yarg ısal denetim d ışında bırakmak yolu aç ılmış olur. Bu durumda, yarg ısal denetimden amaç 'hukuka uygunluk' denetimi oldu ğuna, yarg ısal denetim i şlemin kuruldu ğu tarih itibariyle gerçekle ştiğine ve yeni i şlem tesis edilene kadar hukuki sonuç do ğurduğuna göre, Mahkemece dava konusu i şlemin hukuka uygunlu ğunun denetlenerek bir karar verilmesi gerekmekte iken dava konusu i şlemden sonra kurulan 16.04.2010 günlü bir ba şka işlem ile davac ının malulen emekli edildi ği ve davan ın konusuz kald ığından bahisle karar verilmesine yer olmad ığına ilişkin olarak verilen kararda hukuki isabet görülmemi ştir. ... Aç ıklanan nedenlerle, kararın bozulmas ına..." 27. Danıştay Onikinci Dairesinin 28/10/2015 tarihli ve E.2015/12 73, K.2015/5657 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "Dava; ... İl Özel İdaresi'nde genel sekreter olarak görev yapmakta iken 12 Haziran 2011 tarihinde yap ılacak olan ... milletvekili genel seçimlerine kat ılmak için ... tarihinde istifa ederek görevinden ayr ılan davac ının, seçimler sonucunda eski görevine atanmak istemiyle yapt ığı başvurusu üzerine İl Özel İdaresinde uzman kadrosuna atanmas ına ilişkin [işlemin] iptali istemiyle aç ılmıştır. İdare Mahkemesince, ... davac ının, seçimler sonucunda tekrar görevine dönebilme k amac ıyla yapm ış olduğu başvurusu neticesinde genel sekreterlik kadrosunun dolu olmas ı nedeniyle İl Özel İdaresinde 1. dereceli uzman kadrosuna atanmas ına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka ayk ırılık bulunmad ığı gerekçesiyle davan ın reddine karar verilmi ştir. ... Daval ı idarece her ne kadar davac ının ... tarihinde emeklilik isteminde bulundu ğu ve bu isteği üzerine emekliye ayr ıldığı Sosyal Güvenlik Kurumu Ba şkanl ığının ... tarihli yaz ısından anla şıldığından, iş bu davan ın davac ı yönünden hukuki bir yarar ının bulunmad ığı gibi, davan ın konusuz kald ığı ileri sürülmü ş ise de; iptal davas ı aç ılabilmesi için davac ının dava konusu i şlem nedeniyle menfaatinin ihlal edilmi ş olmas ı yeterli olup, b u işlemle menfaat ili şkisini dava sonuna kadar sürdürmesi gerekmedi ğinden, daval ı idarenin davac ı emekli oldu ğundan davan ın konusuz kald ığı yolundaki iddias ına da itibar edilmemiştir. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 8... davac ının, görevine dönme talebinde bulundu ğu tarihte durumuna uygun e şdeğer görevlerin bulunup bulunmad ığı hususunda gerekli ve yeterli inceleme yap ılarak bir karar verilmesi gerekirken ... davan ın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi karar ında hukuki isabet bulunmamaktad ır." 28. Danıştay Beşinci Dairesinin 19/12/2018 tarihli ve E.2018/378 1, K.2018/18569 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listesinde isimlerine yer verilmek suretiyle başka bir işleme gerek kalmaks ızın doğrudan kamu görevinden ç ıkart ılan personelin açm ış olduğu davalarda idare mahkemelerince, genellikle an ılan Kanun Hükmünd e Kararnamelerde söz konusu kamu görevinden ç ıkar ılma konusunda idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da ba şka yönde i şlem kurma yetki ve görevi verilmedi ği, kanun niteliğini taşıyan hukuki bir düzenleme ile kamu görevinden ç ıkar ılma işlemi gerçekleştirildiği, dolay ısıyla daval ı idarece tesis edilmi ş, idari davaya konu olabilecek bir idari işlemin bulunmad ığı ve davan ın esas ının incelenmesine hukuken olanak bulunmad ığı gerekçesiyle 'davalar ın incelenmeksizin reddi yönünde' kararlar verilmi ştir. Buna kar şın, Kanun Hükmünde Kararnamelerde belirlenen usul ve esaslara göre personelin kendi kurumunda olu şturulan kurullar taraf ından tesis edilen kamu görevinden ç ıkart ılmaya ilişkin işlemlere kar şı aç ılan davalarda, idare mahkemelerince uyu şmazl ığın esas ını n incelenmesine devam edilmi ştir. Bu arada, personelin kendi kurumunda olu şturulan kurul taraf ından tesis edilen kamu görevinden ç ıkart ılmaya ilişkin işlemlere kar şı aç ılan davalar ın incelemesi devam ederken, ayn ı personelin bu kez Ola ğanüstü Hal Kapsam ında Kamu personeline İlişkin Al ınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden ç ıkar ıldığı hallerde, yasa hükmünde olan Kanun Hükmünd e Kararname ile kamu görevinin herhangi bir i şleme gerek kalmaks ızın doğrudan sonland ırılmış olmas ı karşısında, idare taraf ından oluşturulan Kurulun tesis etti ği karar ın kendiliğinden ortadan kalkt ığı ve davan ın konusuz kald ığı gerekçesiyle kimi idare mahkemelerince dava hakk ında 'karar verilmesine yer olmad ığı' yönünde kararlar verilmiştir. Bir idari i şlem aç ıkça idare taraf ından geri al ınmad ığı veya bir ba şka işlemle yürürlükten kald ırılmad ığı ya da idare mahkemesince iptal edilmedi ği sürece hukuk aleminde varl ığını sürdürecektir. Bu nedenle, Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listelerde ismine yer verilmek suretiyle hiçbir idari i şleme gerek kalmaks ızın doğrudan kamu görevinin sonland ırılmas ına karşı aç ılan davalarda idare mahkemelerince, Kanun Hükmünde Kararnamelerin kanun niteli ği taşıdığı gerekçesiyle 'incelenmeksizin ret ' kararlar ı verildiği de göz önünde bulunduruldu ğunda, personellerin kendi kurumund a oluşturulan kurullar taraf ından kamu görevinden ç ıkar ılmas ına ilişkin işlemlere kar şı açılan davalar ın (idari i şlemden sonra ç ıkart ılan Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ayn ı personelin ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez görevine son verilmi ş olsa bile idari i şlemin hukuken yürürlükte olmas ı nedeniyle) esastan sonuçland ırılmas ı gerektiği açıktır. ... Bu nedenle, an ılan her iki i şleme karşı aç ılan davalarda yarg ı yerlerince verilecek kararlar ın uygulanmas ı aşamas ında ortaya ç ıkabilecek hukuki sorunlar ın da önlenmesi amac ıyla Mahkemece; öncelikle personelin ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli listesinde isminin yer almas ı nedeniyle kamu görevinden ç ıkart ılmas ı işlemine kar şı dav a Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 9açıp açmad ığı, dava açm ış ise 7075 say ılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulmas ı Hakk ında Kanun Hükmünde Kararnamenin De ğiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun hükümleri gere ğince dava dosyas ının İnceleme Komisyonuna gönderilip gönderilmedi ği, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ç ıkar ılmas ına karşı dava açmam ış (ya da dava açm ış) olsa bile Komisyona ba şvurma hakk ını da kullanabilece ğinden, personelin Ola ğanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunup bulunmad ığı ve Komisyonca ba şvuru hakk ında bir karar verilip verilmedi ği veya Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden ç ıkar ılmas ının iptali istemiyle aç ılmış dava nedeniyle 7075 say ılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulmas ı Hakk ında Kanun Hükmünde Kararnamenin De ğiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun gere ğince Komisyona gönderilmesi gereken bir dosyas ının mevcut olup olmad ığı (Komisyonca verilecek karar hem personelin hukuki durumunu hem de davac ının çal ıştığı kurum bünyesinde olu şturula n Kurul taraf ından verilen kamu görevinden ç ıkarma işlemine kar şı açt ığı davada yarg ı mercilerince verilecek karar ın hukuki sonucunu etkileyece ğinden) ara ştırılmal ı, Komisyona başvurusu var ise, bu ba şvurunun sonucu beklenmeli, Komisyon karar ına karşı dav a açılmış ise, yukar ıda aç ıkland ığı üzere söz konusu iki davada verilecek kararlar birbirin i etkileyece ğinden, öncelikle 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 38 ve devam ı maddelerinde yer alan 'ba ğlant ılı davalara ili şkin hükümler' dikkate al ınarak değerlendirm e yap ılmal ı, şayet personelin herhangi bir davas ı veya Komisyona ba şvurusu yok ise Anayasan ın 36. maddesiyle de koruma alt ına al ınan hak arama hürriyetinin engellenmemes i adına, davac ının çal ıştığı kurum bünyesinde olu şturulan Kurul karar ı ile ihraç edilmesi işleminin iptaline konu uyu şmazl ığın esas ının incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir." B. Uluslararası Hukuk 1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi29. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: " Herkes davas ının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyu şmazl ıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme taraf ından ... görülmesini isteme hakk ına sahiptir... " 2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı 30. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Sözleşme'nin 6. maddesinin medeni hukuk alanına giren konularda uygulanabilirliği ilk olar ak bir uyuşmazlığın varlığına bağlıdır. İkinci olarak uyuşmazlık en azından savunulabilir bir şekilde iç hukukta tanınmış olduğu söylenebilecek hak ve yükümlülükler ile ilgili olmalıdır . Son olarak ise bu hak ve yükümlülükler -her ne kadar bizzat 6. madde bu hak ve yükümlülü klere Sözleşmeci devletlerin hukuk sistemi içinde belirli bir anlam atfetmese de - Sözleşme anlamında medeni nitelikte olmalıdır ( James ve di ğerleri/Birle şik Krall ık [GK], B. No: 8793/79, 21/2/1986, 81). 31. AİHM; Sözleşme'nin 6. maddesinin Sözleşmeci devletlerin iç h ukukunda geçen bir hak için belirli bir anlam öngörmediğini, bir hakkın var olup olma dığını karara bağlamada ilke olarak iç hukuka başvurulacağını, ulusal mahkemelerin bu k onudaki değerlendirmelerinden farklı bir sonuca ulaşılması için de güçl ü gerekçelere sahip olunması Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 10gerektiğini, yetkililerin belli bir başvuran tarafından talep e dilen tedbirin kabul edilip edilmemesine karar vermede takdir hakkını kullanıp kullanmadığı nın dikkate alınabileceğini hatta bu durumun belirleyici olabileceğini, bununla birlikte sa lt bir kanun hükmünün lafzında bir takdir unsurunun bulunmasının bir hakkın varlığını tek başı na hükümsüz kılmayacağını, benzer durumlarda iddia edilen hakkın yerel mahkemelerce tanınm ası veya yere l mahkemelerin başvuranın talebinin esasını incelemesi hususunun da gözönüne alması gerektiğini belirtmiştir ( Boulois/Lüksemburg [BD], B. No: 37575/04, 3/4/2012, 91-94). 32. AİHM; mahkeme hakkının görünümlerinden biri olan karar hakk ı ile ilgili Kutic/H ırvatistan (B. No: 48778/99, 1/3/2002) davasında yaptığı değerlendirmede ise Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının hukuki uyuşm azlıkların tespiti için mahkemeye erişim hakkını güvence altına aldığını yinelemekte an cak bu hakkın yalnızca dava açma hakkı ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda mahkemenin uyuşmazl ık konusundaki karar ını elde etme hakkını da kapsadığını belirtmektedir. AİHM'e göre bi r taraf devletin iç hukuk sistemi uyarınca bir birey tarafından açılan davaya ilişk in yürütülen yargılamala r neticesinde davanın nihai bir karara bağlanacağı garanti edilme den bu kişinin bir mahkeme önünde hukuk davası açmasına izin verilmesi yanıltıcı olur. AİH M, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının davacılara tanınan usule ili şkin güvenceleri -adil, aleni ve hızlı yargılama-, uyuşmazlıklarının nihai bir çözüme kavuşturul acağını garanti etmeksizin detaylı olarak açıklamasının anlamsız olacağına dikkat çekmekte dir ( Kutic/H ırvatistan , 25). V. İNCELEME VE GEREKÇE 33. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü 34. Başvurucu, mahkemelerin vermiş olduğu kararların, önceden ve rilmiş olan kararlarla çelişkili olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ve hak arama özgürlüğünü n ihlal edildiğini ifade etmiştir. Başvurucu yine mahkemelerin da vanın esası hakkında karar vermemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 35. Bakanlık görüşünde, KHK ile memuriyetine son verilenlerin gö rev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyecekleri ve bir daha kamu hizmet inde istihdam edilemeyeceklerini vurgulamıştır. Memuriyetle ilişiği kesilmiş olan ve yürürlükteki mevzua t uyarınca bir daha kamu görevi üstlenmesi hukuken mümkün olmayan başvurucunun kam u görevi dışında hukuki durumunu etkilemeyecek olan disiplin ceza sının iptal edilmesinin hukuki statüsünde herhangi bir değişikliğe yol açmayacağını ifa de etmiştir. Yargılamanın devamına gerek görülmemesinde bariz bir takdir hatası ya da açı k bir keyfîlik bulunmadığını belirtmiştir. 36. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında ihraç edilmesin e yönelik sürecin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu (Komisyon) önünde d erdest olduğunu belirtmiştir. Komisyon kararıyla mesleğine dönmesi hâlinde yarg ı denetiminden geçmemiş bir disiplin cezasıyla karşı karşıya kalacağını, bu sebeple mah kemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ifade etmiştir. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 11B. Değerlendirme 37. Anayasa'nın 36. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Herkes, ...yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaç ınamaz." 38. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucunun yukarıda beli rtilen şikâyetlerinin özü; iptal davasına konu edilen, Siirt Millî Eğitim Müdürlüğünü n 23/1/2017 işleminin iptal talebinin yargı merciince uyuşmazlığın esasına ilişkin bir değe rlendirme yapılmak suretiyle nihai bir çözüme kavuşturulmamış, karara bağlanmamış olmasıdır. Bu sebeple belirtilen ihlal iddiaları mahiyeti itibarıyla karar hakkı kapsamında incelenmiş tir. 1. Uygulanabilirlik Yönünden39. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ve 30/3/2011 tari hli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Ka nun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre Anayasa Mahkemesine yapılan bir bir eysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiği idd ia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye' nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyl e Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içere n başvurunun kabul edilebili r olduğuna karar verilmesi mümkün değildir ( Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 18). 40. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında; herkesin ya rgı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme, bunun doğal sonucu olarak da idd iada bulunma, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. 3/10/2001 tari hli ve 4709 sayılı Kanun'un Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasına adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin 14. maddesinin gerekçesinde "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı[nın] metne dahil" edildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesine söz konus u ibarenin eklenmesinin amacının Sözleşme'de düzenlenen adil yargılanma hakkını anayasa l güvence altına almak olduğu anlaşılmaktadır ( Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54). Bu itibarla Anayasa'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının kapsa m ve içeriği belirlenirken Sözleşme'nin "Adil yarg ılanma hakk ı" kenar başlıklı 6. maddesinin ve buna ilişkin AİHM içtihadının da gözönünde bulundurulması gerekir ( Onurhan Solmaz , 22). 41. Anayasa Mahkemesi; Sözleşme'nin adil yargılanma hakkını düz enleyen 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin "medeni hak ve yükümlülükler ile ilgil i uyuşmazl ıklar ın" ve bir suç isnad ının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğunu belirterek hakkın kapsamının bu konularla sınırlandırıldığını, hak arama hürriyetinin ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için başv urucunun ya medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da b aşvurucuya yönelik bir suç isnadı hakkında karar verilmiş olması gerektiğini belirtmiştir (Adnan Oktar, B. No: 2012/917, 16/4/2013, 21). Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 1242. Anayasa Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı f ıkrasının medeni hak ve yükümlülüklerin karara bağlanmasıyla ilgili bir y argılama usulünde uygulanabilmesi için öncelikle ortada bir uyuşmazl ığın bulunması gerektiğini belirterek AİHM ile benzer ilkeleri benimsemiştir ( İsmail Taşpınar, B. No: 2013/3912, 6/2/2014, 21). 43. Bireysel başvuruya konu olayda disiplin cezasının iptali ist emiyle açıla n davanın başvurucunun kamu görevinden ihraç edildiğinden bahisle dava konusunun ortadan kalktığı gerekçesiyle esasının incelenmediği görülmektedir. 44. 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre davanın dava açmakta menf aati bulunmayan kişi veya kişilerce açılması durumunda davanın ehliy etsiz kişi/kişilerce açıldığı gerekçesiyle davanın esas incelemesine geçilmeksizin usulden re ddedilmesi öngörülmektedir. Yerleşik idari yargı içtihadında, iptal davalarının kabulü ve d inlenilebilmesi için aranılan koşullardan birinin davacının menfaatinin davaya konu işlem ile ihlal edilmiş olması gerektiği kabul edilmektedir (bkz. 19). Bu itibarla davacının menfaatini ihlal etmeyen idari işlemlerin esasen herhangi bir uyuşmazlığa sebebiyet verme imkâ n ve kabiliyeti bulunmayan nitelikte işlemler olduğu söylenebilir. 45. Buradaki asıl meselenin davanın açıldığı sırada ver olan men faat bağının yargılamanın sonuna kadar bulunmasının gerekip gerekmediğidir. Hâl böyle olunca somut olayda bir uyuşmazlığın bulunup bulunmadığının ortaya konulması , Sözleşme'nin 6. maddesinin uygulanabilirliğinin tespiti bakımından önem arz etm ektedir. 46. Bir idari işlemin davacının menfaatini yargılamanın sonuna k adar ihlal edip etmediğine ilişkin değerlendirmenin bu husustaki kanun hükmünü uygulayacak olan idari yargı mercii tarafından tespit edileceği açıktır. 47. Bununla birlikte ilgili kanun hükmünü uygulayan yargı mercii nin idari işlemin dava konusu edilemeyeceği yönünde bir tespit ve değerlendirmede bulunmuş olması te k başına ve her zaman ortada bir uyuşmazlığın bulunmadığı sonucun a ulaşılması için yeterli değildir. Bireysel başvuru kapsamında yapılan incelemelerde Söz leşme'nin 6. maddesinin uygulanabilirliğinin tespiti için aynı mahiyetteki idari işleml ere ilişkin olarak iç hukukt a kabul görmüş bir uyuşmazlık olgusu bulunup bulunmadığının da de ğerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmenin yapılmasında ise yerel mahkemelerce aynı ma hiyetteki idari işlemlerin dava konusu edilebileceğinin kabul edilmesi ve bu tip işlemlerd en doğan uyuşmazlıkların esasının incelenmesi önemli bir ölçüttür. Özellikle içtihat mah kemesi olan Danıştayın yorum ve uygulamalarının bu hususta belirleyici bir role sahip olduğu söylenebilir ( Ali Diren , B. No: 2015/13108, 18/4/2018, 42). 48. Bu bağlamda bir kısım Danıştay içtihadına (bkz. 25, 26) g öre idari işlemlerin kuruldukları tarih itibarıyla yargısal denetime tabi tutulmalar ı gerektiği, idare hukukunun genel ilkelerine göre iptal davası açılabilmesi için davacı i le dava konusu işlem arasında menfaat ilişkisinin varlığının yeterli olduğu, ayrıca dava konu su işlemle menfaat ilişkisinin davanın sonuçlanmasına kadar devam etmesinin aranmadığı değerle ndirilerek bu nitelikteki işlemlerden doğan uyuşmazlıkların esasının incelendiği görülmek tedir. Bir kısım Danışta y içtihadında ise menfaat ilişkisinin davanın niteliği ve özelliğ ine göre idari yargı mercilerince belirleneceği ifade edilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 1349. Somut başvuruda başvurucunun kamu görevinden çıkarılmasına i lişkin işleme karşı yargı yolunun açık olması sebebiyle kamu görevine dönme i htimalinin varlığı değerlendirildiğinde iç hukukta en azından savunulabilir bir bi çimde dava konusu edilebilir olduğu ileri sürülebilecek bir uyuşmazlığın bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle ihlal iddialarının konusunun Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma ala nının kapsamında yer aldığının kabulü gerekir. 2. Kabul Edilebilirlik Yönünden 50. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan karar hak kının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir. 3. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 51. Anayasa nın 36. maddesinin ikinci fıkrasında hiçbir mahkeme nin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı belirtilmiştir . Bu bağlamda Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, kişilere davan ın görüldüğü mahkemeden uyuşmazlığa ilişkin bir karar verilmesini isteme güvencesini de sağlar. Öte yanda n Sözleşme'yi yorumlayan AİHM de Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) n umaralı fıkrasının mahkeme hakkı şeklinde genel bir hakkı düzenlediğini kabul etme kte ve bu hakkın karar hakkını da içerdiğini ifade etmektedir ( İbrahim Demiro ğlu, B. No: 2017/15698, 26/7/2019, 50). 52. Adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkeme h akkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası haklarını içerir. Karar hakkı genel itibarıyla mahkeme önüne getirilen uyuşmazlığın karara bağlanma sını isteme hakkını ifade eder. Zira dava hakkını kullanan bireyin asıl amacı davanın son unda, uyuşmazlık konusu ettiği talebinin esasıyla ilgili olarak bir karar elde edebilme ktir. Bir başka ifadeyle dava sonucunda şayet bir karar elde edilemiyorsa dava açmanın da bir anlamı kalmayacaktır. Öte yandan karar hakkı bireylerin sadece yargılama sonucunda şeklî anlamda bir karar elde etmelerini güvence altına almaz. Bu hak aynı zamanda dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı taleplerin yargı merciince bir sonuca bağlanması nı da gerektirir ( İbrahim Demiroğlu, 51). 53. Kuşkusuz söz konusu dava, yargılama usulü kuralları gereğin ce uyuşmazlığın esasının incelenemediği birtakım kararlarla da neticelenmiş ola bilir (düşme/açılmamış sayılma/karar verilmesine yer olmadığı/süre aşımı vb.). Bu duru m kural olarak karar hakkı yönünden bir sorun teşkil etmez. Zira söz konusu hakkın sağladı ğı güvence bakımında n önemli olan husus; açıldığı sırada davanın -usule ili şkin sorunlar hariç- uyuşmazlığın esasını çözüme kavuşturma potansiyeline sahip, bir başka ifadeyle dava açılmasındaki asıl amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasıdır. Ancak bu nitelikleri taşı yan bir davada yargılamanın henüz devam ettiği bir süreçte taraflardan birinin aleyhine ola cak ve yargı merciini n uyuşmazlık konusu talep hakkında karar vermesini engelleyecek ş ekilde davayı ortadan kaldıran ya da davanın incelenmesini durdurarak karara bağlanma sına mâni olan yasalar çıkarılması karar hakkının ihlaline yol açabilir ( İbrahim Demiro ğlu, 52). Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 14b. İlkelerin Olaya Uygulanması 54. Başvurucu haklarında tesis edilen disiplin cezasının iptali talebiyle açtığı davada derece mahkemesi tarafından başvurucunun kamu görevinden ihraç edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın esası incelenmemiştir. 55. Yukarıda yer verilen Danıştay içtihatlarında ortaya konulduğ u üzere iptal davalarının ilk inceleme aşamasında kabul edilebilirlikleri içi n başka bir deyişle davanın esasının incelenebilmesi için 2577 sayılı Kanun kapsamında aran an menfaat şartının davanın açıldığı sırada bulunması yeterli olmakta, menfaatin davanın so nuna kadar devam etmesi aranmamaktadır. Anılan içtihatlardaki yaklaşımın kamu görevlile ri hakkında tesis edilen işlemler hakkında açılan davaların yargılama sırasında kamu gör evlisi statülerinin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda dahi idari işlemle olan menfa at bağının ortadan kalkmayacağı yönünde olduğu görülmektedir. Böylece alınacak yen i bir idari kararla davacının iptalini istediği işlemle ilişkisini kesmek suretiyle dava konusu işlemin yargı denetimi dışına çıkarılması engellenmiş olacaktır. Buna göre Da nıştayın söz konus u içtihatlarındaki çıkarımın dava şartı olarak kabul edilen menfa at ihlali yorumundan hareketle dava konusu edilebilirliğinin tespitinde kamu yararı ile bireyi n menfaatleri arasındaki adil dengeyi gözeten, objektif ve hukuken kabul edilebilir ölçütler içerdiği görülmektedir. 56. Anılan içtihattaki yaklaşımın öz itibarıyla statü hukukuna g öre çalışan kam u görevlilerinin kamu personel hukuku kapsamında haklarında tesis edilen idari işlemlerin onların aktif meslek yaşamları haricinde maddi ve manevi varlık ları üzerinde de birtakım etki ve sonuçlar gösterebilmesi, öte yandan meri mevzuatın emeklilik /istifa/ihraç vb. sebeplerle kaybedilen kamu görevliliği statüsünün belirli koşullar altında yeniden kazanılmasına imkân sağlaması karşısında böyle bir durumda idari işlemin kişi üzeri nde etkilerini devam ettirecek olması gibi gerekçelere dayandığı anlaşılmaktadır ( Levent Tütüncü , B. No: 2015/3690, 18/7/2018, 59). 57. Danıştay içtihadında benimsenen bu yaklaşıma göre somut olay da başvurucunun Komisyona başvurabileceği, Komisyon kararına karşı yargı yolunu n açık olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda başvurucunun yeniden kamu görevliliği st atüsünü kazanabileceği ihtimalinde dava konusu disiplin cezasının başvurucu üzerinde b ir etkisinin bulunmayacağı söylenemez. Bu itibarla disiplin cezasının iptali talebiyle açı lan davanın yargılaması davam ederken başvurucunun kamu görevinden ihraç edilmesinin davaya k onu idari işlem ile ihlal edilen menfaatinin ortadan kalkmadığı, bu durumda davanın esası nın incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir. 58. Bireysel başvuruya konu mahkeme kararında ise Danıştay içtih adında belirtilen ölçütler kapsamında herhangi bir irdelemeye gidilmeksizin salt kamu görevinden ihraç edilme sebebiyle davanın konusunun ortadan kalktığı yönünde şek ilci bir yaklaşımla hareket edilerek davanın esasının incelenmediği, başka bir deyişle dava ya konu idari işlemin esası hakkında karar verilmediği görülmektedir. 59. Mahkemenin somut olayda davanın esasının incelenebilmesine i lişkin değerlendirmesi konusunda 2577 sayılı Kanun'da düzenlenen usul kurallarının uygulanmasıyla ilgili bu şekilci yorumun başvurucunun hukuksal durumunu etkileyen disiplin cezasından doğan uyuşmazlık hakkında karar verilmemesi sebebiyle başvurucuy a ağır bir külfet yüklediği, bu sebeple başvurucunun karar hakkın ın ihlal edildiği değerlendirilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 1560. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesin de güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 4. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 61. 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1)Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmedi ğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 62. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 63. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kal dırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında i se bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiy le sonuçlanacağına işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 64. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 65. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile An ayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi u yarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm ak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenlem e, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırm ak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 16hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 66. İncelenen başvuruda başvurucunun açtığı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması sebebiyle Anayasa'nın 36. madd esinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından kaynakland ığı anlaşılmaktadır. 67. Bu durumda karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kal dırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapı lacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun' un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırı lmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilere k Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında bel irtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak amacıyla dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilme si gerekmektedir. 68. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ile 3.600 TL vekâle t ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEB İLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıl anma hakkı kapsamındaki karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin karar hakkının ihlalinin sonuçlarının o rtadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla Siirt İdare Mahkemesin e (E.2017/227, K.2017/1206) GÖNDERİLMESİNE, D. 294,70 TL harç ile 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, Başvuru Numarası : 2018/27010 Karar Tarihi : 16/12/2020 17F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 16/12 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIR IM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU