(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/15068 E. , 2010/15817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 2288 Hektar 9076.82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/15068 E. , 2010/15817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 2288 Hektar 9076.82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın içinde kalan bir kısım yerin dedesi ... ... adına tapuda kayıtlı ... alanı olduğu, onun ölümü ile kendisi ve paydaşlarına kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 10/06/2009 tarihli ... bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 9934.81 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 8429.05 m2'lik bölümünün payları oranında ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmamaktadır. Mahkemece; taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ve (B) harfli bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla ... kazanma koşullarının davacı ve paydaşları yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davacının dayandığı Ağustos 1961 tarih, 29 numaralı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren getirtilerek yerel bilirkişiler eliyle yöntemince yerinde uygulanmamış; yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında herhangi bir parsele uygulanıp uygulanmadığı da araştırılmamıştır. Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler soyut olarak davacının zilyetliğinden söz etmişlerdir. Kaydın mevkisi, cinsi, sınırları ve kayıt malikleri ile davacının bağı bilirkişilere açıklattırılarak yöntemince uygulanmamış, ... bilirkişisinden bu sözleri denetlemeye elverişli kroki alınmamıştır. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden özellikle bilirkişi krokilerinden çekişmeli yerin 101 ada 1 numaralı orman parselinin ortasında kaldığı; dört yönden bu parselle çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Davacının dayandığı tapu kaydı ..., ... sınırlı olup bu kişi sınırları içeren bu kaydın taşınmaza ne şekilde uyabileceği tartışılmamıştır. Dayanılan kaydın çekişmeli yere ait olmadığının belirlenmesi halinde taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliği taşıdığı gözetilmemiştir. -2- 2010/15068 - 15817 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2 Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali). Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır. Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]. Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemez. Bu nedenle öncelikle dayanılan kaydın çekişmeli yere ait olup olmadığı kesin bir biçimde saptanmalı, bu yere ait olduğunun belirlenmesi halinde ise ormanların mülkiyetinin Hazine, kullanım hakkının Orman Yönetimine ait olduğu düşünülerek husumet Hazineye de yaygınlaştırılmalıdır. Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığının kanıtlanması yolunda yeniden yapılacak keşifte, davacının varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır. Ayrıca, komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir. -3- 2010/15068 - 15817 ... bilgisine sahip ... uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif ... numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, ... toprağı olup olmadığı ve ... toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir. 3402 sayılı yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı ... bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.