14. Hukuk Dairesi 2019/59 E. , 2019/5223 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki suya elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 22.10.2018 gün ve 2016/3044 Esas, 2018/6956 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünül…
**14. Hukuk Dairesi 2019/59 E. , 2019/5223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki suya elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 22.10.2018 gün ve 2016/3044 Esas, 2018/6956 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, suya müdahalenin önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Davacı ... vekili, davacıya ait Akçay Nehri sulama kanalından, su ürünleri tesisi sahibi olan davalının su tahsisi talebinde bulunduğunu, idare tarafından tahsis yapıldığını ancak davalının idarenin görüşünü almadan suyu aldığını, böylece suyun akışının ve çay yatağının bozulmasına neden olduğunu ayrıca nehrin taşkın seddelerine balık üretimi amacıyla kanal açmak suretiyle kamulaştırma alanlarına da müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve davalı tarafından yapılan taş bentlerin yıkımını istemiştir. Davalı, tahsis kararı doğrultusunda sudan yararlandığından bahisle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının su tahsisi yaparken davalıya suyun nasıl alınacağı yönünde bir proje belirtmediği bu nedenle kusurun davacıda bulunduğu, davalının müdahalesi tespit edilmişse de zarar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.10.2018 tarihli, 2016/3044 Esas, 2018/6956 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Davacı vekili, süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Somut olayda; dava suya elatmanın önlenmesi ve kal talebine ilişkin olup, davada kal talebi de bulunduğundan, TMK’nin 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Bu nedenle davalının işletmesinin bulunduğu taşınmaza ait tapu kayıtları getirtilmeli, tapu kayıt malikinin de davada taraf olması sağlanmalıdır.