Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ merhum eşi ile birlikte kurucusu ve ortağı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu söz konusu şirketin------ Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Türk Ticaret Kanunu Geçici 7. Madde kapsamında 07.07.2014 tarihinde re'sen ticaret sicilinden silindiğini, ancak söz konusu şirketin sicilden silinmesinden evvel müvekkile ve diğer hak sahiplerine hiçbir bildirimde bulunulmadığı gibi, şirketin mal varlığı tasfiyesi de hiçbir şekilde yapılmadığını, dav
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/02/2022KARAR TARİHİ : 26/09/2022KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2022Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA VE SAVUNMA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline geldiğini, bu hükme göre müvekkil ve davalı arasındaki uyuşmazlık sebebiyle tarafımızca arabulucuya başvurulduğunu, Bursa Arabuluculuk Bürosuna 2021/2160 dosya numarasına kayıtlı olarak arabuluculuk süreci başlamış, ancak 02/09/2021 tarihinde "ANLAŞAMAMA" ile son bulduğunu, davalı, her ne kadar Bursa İcra Müdürlükleri ve Bursa Mahkemelerinin yetkisine itiraz etmiş, İnegöl İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili odluğundan bahsetmiş ise de; taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi gereğince; müvekkil şirket tarafından taahhüt edilen mal teslimi gerçekleştirilmiş, işbu satıma karşılık davalı tarafından taahhüt edilen ödeme yapılmadığını, dava konusu borç, vadesinde ödenmemiş olup niteliği itibariyle para borcu olduğunu, dolayısıyla para borçları, ifa zamanında alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğinden götürülecek borç niteliğinde olup alacaklının yerleşim yeri yetkili olduğunu, müvekkil şirketin faaliyet adresi Bursa olup Bursa İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri yetkili olduğunu, T.C. Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin Esas: 2020/10280 Karar: 2021/9516 ve 05.10.2021 tarihli kararında "İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı yasanın "sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10. maddesinde; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.", T.C. Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin Esas: 2021/4280 Karar: 2021/8477 ve 15.09.2021 tarihli kararında "Davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup, talep edilen borç TBK 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır. Davada ise davacının ikametgahı Nazilli olduğu ve icra takibinin Nazilli’de başlatıldığı anlaşılmaktadır." denilerek bu husus açıkça ifade edildiğini, bu nedenle davalı/borçlunun yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı/borçlu arasında mal alım-satımına dayalı ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden BORÇLU ... TEKSTİL-BİLAL ÇEPNİ'nin müvekkil şirkete 5.851,12-USD cari hesap bakiyesinden kaynaklanan borcu bulunduğunu, borçlu şirket ile müvekkil şirket arasındaki süregelen ticari ilişki boyunca müvekkil şirket tarafından e-faturalar ve imzalı e-irsaliyeler düzenlenerek borçlu firmaya GİB sistemi üzerinden gönderildiğini, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın düzenlemesi gereği şirketler arası faturaların, artık doğrudan GİB sistemi üzerinden E-fatura şeklinde gönderilmesi zorunlu olup faturanın düzenlenmesi ile birlikte işbu fatura karşı tarafın sistemine ve Vergi Dairesinin ekranına düşmekte ve kaydedildiğini, müvekkili tarafından davalı/borçlu adına düzenlenen fatura, E-Arşiv fatura olup sistem üzerinden davalıya gönderildiğini, işbu faturalara yasal süresi içerisinde davalı tarafından herhangi bir şekilde itiraz edilmemiş fatura içeriği kabul edildiğini, aynı şekilde davalı/borçlu firmanın müvekkile kestiği iade faturaları ile satış faturaları da müvekkil şirket kayıtlarına işlendiğini, müvekkil tarafından borçluya kesilen, bunun yanı sıra borçlunun da müvekkile kestiği e-faturalardan görüleceği üzere 29/06/2021'i itibariyle Cari hesap dökümündeki müvekkil alacağının varlığı sabit olduğunu, yine dilekçemiz ekinde sunulu ıslak imzalı E-irsaliyelerden de görüldüğü üzere; borçlu firmaya fatura edilen ürünler, 16 R7215 plakalı araç ile ..., ..., , 16 AC ... plakalı araç ile ...................., isimli personeller tarafından borçluya teslim edildiğini, borçlu şirket tarafından müvekkil şirkete kısmi ödemeler yapılmış ise de; borçlu şirketin asıl alacak bakımından cari hesap bakiyesi 5.851,12-USD olup borçlu şirket tarafından müvekkil şirkete kesilen iade faturaları ve yapılan ödemeler de dilekçemiz ekinde sunulan cari hesap ekstresine işlendiğini, bu husus, bahse konu faturaların karşı taraf ticari defterlerinde de işlenmiş olduğunu gösterdiğini aynı zamanda güncel cari hesap bakiyesi olan esas tutar 5.851,12-USD olup bu meblağ tarafımızca talep edilen rakam ile de birebir örtüştüğünü, Bursa 13. İcra Müdürlüğü 2021/... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalı/borçlu tarafından 19.08.2021 tarihli itiraz dilekçesi ile "Bursa 13. İcra Müdürlüğü 2021/... E. Sayılı dosyası kapsamında herhangi bir borcu bulunmadığı" gerekçesi ile itiraz edilmiştir. Davalı/borçlunun itirazı neticesinde icra takibi durduğunu, ancak davalı/borçlu tarafından sunulan işbu itiraz dilekçesinde herhangi bir ödeme belgesi yahut somut bir gerekçe gösterilmediğini, bu nedenlerle davalıya satılan mal/emtia teslim edilmiş, işbu mal/emtiaya karşılık düzenlenen faturalar GİB sistemi üzerinden davalıya gönderilmiş, yasal süresi içerisinde davalı tarafından işbu faturalara herhangi bir şekilde itiraz edilmemiş, faturalar kabul edildiğini, bu sebeple yalnızca davalı/borçlunun soyut ve genel itirazlardan ibaret beyanlarına itibar edilmesi mümkün olmadığını, fatura ve sevk irsaliyeleri ile yargılama esnasında incelenecek olan ticari defter ve bağlı kayıtlardan, taraflara ait BA-BS formlarının celp edilerek incelenmesi halinde işbu kayıtlardan müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğu açıkça ispatlanacağını, bu nedenlerle davalı/borçlu icra takibine itirazında haksız olup müvekkil şirketin haklı alacağını bertaraf etmeye çalıştığını, davalı/borçlu kötü niyetli olarak ve müvekkilin alacağını bertaraf etmek amacıyla icra takibine itiraz etmiş olduğundan davalı/borçlu aleyhine işbu haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.