Ceza Genel Kurulu 2018/195 E. , 2018/225 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 19.07.2016 Sayısı : 122-549 Sanık ...'nın kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünde dağılmamakta ısrar etme suçundan 2911 sayılı Kanunun 32/1, 5237 sayılı TCK'nun 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 2.000 TL adli para, toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahla katılma suçundan ise 2911 sayılı Kanunun 33/1, 5237 sayılı TCK'nun 31/3, 62…
**Ceza Genel Kurulu 2018/195 E. , 2018/225 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 19.07.2016 Sayısı : 122-549 Sanık ...'nın kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünde dağılmamakta ısrar etme suçundan 2911 sayılı Kanunun 32/1, 5237 sayılı TCK'nun 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 2.000 TL adli para, toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahla katılma suçundan ise 2911 sayılı Kanunun 33/1, 5237 sayılı TCK'nun 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tüm suçlar yönünden TCK'nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirmeye ilişkin Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.10.2012 gün ve 404-562 sayılı hükümlerin, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesince 28.04.2015 gün ve 1388-1340 sayı ile; "...Kanun koyucunun 'sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri' ifadesiyle, 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin uygulanma kapsamı bakımından; düşünce ve kanaatın içeriğinden çok açıklama yöntemini dikkate aldığı, cezanın tür ve miktarı itibariyle bir sınırlama yanında suçların tek tek sayılması yerine, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri bağlamında işlenebilecek suçların işlenme biçimleri itibariyle bir düzenleme yapmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun yukarıdaki amacı gerçekleştirmeye çalışırken daha genel ve imkanlara işaret eden ifade biçimleri yerine 'yöntem' ifadesini tercih etmesi üzerinde durulmalıdır. Bir amaca ulaşmak için izlenen yol, usul ve metot gibi anlamlara gelen 'yöntem' ifadesi, Kanunun geçici 1. maddesi çerçevesinde ele alındığında, korunmak istenenin; her türlü düşünce ve kanaat açıklama biçimi olmadığı, aksine; bir eylemin bu kapsamda kalabilmesi için meşru olan ve düşünce ve kanaat açıklaması bağlamında mutat olan bir yöntemle işlenmiş olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Buradan hareketle, eylemin işleniş yönteminin bizzat ayrı bir suç oluşturduğu veya düşünce ve kanaati açıklamak bakımından mutat kabul edilemeyecek olması halinde geçici 1. madde hükmü uygulanamayacaktır.