7. Ceza Dairesi 2014/5041 E. , 2014/12464 K. HTklup.com. başlıklı internet sitesinde “rest doğuracağım”, “şok boşanıyorlar” ve “gönül yarası aşk acısı” başlıkları ile, magazin habertürk.com. başlıklı internet sitesinde de “sosyetenin konuştuğu boşanma" başlığı ile yayımlanan yazılar nedeniyle ilgilisi ... vekilinin vaki düzeltme ve cevap isteminin reddine dair ... 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/07/2013 tarihli ve 2013/41 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddin…
**7. Ceza Dairesi 2014/5041 E. , 2014/12464 K.** **"İçtihat Metni"** HTklup.com. başlıklı internet sitesinde “rest doğuracağım”, “şok boşanıyorlar” ve “gönül yarası aşk acısı” başlıkları ile, magazin habertürk.com. başlıklı internet sitesinde de “sosyetenin konuştuğu boşanma" başlığı ile yayımlanan yazılar nedeniyle ilgilisi ... vekilinin vaki düzeltme ve cevap isteminin reddine dair ... 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/07/2013 tarihli ve 2013/41 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/08/2013 tarihli ve 2013/396 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13/01/2014 gün ve 2915 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2014 gün ve KYB. 2014/23355 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinin 1. fıkrasında da “Her şahıs hususi ve ailevi hayatına, meskenine ve muhaberatına hürmet edilmesi hakkına maliktir”, denilerek özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti koruma altına alındıktan sonra, maddenin 2. fıkrasında “Bu hakların kullanılmasına resmi bir makamın müdahalesi demokratik bir cemiyette ancak milli güvenlik, âmme emniyeti, memleketin iktisadi refahı, nizamın muhafazası, suçların önlenmesi, sağlığın veya ahlâkın ve başkasının hak ve hürriyetlerinin korunması için zaruri bulunduğu derecede ve kanunla derpiş edilmesi şartiyle vukubulabilir”, denilerek bu haklara ancak fıkrada belirtilen koşullarla müdahalede bulunulabileceği ifade edilmiştir. Özel hayatın gizliliği hakkı, Anayasa’mn 20. maddesinde “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz”; haberleşme özgürlüğü ise Anayasa’nın 22. maddesinde “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır” hükümleri karşısında, haber verme hakkının sınırlarının aşılıp aşılmadığının değerlendirilmesi gerektiği, 2- Anılan internet sitelerinin sahibi olan gerçek veya tüzel kişinin tespiti ile davada husumetin buna göre belirlenmesinin gerektiği, 3- Anılan internet sitelerinin sahibi olan gerçek veya tüzel kişinin ve adres kayıt sistemine göre yerleşim yerlerinin tespit edilmesinden sonra, tarafların yokluğunda verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19/01/2011 tarihli ve 27820 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la değiştirilen hükümleri de gözetilerek tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, verilen karara karşı -2- yapılan itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.08.2013 gün ve 2013/396 Değişik iş sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.