6. Hukuk Dairesi 2012/10381 E. , 2012/13123 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, süre bitimi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkeme, taşınmaz tahliye edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, hüküm …
**6. Hukuk Dairesi 2012/10381 E. , 2012/13123 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, süre bitimi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkeme, taşınmaz tahliye edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, daha önce taraflar arasında görülen akde aykırılık nedeniyle tahliye davasının Yargıtay tarafından verilen bozma ilamında taraflar arasındaki akdi ilişkinin hasılat kirası ilişkisi olduğunun belirtildiğini, bu nedenle taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanunu'nun hasılat kirasına ilişkin hükümlerine tabi olduğunun kesinleştiğini belirterek süre bitimi nedeniyle tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Davalı, taraflar arasındaki kira ilişkisinin hasılat kirası niteliğinde olmadığını, kiralananın kullanımının sözleşme süresinin sekiz yılı boyunca kiralayan tarafından engellendiğini, bu sürenin sözleşme süresine eklenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ilk kararda taşınmaz kiralandıktan sonra işletme hakkının kiracı tarafından alındığı, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin hasılat kirası ilişkisi olmadığı, adi kira ilişkisi olduğu, davacının tahliye talebini 6570 Sayılı Yasada belirtilen tahliye nedenlerine dayandırması gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Dairemizin 2010/1089 esas-2338 sayılı karar ile daha önce açılan sözleşmeye aykırılık davasındaki bozma kararının gerekçesinde kiralananın hasılat kirasına tabi olduğu yolundaki belirleme, bu dava için bağlayıcı olmadığından, kira sözleşmesinde kiralanan yerin niteliği açıkca anlaşılamadığından, niteliğinin uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak tespiti ile kiralananın Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine mi yoksa 6570 Sayılı Kanunun hükümlerine mi tabi olduğunun saptanması ve uygulanacak Yasa hükmünün belirlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan kiraya verilen yerin dinlenme alanı dahilindeki kapalı pergole binasından ibaret olduğu, kapsadığı başkaca bir alan bulunmadığı, bu niteliği itibariyle belediye sınırları içinde üstü örtülü çatılı bir yapı olduğu, taşınmazın terk edildiği, uzun süre kullanılmaması ve bakımsız olması nedeniyle oldukça yıprandığı anlaşılmaktadır. Bu tesbitlerden sonra davacı vekili taşınmazın terk edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını ileri sürmüş ise de davalı vekili bu beyana karşılık davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Kiraya verilen yerin tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için anahtarının da kiraya verene teslim edilmesi gerekir. Kiraya verilen yerin boş bulunmasının hukuken tahliye edildiği anlamına gelmeyeceği dikkate alınarak işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.