Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5732 E. , 2024/3576 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5732 Karar No : 2024/3576 TEMYİZ EDENLER : 1 - (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2 - (DAVACI) ... Mermer San. ve Tic. A. Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5732 E. , 2024/3576 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5732 Karar No : 2024/3576 TEMYİZ EDENLER : 1 - (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2 - (DAVACI) ... Mermer San. ve Tic. A. Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bursa İli, İnegöl İlçesi hudutları dahilinde bulunan maden işletme ruhsatlı sahaya ilişkin olarak 3213 sayılı Maden Kanununun 10. ve 12. maddesine istinaden 98.179 TL idari para cezası uygulanmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve ödenmiş olan 74.039,63 TL'nin iadesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının beyanı ile dosyadaki bilgi, belge ve fotoğrafların birlikte değerlendirilmesinden; 2011 yılı satış bilgi formunda beyan edilen 965 m3 stoğun daha sonraki yıllarda beyan edilmediğinin taraflar arasında tartışmasız olduğu, ancak davacının eylemine uyan, denetim ve inceleme sonucunda yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği gerekçesiyle idari para cezası verilmesi gerektiği ve davalı idarece de bu cezanın uygulandığı faket zaten hiç stok beyanı vermeyen davacı şirkete sanki bir beyanı varmış gibi gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle ikinci bir idari para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 98.719,50 TL idari para cezasının 54.812,00-TL'lik kısmının iptaline, 43.907,50 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı tarafından ödenen 74.039,63 TL'nin 41.109,00 TL'lik kısmının davacı şirkete ödenmesine, geri kalan 32.930,63-TL'nin ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının kısmen iptale ilişkin kısmı yönünden, ruhsat sahası içerisinde teknik heyet tarafından tespit yapılarak rapor düzenlendiği ve idari para cezasının mevzuata uygun olarak verildiği, hiç beyanda bulunmamanın da aslında gerçek dışı beyan olduğu, Mahkeme kararının kısmen iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, Mahkeme kararının kısmen redde ilişkin kısmı yönünden, davacı şirketçe idari para cezasına konu ruhsat sahası devir alınırken heyetin gelerek stok durumunu kontrol etmesi gerekirken, o dönem davalı idare heyetinin sahayı denetlemediği, 2011 yılında ruhsatın eski maliki tarafından satış bilgi formunda 963 m3 stok olduğunun bildirildiği, davacı şirketin söz konusu ürünlerin mali değeri bulunmadığından ve satışa arz edilemeyeceğinden 2012 yılı sonrasında satış bilgi formunda bildirilmediği, şirketin 3213 Sayılın Maden Kanunu’nun 10. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendini ihlal etme kastı bulunmadığı, idari para cezasına konu ürünlerin herhangi bir mali değere sahip olmadığı, davalı tarafın iddialarının aksine satışa konu olmadığı, söz konusu 965 m3 stoğun, mahallinde denetimin yapıldığı sırada ruhsat alanında diğer pasalarla karışmış halde bulunduğu, hali hazırda zaten satışa arz edilemeyecek olan stokların satış bilgi formunda belirtilmesinin zaten söz konusu olamayacağı, Mahkeme kararının kısmen ret kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca verilen cevap dilekçelerinde Bölge İdare Mahkemesi kararının lehlerine olan kısımlarının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 43.907,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği; Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 7. fıkrası uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bursa İli, İnegöl İlçesi dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan, S:... sayılı Il(b) gnıp maden (mermer) ruhsat sahasının genel denetimi için Bakanlığın 04.03.2015 tarih ve 1218 sayılı oluru ile görevlendirilen Maden Mühendisi U. Filik Başkanlığında, Jeoloji Mühendisi ..., Mali Uzm.Y.M. ...'dan oluşan heyetin gerekli incelemelerini yaparak hazırladığı 24.03.2015 tarihli raporda; "2011 yılı satış bilgi formunda beyan edilen 965 m³ stoğun sonraki yıllar beyan edilmediğinin tespit edildiği, 2012 yılı için 965 m³ üzerinden satış bilgi formu düzenlenerek 6.755,00-TL Hazine payı ile 2.026,50-TL Orman payın ödenmesi gerektiği, ayrıca beyan edilmeyen miktar için Maden Kanunun 12/4 maddesi gereği işlem yapılarak 965 m³ x 350 TL = 337.750,00 TL x %2 = 6.755,00 x %30 = 2,026,50 = 8.781.50 toplam devlet hakkının beş katı tutarında 43.907,50-TL idari para cezası uygulanması gerektiği" hususlarının tespit edildiği, ruhsat sahibi tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile "beyan edilmeyen 965 m³ stokun önceki yıllardan devrolduğu, ekonomik değerini kaybettiğinden beyan edilmediği, ayrıca tetkikin geç saatlerde olması nedeniyle heyete gösterilemediğinin belirtilmesi üzerine, heyetten 14/05/2015 tarihinde görüş istendiği, heyetin 18/05/2015 tarihli görüşlerinde; "965 m³ blokun 2012-2013 yılları Faaliyet Bilgi Formlarında belirtilmediği gibi ekonomik değerini kaybettiğinden bu güne kadar verilmiş bir bilginin de olmadığı, tetkik için biraz geç kalınsa da sahada yeterli inceleme yapıldığı" yönünde görüş bildirilmesi üzerine 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesi (Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir.) gereği 54.812 TL ve aynı kanunun 12/4 maddesi (Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir) uyarınca 43.907,50 TL olmak üzere toplam 98.719,50 TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir. (...) "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. Üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edilmesi halinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne; aynı Kanunun "Üretim ve Sevkiyat" başlıklı 12. maddesinde; "Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. (...) Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir." hükmüne, aynı Kanunun "Pasa, bakiye yığını ve cürufların muhafazası" başlıklı 36. maddesinde; "Madencilik ve müteakip safhalarındaki faaliyetler sırasında; cevher, metal veya ekonomik değer ihtiva eden, günün şartlarında teknik veya ekonomik değerlendirmesi mümkün olmayan pasa, zenginleştirme bakiye yığını ve cüruflar, çevre kirliliği açısından mahzur teşkil etmiyorsa geçirildikleri son işlemden çıktıkları şekliyle ayrı ayrı muhafaza edilir. Bu bakiye ve pasa yığınlarının miktarları, fizikî özellikleri, usulüne göre alınmış numunelerin analiz raporları ve döküm alanları, faaliyet raporları, plân ve haritalarda gösterilir." hükmüne yer verilmiştir. 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmî Gazete'de yayımla yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin, "İnceleme ve denetim" başlıklı 74. maddesinde, " (...) İnceleme ve denetimlerde ruhsat sahibi Genel Müdürlüğe verdiği teknik ve mali belgelerin hazırlanmasına esas olan bütün belgelerin asıllarını, yapılmış hesapları talep halinde heyet üyelerine göstermek zorundadır." hükmüne, aynı Yönetmeliğin "İnceleme ve denetimin yapılması" başlıklı 75. maddesinde ise "İnceleme ve denetim sırasında teknik ve mali belgeler ile bu belgelerin hazırlanmasına esas teşkil eden işletme projesinin uygulanması ile ilgili hususlar, üretim yöntemi, üretim miktarı, üretilen madenin kullanım alanı, sevk fişleri, faturalar, satış belgeleri gibi Kanun ve mevzuat gereği diğer belgeler incelenir. Her türlü denetimde çevre ile uyum planına uygun çalışılıp, çalışılmadığı kontrol edilir." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 43.907,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 8. fıkrasının e. bendi doğrultusunda, aynı Kanun maddesinin 7. fıkrası uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: Bursa ili, İnegöl ilçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil ... sayılı II-b grubu işletme ruhsat sahasnın davalı idarece ilk olarak 04.03.2015 tarih ve 1218 sayılı ve daha sonra 03.05.2017 tarih ve 802834 sayılı olurlar kapsamında mahallinde tetkik edildiği, mahallinde yapılan bu denetimlerde, Sicil:... sayılı ruhsat için ruhsat sahibi tarafından davalı idareye verilen 2011 yılı satış bilgi formunda, bu yıl için sahada 965 m3 stok bulunduğunun beyan edildiği, ancak 2011 yılı sonrasında bu stoğun beyan edilmediği, mahallinde yapılan denetimlerde de söz konusu stoğun ruhsat sahasında bulunmadığının tespit edildiği görülmektedir. Mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının günün şartlarında teknik veya ekonomik değerlendirmesi mümkün olmayan pasa, zenginleştirme bakiye yığını ve cürufları çevre kirliliği açısından mahzur teşkil etmediği takdirde geçirildikleri son işlemden çıktıkları şekliyle ayrı ayrı muhafaza etmekle yükümlü olduğu gibi, bunları usulüne uygun şekilde faaliyet raporları, plân ve haritalarda göstermek zorunda olduğu, sahada idarece yapılacak denetimlerde de ilgili belgelerin mahallinde tetkik heyetine ibraz edilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, ilgili mevzuat uyarınca ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesinin haksız yere hak iktisabı olarak kabul edildiği, haksız yere hak iktisabına imkan veren hususlarla ilgili beyanların da gerçek dışı ve yanıltıcı beyan olarak kabul edildiği tartışmasızdır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin ekleri içerisinde yer alan Ek Form 14 - İşletme Faaliyeti Bilgi Formunun 9- Stok Miktarı başlıklı kısmında açıkça tüvenan cevher, zenginleştirilmiş cevher, moloz, pas, atık, artık, cüruf vs'nin stoklarının ayrı ayrı belirtileceği hususuna yer verilmiş olup, davacı tarafından, daha önce ruhsat sahasında bulunan stoğun daha sonraki yıllarda "stoğun mali değerinin olmaması ve beyan edilmesinin gerekmemesi" gerekçesiyle faaliyet bilgi formunda gösterilmemesi ve yapılan mahallinde tetkiklerde de sahada ilgili stoğun bulunmadığının tespit edilmiş olması hususları gözönünde bulundurulduğunda, davacının fiilinin mevzuat gereği gerçek dışı ve yanıltıcı beyan olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali yönündeki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne 2.... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; a) Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 7. fıkrası uyarınca ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, b) Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 06/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.