Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3943 E. , 2024/2915 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3943 Karar No : 2024/2915 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi VEKİLİ: Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL:... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Mühendisli
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3943 E. , 2024/2915 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3943 Karar No : 2024/2915 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi VEKİLİ: Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL:... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi "Devreler ve Sistemler" Ana Bilim Dalında "sensör teknolojileri alanında doktora yapıyor olmak" şartıyla 30.10.2020 tarihinde ilan edilen araştırma görevlisi kadrosuna başvuruda bulunan davacının, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Mühendislik Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemenin yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, her iki adayın da ilanda yer alan "sensör teknolojileri alanında doktora yapıyor olmak" şartını karşılayıp karşılamadığının tespiti amacıyla gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'ndan görüş almak ve sensör teknolojilerinin bilim dalı olup olmadığı sorulmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçelerine yer verilmişse de, bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekli görülmediği; dosyaya sunulan Üniversitelerarası Kurulun 30.06.2021 tarihli kararında, müdahilin çalışma alanı bakımından "...Tübitak projesi kapsamında koku sensörü ile ilgili çalışma yapıyor olunmanın, "Sensör Teknolojileri" alanında doktora yapma ile eşdeğer olmadığı..." 'nın açıkça ifade edildiği, davalı idarece yapılan ön değerlendirme aşamalarını geçen yani ilanda yer alan özel şartı sağladığı açıkça kabul edilmiş olan davacının açtığı işbu davada, aleyhe hüküm kurma yasağının bir gereği olarak, davacı açısından sorunsuz bir şekilde geçilen ve ihtilafa konu olmayan "ön değerlendirme" aşaması yönünden herhangi bir araştırmaya gerek olmadığı; müdahilin proje yürütücüsünün sözlü sınav jürisinde yer alması nedeniyle jürinin tarafsız ve objektif bir şekilde teşekkül ettirildiğinden bahsedilemeyeceğinden, bu jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucu davacının başarısız sayılmasına ve ilanda yer alan özel şartı sağlamayan müdahilin başarılı sayılmasına ilişkin işleme karşı (ön değerlendirme aşamasını geçen) yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kriminalistik Ana Bilim Dalı doktora programına 08.02.2017 tarihinde kayıt yaptıran davacının, 22.09.2021 tarihinde kendi isteği ile kaydını sildirdiği görüldüğünden, hali hazırda doktora öğrencisi olmayan ve bu nedenle atanmak istenilen araştırma görevlisi kadrosu için gerekli olan "doktora yapıyor olmak" şartını mevcut durumda taşımayan davacının, dava konusu işlemlerin iptalini istemekte güncel bir menfaatinin kalmadığı; dava konusu işlemlerle güncel bir menfaati (bağı) kalmayan davacının, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin davada subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne,... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın ehliyet nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa Mahkemesi'nin ...... tarih ve ... numaralı bireysel başvuru kararında, davanın esasının incelenebilmesi için 2577 sayılı Kanun kapsamında aranan menfaat şartının davanın açıldığı sırada bulunmasının yeterli kabul edildiği; ... tarih ve ... numaralı bireysel başvuru kararında, menfaat bağının yargılama sürecinde kalktığı gerekçesi ile uyuşmazlığın esasının incelenmemesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğinin belirtildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.11.2020 tarih ve E:2019/1965, K:2020/2406 sayılı kararında, idari işlemlerin dava açma ehliyeti bakımından tesis olundukları ve davaya konu edildikleri tarihteki şartlara göre hukuki denetiminin yapılarak karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, 7417 sayılı Kanun kapsamında öğrenci affından yararlanarak, 06.01.2023 tarihinde doktora öğrencisi olarak kaydını yaptırdığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve davalı idare yanında davaya katılan tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : ......Üniversitesi Mühendislik Fakültesi "Devreler ve Sistemler" Ana Bilim Dalında "sensör teknolojileri alanında doktora yapıyor olmak" şartıyla 30.10.2020 tarihinde ilan edilen araştırma görevlisi kadrosuna başvuruda bulunan davacının, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemden kaynaklanan davada, davanın açılmasından sonra davacının 21.09.2021 tarihli başvurusu üzerine doktora öğrenciliği kaydının 29.09.2021 tarihinde silinmesi üzerine, bakılan davada güncel menfaatinin kalmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Buna karşın; idari işlemlerin, dava açma ehliyeti bakımından tesis olundukları ve davaya konu edildikleri tarihteki şartlara göre hukuki denetiminin yapılarak karar verilmesi gerektiği gibi bakılan uyuşmazlık henüz kesinleşmeden temyiz aşamasında davacının 7417 sayılı Kanun kapsamında öğrenci affından yararlanarak, 06.01.2023 tarihinde doktora öğrencisi olarak kaydını yaptırdığı dikkate alındığında, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iade edilmesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 17/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi "Devreler ve Sistemler" Ana Bilim Dalında "sensör teknolojileri alanında doktora yapıyor olmak" şartıyla 30.10.2020 tarihinde ilan edilen araştırma görevlisi kadrosuna başvuruda bulunan davacının, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Mühendislik Fakültesi Dekanlığının ...tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulu, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılmasına ve sürdürülmesine ilişkin olup, kişisel menfaat ihlali kavramının, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Danıştayın yerleşik içtihadı gereği, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari işlemin davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebilmesini mümkün kılmaktadır. Aksi takdirde, davacının menfaatini etkileyen uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmemesi suretiyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmesine yol açacağı açıktır. Bu bakımdan; ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi "Devreler ve Sistemler" Ana Bilim Dalında "sensör teknolojileri alanında doktora yapıyor olmak" şartıyla 30.10.2020 tarihinde ilan edilen araştırma görevlisi kadrosuna başvuruda bulunan davacının, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemden kaynaklanan davada, davanın açılmasından sonra davacının 21.09.2021 tarihli başvurusu üzerine doktora öğrenciliği kaydının 29.09.2021 tarihinde silinmesi üzerine, bakılan davada güncel menfaatinin kalmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Buna karşın; idari işlemlerin, dava açma ehliyeti bakımından tesis olundukları ve davaya konu edildikleri tarihteki şartlara göre hukuki denetiminin yapılarak karar verilmesi gerektiği gibi bakılan uyuşmazlık henüz kesinleşmeden temyiz aşamasında davacının 7417 sayılı Kanun kapsamında öğrenci affından yararlanarak, 06.01.2023 tarihinde doktora öğrencisi olarak kaydını yaptırdığı dikkate alındığında, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.