Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2809 E. , 2024/2630 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2809 Karar No : 2024/2630 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Muris ...'i
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2809 E. , 2024/2630 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2809 Karar No : 2024/2630 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Muris ...'in 09/12/2015 tarihinde vefatından sonra, %50 ortağı olduğu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden intikal eden servet unsurları nedeniyle davacı adına 2016 yılı için tarh edilen veraset ve intikal vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dosyanın incelenmesinden, muris ...'in 09/12/2015 tarihinde vefatından sonra, %50 ortağı olduğu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden intikal eden servet unsurları nedeniyle 29/12/2016 tarihinde verilen beyannamede öz sermaye payının 4.359.713,21 TL olarak beyan edildiği; konuyla ilgili olarak düzenlenen vergi inceleme raporunun sonuç bölümünde ise, bilançoda yer alan ticari varlık kalemlerinin, Vergi Usul Kanunu'nun "Servetleri Değerleme" başlıklı bölümünde 291 ilâ 298. maddelerde yapılan açıklamalar çerçevesinde takdir komisyonu tarafından yapılacak değerleme sonrası bulunacak matrah farkının öz sermayeye ilave edilmesi; şirketin ticari öz sermayesi olarak hesaplanan tutarın murisin hissesine isabet eden kısmının (9.739.697,79x%50=) 4.869,848,90 TL olarak dikkate alınması; murisin şirketten alacağı olan 5.964.794,04 TL'nin intikal eden menkul mallar arasında kabul edilerek takdir komisyonu tarafından göz önünde bulundurulması; ticari sermaye unsuru dışında kalan menkul ve gayrimenkul malların değerlemesinin takdir komisyonunca yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı takdir komisyonu kararı ile bilançoda yer alan ticari varlık kalemlerinden stoklar, tesis, makine ve cihazlar, demirbaşlar, taşıtlar bakımından 1.182.816,43 TL'lik matrah farkının takdir edildiği, söz konusu takdir komisyonu kararı dayanak gösterilerek düzenlenen dava konusu ihbarname ile de 1.786.220,15 TL matrah farkı üzerinden tarhiyatın yapıldığı; olayda, Mahkemece, her ne kadar murisin şirketteki alacağını hissedarlara bir nevi devretmesi nedeniyle anılan tutarın, veraset ve intikal vergisi matrahına dahil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının bu işlemle şirketten para çekilmediği, varisler tarafından beyan edilerek ödenen tutarın, murisin şirketten alacağı olarak kabul edilerek tekrar öz sermaye hesabına dahil edilmesinin mükerrerlik oluşturacağı, anılan yevmiye kaydının murisin vefatından yaklaşık 7 ay önce 07/05/2015 tarihli ortaklar kurulu kararı dayanak alınarak yapıldığı, bu nedenle ortada veraseten intikal eden bir meblağın bulunmadığı yolundaki iddialarının kararda karşılanmadığı; murisin şirketten olan alacağını devretmesinin yanında vergi inceleme raporunda belirtilen diğer matrah kalemleri bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, ihbarnameye dayanak olarak alınan takdir komisyonu kararı ile takdir edilen matrah farkının neye göre belirlendiğinin irdelenmediği, söz konusu kararın sayısının ihbarnamede yazandan farklı olduğu ve dava konusu ihbarnamede matrah farkı olarak eklenen tutarın inceleme raporu ve takdir komisyonu kararı ile belirlenen tutarlarla uyumlu olmadığı hususlarının göz önünde bulundurulmadığı; bu durumda; Mahkemece, uyuşmazlık hakkında, murisin ölüm tarihi itibarıyla çıkarılan bilançoda gösterilen öz sermayeyi oluşturan unsurların değeri, konunun uzmanı bilirkişi marifetiyle tespit edilerek yukarıda belirtilen hususların dikkate alınması suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabülüne ve anılan kararın kaldırılmasına, esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : İlk derece Mahkemesi tarafından, davanın reddi yolunda verilen karar, ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar olmadığından veya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış bir dava bulunmadığından, Danıştay bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesince, dava konusu veraset ve intikal vergisinin hukuka uygunluğu yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, gönderme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muris ...'in 09/12/2015 tarihinde vefatından sonra, %50 ortağı olduğu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden intikal eden servet unsurları nedeniyle davacı adına 2016 yılı için tarh edilen veraset ve intikal vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği ve bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, 5. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesini değiştiren, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin gerekçesinde, "...Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yapacak ve yine istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir. İşin esasına girilerek yapılacak inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilecektir. Bu durumda, istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 14. ve 15. maddeleri uyarınca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise, istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi, ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hâlinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir..." açıklamalarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümlere göre, bölge idare mahkemelerinin, sadece ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması veya davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderebileceği, bunun dışındaki hallerde ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek ve karardaki maddi veya hukuki eksiklikleri de gidererek işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerekmektedir. İlk derece Mahkemesi tarafından, murisin şirketteki alacağını hissedarlara bir nevi devretmesi nedeniyle anılan tutarın, veraset ve intikal vergisi matrahına dahil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen karar, ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar olmadığından veya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış bir dava bulunmadığından, bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesince, dava konusu veraset ve intikal vergisinin hukuka uygunluğu yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi kaldırıldıktan sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yolunda verilen temyize konu kararın yargılama usulü kurallarına aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 16/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.