10. Hukuk Dairesi 2023/7458 E. , 2024/10672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/76 E., 2023/163 K. KARAR : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabul Birleşen dava davalısı vekili, Davacı vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi
**10. Hukuk Dairesi 2023/7458 E. , 2024/10672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/76 E., 2023/163 K. KARAR : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabul Birleşen dava davalısı vekili, Davacı vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ve Sompo Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl işveren davalı ...Ş.'nin Azerbeycan Cumhuriyeti Bakü kentindeki kule inşaatında alt işveren diğer davalı ... Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye bağlı olarak dış cephe giydirme ustası olarak 2011 yılı Mayıs ayında işe başladığını, müvekkilinin 06.04.2012 tarihinde davalılara ait işyerinde çalışırken her biri yaklaşık 250 kg olan 8 adet dış cephe camın bacağının üzerine devrilmesi suretiyle iş kazası geçirdiğini, sağ diz kapağı ile ayak bileğinin arasının camların altında kaldığını ve sakatlandığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru olmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan ve denetlenemeyen davalıların kazanın oluşumunda müşterek olarak kusurlu olduklarını, davacının 20 yıllık işçi olduğunu, 2007 yılından beri de dış cephe giydirme işinde çalıştığını, vasıflı bir eleman olduğunu, iş kazası geçirdiği anda diğer işçilerin şefi durumunda olduğunu, kaza tarihinde maaşının 1.400,00 USD olduğunu, ayrıca 3 öğün yemek ve ikametgah yerinin işveren tarafından sağlandığını, davacının ücretinin bir kısmının sigortaya bildirildiğini belirterek davacının geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı için 304.165,08 TL maddi, manevi zararı için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... firma vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alüminyum dış cephe giydirme işleri yapan bir şirket olduğunu, bünyesinde çalışan tüm işçilerinde bu işi yapmaya ehil olmasına daima özen gösterdiğini ve çalıştırdığı işçileri tek başına değil bir ekip halinde ve iş güvenliğine yüksek oranda özen göstererek çalıştırdığını, dava konusu iş kazasında müvekkilinin değil doğrudan doğruya kazaya sebep olan işçinin kusurlu olduğunu, davacıya gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, şantiye stok alanında bulunan cam sandıklarının açılması sırasında sandığın teknik kaidelere uygun olarak açılmaması nedeniyle camların devrildiğini, davacının bacağına düştüğünü, yıllardır bu işi yapan cam indirme konusunda sorumlu personelin teknik olarak cam sandığını hatalı açmasının personelin kusuru olduğunu, müvekkili şirketin işçilerine iş güvenliği kurallarına uygun malzemeleri vererek çalıştırdığını, bazen işçilerin her türlü denetim ve ikaza rağmen tamamen kusurlu davranarak iş kazalarının meydana gelmesinde doğrudan ve birinci derecede etken olduklarını, davacının ücretinin brüt 1.050,00 TL olduğunu, davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkili şirketin Sompo Japan Sigorta tarafından poliçeyle özel mali mesuliyet sigortası da yaptırdığını, bu nedenle davanın Sompo Japan Sigortaya ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete ait Ortaköy Mah. Beşiktaş ilçesi, 38 pafta, 30 ada, 165 parselde yerleşik Zorlu Center projesinin ihale edildiği Aktürk Yapı Endüstri ve Ticaret A.Ş.'nin alt işvereni konumundaki diğer davalı ...'ın SGK'lı çalışanı olduğunu, davacının müvekkili şirket tarafından istihdam edilmesi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, dava konusu olayın gerçekleşmiş olduğu belirtilen Azerbaycan Bakü'deki kule inşaatı ile müvekkili şirketin hiçbir hukuki ve ticari bağlantısının bulunmadığını belirterek öncelikle davanın husumet yönünden reddine, davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... birleşen dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2018 tarih 2013/1795 Esas 2018/271 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, 304.165,08 TL maddi tazminatın 16.04.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Alüminyum San ve Tic. Ltd. Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 50,000,00 TL manevi tazminatın 16.04.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Alüminyum San ve Tic. Ltd. Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... firma vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2018/3191 E.-2019/1243 K. sayılı kararı ile dosya içeriğine göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davalı şirket vekilince süresinde ileri sürülen istinaf sebepleri ile re'sen bakılacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacı vekili ve davalı ... Alüminyum...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21.(Kapatılan) Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarih ve 2019/3683 Esas, 2020/570 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olayda; hükme esas alınan kusur raporunda davalı ...Ş.‘nin sorumluluğuna ilişkin yeterli incelemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Mahkemece öncelikle yapılacak iş; davalı ...Ş‘nin alt ya da üst işveren sıfatına haiz olup olmadığının araştırılması, davalılar arasındaki ilişkinin alt işveren-üst işveren niteliğinde olup olmadığının açığa kavuşturulması, davalılar arasında organik bağın varlığı konusunda olayın irdelenmesi, taraflar arasında geçici iş ilişkisi bulunup bulunmadığının etraflıca araştırılması, varsa taraflar arasında tanzim edilen ana sözleşme metinlerinin dosya kapsamına kazandırılması ve neticeten Zorlu Yapı Yatırım A.Ş.'nin kusur ile sorumluluğunu, taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek belirlemekten ibarettir. Diğer yönden, dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 16.04.2012 tarihinde, Azerbaycan Cumhuriyetindeki inşaatta iş kazası geçirdiği anlaşılmaktadır Ancak davacının yurt dışı çalışması geçici olmasına rağmen Türkiye'de alabileceği emsal ücret konusunda yeterli araştırma yapılmamış, yurt dışında çalışmasına karşılık tespit edilen, asgari ücretin yaklaşık 3,06 katına tekabül eden ücretin işçinin sürekli alacağı ücret olduğu kabul edilerek hesaplama cihetine gidildiği anlaşılmıştır. İş kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarında davacıların zararı sigortalının gerçek net ücreti üzerinden yapılacak bilirkişi hesabı ile belirlenir. Maddi tazminat davalarına doğrudan etkisi dikkate alındığında ücretin belirlenmesi bir ön sorundur. İşverenin ödediği ücrete dair usulünce düzenlenmiş ücret bordroları var ve bu bordrolardan işçinin yaptığı işin niteliğine, tecrübesine göre uygun bir ücretin kendisine ödendiği anlaşılıyor ise bu bordroya dayalı olarak hesaplama yapmak gereklidir. Bir işçinin yurt içinde ve yurt dışında aynı işi yaparken aldığı ücretin eşit olabileceğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle davacının yurt içi ve yurt dışı ücretlerinin aynı olduğunun kabulü ile hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması da hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacı sigortalının yurt dışında çalıştığı dönem bakımından kazalandığı işin muhtemel bitme süresi de gözetilerek yurt dışında aldığı ücretine göre, yurt dışındaki işinin bitip yurda döndükten sonraki dönem bakımından ise sendikalı işçi olup olmadığı gözetilerek, sendikalı olması halinde ilgili sendikadan, sendikalı olmaması halinde ise yaptığı iş ve tecrübesi dikkate alınarak meslek odalarından, TÜİK ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığından öğrenilecek olan yurt içerisindeki emsallerinin aldığı ücrete göre hesaplamanın yapıldığı yeni bir rapor almak ve fakat ilama konu hükme esas teşkil eden ilk rapordaki ücret dışındaki diğer doneler dikkate alınarak, işlemiş dönem ileri çekilmeksizin ve taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklara riayet edilerek rapor neticesine göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçeleriyle bozma sebebine göre temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda tanzim edilen; "...Bozma ilamı doğrultusunda; ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketlerin ve dava dışı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş.'nin adresleri, faaliyet alanları, ortak ve yetkililerine ait bilgileri celp edilmiştir. TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İTO'ya ayrı ayrı müzekkere yazılarak davacının yurt içi çalışması için emsal ücret araştırması yapılmış olup, dosyamız arasına alınmıştır. Bozma ilamı doğrultusunda taraflara varsa aralarında tanzim edilen ana sözleşme metinlerini sunmaları için süre verilerek, dosyamız arasına alınmıştır. Bozma ilamı doğrultusunda dosya öncelikle kusur bilirkişisine, akabinde ise ... bilirkişisine tevdi edilmiş olup ve ayrıca taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek üzere ek raporlar da alınmıştır. Dosyada mevcut Sigortalı Emeklilik Daire Başkanlığının 13.04.2017 tarihli yazısı eki belgelerin incelenmesinde, davacının maluliyet oranının %41 olduğu belirtilmiş olmakla, hesaplamada bu oran esas alınmıştır. 10.12.2014 tarihli Beşiktaş SGM tarafından düzenlenen teskere cevabı ekindeki iş kazası inceleme raporunun son bölümünde işveren (alt işveren) ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'nin %60 oranında, ana firma (asıl işveren) Zorlu Yapı Yatırım A.Ş.'nin %20 oranında, kazalı işçinin de %20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamında Zorlu Yapı Yatırım A.Ş. ile Azerbaycan-Bakü’de olay tarihinde yapılmakta olan kule inşaatı ile ilgili herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi, bilgi ve belgede bulunmamaktadır. Davalı ...Ş.’nin Azerbaycan-Bakü Flame Tower İnşaatı (kulesi inşaatı) ile ilgisi bulunmadığı nedeni ile, Azerbaycan-Bakü'de kule inşaatı sırasında işçi ...’ın 16.04.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası olayında sorumluluğunun bulunmadığı, %80 davalı ...’in kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış olup, bozma ilamındaki eksiklik giderilmiştir. Yapılan yargılama ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının Azerbeycan Cumhuriyeti Bakü şehrinde kule inşaatında dış cephe cam giydirme işinde çalıştığı sırada, diğer iş arkadaşları ile birlikte 1,5x3 metre ebadındaki cam sandığını, 16.04.2012 tarihinde açmaya çalıştıkları sırada, sandığın takozdan kayarak devrilmesi sonucu sağ ayağı dizden itibaren devrilen cam sandığın altında kalan davacı ...’ın %20 oranında, davalı ...Ş.’nin Azerbaycan-Bakü Flame Tower İnşaatı (kulesi inşaatı) ile ilgisi bulunmadığı nedeni ile, Azerbaycan-Bakü ‘da kule inşaatı sırasında işçi ...’ın 16.04.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası olayında sorumluluğunun bulunmadığı ve davalı Dekoralin %80 kusurlu olduğu olduğu, davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle 195.856,64 TL maddi kazanç kaybının bulunduğu, davalının meydana gelen iş kazasındaki kusuru nedeniyle olayın meydana gelmesinde davacının duyduğu elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat sorumluluğunun da bulunduğu..." gerekçesiyle, "A-Davanın kismen kabul ve kısmen reddi ile 1-Davalı ...Ş aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, 195.856,64 TL maddi tazminatın 06.04.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Alüminyum San ve Tic. Ltd. Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-50,000,00 TL manevi tazminatın 06.04.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Alüminyum San ve Tic. Ltd. Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, B-Birleşen Dava Yönünden takip ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Davanın kismen kabul ve kısmen reddi ile 1-195.856,64 TL maddi tazminatın 06.04.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olarak tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-50,000,00 TL manevi tazminatın 06.04.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olarak tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... Alüminyum ...A.Ş. vekili ve Sompo Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı sonrası hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda müvekkilin alabileceği emsal ücretin hatalı tespit edildiği, raporda esas alınan bilinen dönemin hatalı olduğu, yurt dışı proje bitiş tarihinin 2017 tarihi olarak esas alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın oluşumuna davacının kendi kusurlu eylemlerinin neden olduğu, davacıya iş güvenliği eğitimlerinin verildiği, müvekkili şirkete kusur izafe eden raporun olaya uygun düşmediğini, tazminat hesabı yapılırken hesaplamaya esas ücretin yanlış değerlendirildiği, işyerinde sendika olmadığı, esas alınamayacağını, davacı ile kendileri dışındaki bir şirketin banka kayıtlarına göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranını hatalı belirlendiği, davacının belirlenen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, faiz başlangıcının İlk Derece Mahkemesince hatalı tespit edildiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme A) Davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalılar ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. vekili ile Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davacı vekili ile davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacı vekilince bozma öncesi verilen 10.05.2018 tarihli kararda maddi zararın 342.423,82 TL olarak tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak mahkemece davacı lehine 304.165,08 TL maddi tazminata hükmolunduğu, davacı vekilince maddi tazminata ilişkin istinaf ve temyiz sebebi ileri sürülmediği, yukarıda anılan bozma ilamı gereğince dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu bu kez davacı lehine 195.856,64 TL maddi tazminata karar verildiği, davacı yönünden itiraza uğramayan maddi tazminat miktarı ile bozma sonrası hükmolunan maddi tazminat arasındaki fark miktar dikkate alındığında, davalılar yönünden ise temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacı vekili ile davalılar ... Alüminyum San ve Tic A.Ş. vekili ile Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... Alüminyum San ve Tic A.Ş. ile Sompo Sigorta A.Ş. vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı vekili ile davalılar ... Alüminyum San ve Tic A.Ş vekili ile Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.