11. Ceza Dairesi 2011/12628 E. , 2012/552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 1) 2003 ve 2004 yıllarında sahte belge kullanma suçu için: 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi delaletiyle lehe Kanun olan 213 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80, 59/2, 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri gereğince 17 ay 15 gün hapis cezası-erteleme (iki kez) 2) Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu i
**11. Ceza Dairesi 2011/12628 E. , 2012/552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 1) 2003 ve 2004 yıllarında sahte belge kullanma suçu için: 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi delaletiyle lehe Kanun olan 213 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80, 59/2, 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri gereğince 17 ay 15 gün hapis cezası-erteleme (iki kez) 2) Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu için: Beraat 1- 29.05.2009 tarihinde yüze karşı tefhim olunan; sanık müdafilerinin defter ve belge gizlemek suçundan verilen beraat hükmü ile katılan vekilinin 2003 ve 2004 takvim yıllarından sahte belge kullanmak suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerini, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresi geçtikten sonra temyiz ettiklerinden, sanık müdafilerinin defter ve belge gizlemek suçundan verilen beraat hükmü ile katılan vekilinin 2003 ve 2004 takvim yıllarından sahte belge kullanmak suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelen vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Sanık müdafilerinin, 2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizlerinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin sübutun bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, mahkemece suç tarihinin hatalı olarak hesaplandığına, zamanaşımının gerçekleştiğine, hükmün gerekçeden yoksun olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3- Sanık müdafilerinin 2003 takvim yılında sahte belge kullanmak suçu ile ilgili mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizlerinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen “2003 takvim yılında sahte belge kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.05.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki “2003 takvim yılında sahte belge kullanmak” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 4- Katılan vekilinin, defter ve belge gizlemek suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyizine gelince; Ceza yargılamasında hiçbir duraksamaya yer vermeden gerçeği ortaya çıkarmak görev ve yetkisi bulunan ceza hâkimi, ileri sürülen mücbir sebebin dayandığı olayların vukuu ile defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığını, bunların mükellefin faaliyet alanı itibariyle mutat ortam yer ve mekânda muhafaza edilmesi olgusu, olayın meydana gelme olasılığı, doğal ve kaçınılması mümkün olmayan nedenlere dayanıp dayanmadığı, öngörülebilme ve neden sonuç ilişkisi, vergi denetiminden kaçmak amacına yönelik tertip niteliği ve sair ile olayın arz ettiği özelliği duruşmadan ve tahkikattan edineceği kanaate göre irdeleyip değerlendirmeli ve delilleri serbestçe takdir etmeli, irade dışında meydana geldiği ve defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı veya yok olması sonucunu doğurduğunu anlaması halinde 213 sayılı Kanunun 13. maddesinde düzenlenen mücbir sebep olarak kabul etmelidir. Bu nedenle, sanığın defter ve belgelerin aracından yapılan hırsızlık sırasında çalındığını savunması, hırsızlık nedeniyle şikâyeti sırasında düzenlenen 10.11.2005 tarihli tutanakta; olay tarihinde usulüne uygun olarak park ettiği şirketine ait araç içinden kişisel eşyaları ile birlikte şirkete ait kesilmiş işlenmiş olan 2 numaralı cilt faturanın da çalındığını beyan etmesi, aynı tarihli olay yeri inceleme tutanağında çalınan eşyaların neler olduğunun ayrıntılı olarak belirtilmediği, aynı tarihli görgü ve tespit tutanağında ise aracın sağ tarafındaki en son arka camının kırıldığı, yerde cam kırıklarının olduğu ve bagaj içindeki kapağın kaldırılmış ve bagajdaki eşyaların dağınık vaziyette olduğunun belirlendiği, ancak suça konu belgelerin varlığına veya çalındığına ilişkin bir bilgiye yer verilmediğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, vuku bulduğu bildirilen hırsızlık olayından sonra sanığın çalındığını iddia ettiği belgelerle ilgili olarak gazeteye ilan verilip verilmediği, bu hususta hukuk mahkemelerinden zayi belgesi almak için başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuru yapılmış ise akıbeti araştırılıp, 2004 yılında düzenlendiği anlaşılan belgelere ilişkin fatura cildinin hangi sebeple araçta bulundurulduğu sanıktan sorulup, sonucuna göre toplanan tüm delillerle birlikte 2004 yılı faturalarının 2005 yılının son aylarında araçta olmasının mutad olup olmadığı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. .