21. Hukuk Dairesi 2012/20531 E. , 2013/24047 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, sigortalılığının ve süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki ka…
**21. Hukuk Dairesi 2012/20531 E. , 2013/24047 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, sigortalılığının ve süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu sürelerin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 20.04.1982-31.12.1994 tarihleri arasında zorunlu, 26.01.2009-30.09.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa gereği sigortalı olduğunun ve 720 gün askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile davacının toplam 15 yıl 4 ay 15 gün sigortalı hizmetinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, Bağ-Kur’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının vergi kaydına istinaden 20.4.1982- 31.12.1994 tarihleri arası 1479 sayılı Yasaya tabi esnaf Bağ-Kur sigortalısı sayıldığı, esnaf sanatkarlar sicili ve esnaf odası kaydının bulunmadığı, muhtelif tarihlerde prim ödemelerinin olduğu, 26.1.2009 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık için başvurduğu, 2 yıllık askerlik süresini borçlanarak 10.9.2009 tarihinde Kurum hesabına ödediği, 17.9.2009 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunmasından sonra kurumun vergi dairesi ile yaptığı yazışma neticesi davacının vergi kaydının muz müstahsilliği nedeniyle zirai vergi kaydı olduğunun bildirilmesi üzerine davacının Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, her ne kadar davacının 26.01.2009-30.09.2009 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğuna ve askerlik borçlanmasının geçerli olduğuna dair verilen karar doğru ise de davacının uyuşmazlık konusu olan 20.4.1982-31.12.1994 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık koşullarının bulunmadığı ortadadır. Ancak davacının bu dönem sigoralılığı nedeniyle muhtelif tarihlerde prim ödemelerinin bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla davacının ödediği primlerin uyuşmazlık konusu dönem yönünden ileriye yönelik ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü gerekmektedir. Mahkemece yapılacak iş, davacının, ödediği primlere karşılık gelen süre Kurumdan sorularak, ödeme tarihlerinden itibaren ileriye yönelik isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü ile karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.