Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1228 E. , 2024/4606 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1228 Karar No : 2024/4606 DAVACI : ... Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. Bursa ili dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S: ... ruhsat numaralı IV-b grubu linyit kömürü maden işletme ruhsatlı saha ile ilgili olarak; 2015 ve 2016 yılı devlet haklarına ilişkin 2015 yılında ocak başı satış fiyatının
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1228 E. , 2024/4606 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1228 Karar No : 2024/4606 DAVACI : ... Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. Bursa ili dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S: ... ruhsat numaralı IV-b grubu linyit kömürü maden işletme ruhsatlı saha ile ilgili olarak; 2015 ve 2016 yılı devlet haklarına ilişkin 2015 yılında ocak başı satış fiyatının 86,26 TL/Ton olarak, 2016 yılı için ise 87,47 TL/Ton olarak revize edilerek ilgili satış bilgi formlarına yeniden devlet hakkı tahakkuk ettirilmesi sonucunda 2015 yılı için 220.525,30 TL devlet hakkı, 2016 yılı için ise 1.164.848,49 TL devlet hakkı tutarının gecikme faizi ile ödenmesinin istenilmesine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile, 2. Tesis edilen birel işlemin dayanağı olan 06/01/2016 ve 11/01/2017 tarihli Komisyon Raporlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 2015 ve 2016 yıllarına ait satış bilgi formları ve ödemelerden sonra idarece ocak başı satış fiyatı belirlenmesi için komisyon oluşturularak 06/01/2016 ve 11/01/2017 tarihli Komisyon raporları dikkate alınarak hakkında fark Devlet hakkı çıkarıldığı, ocakbaşı satış fiyatı belirlemesi yapılırken herhangi bir maliyet hesabı ya da başka bir hesaplama yapılmadığı, her bir ocağın fiziki durumu, kömürün üretim şekli, işçilik, araç, gereç, sarfiyat malzemesi giderleri, jeolojik koşullar ve başkaca birçok unsur kömür üretim maliyetlerini değiştiren unsurlar varken iken, komisyon tarafından genel uygulama amacıyla fiyatların hazırlandığı ve içeriklerinin maddi ve teknik dayanağı bulunmadığı, teknik bilirkişi görevlendirilerek 2015 ve 2016 yıllarında üretilen kömürün ocak başı satış fiyatlarına esas maliyet hesaplamalarının tespitinin yapılmasının istenildiği, üretilen kömürün tamamının Orhaneli Tunçbilek Termik Santralinde elektrik üretimi amacıyla tüketildiği, Devlet hakkına esas ocak başı satış fiyatı beyan edilirken üretime ilişkin, akaryakıt, personel, malzeme, dışardan sağlanan fayda ve hizmetler, diğer giderler ve vergi ile harçlardan oluşan tüm maliyet kalemleri dikkate alınarak fiyat belirlendiği, ruhsatı 22/06/2015 tarihinde devraldığı ve bu tarihten itibaren üretim yaptığından bu tarihten önceki döneme ilişkin devlet hakkı tahakkuk ettirilmesinin borçların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, ilgili dönemde ... A.Ş.'nin üretim yaptığı, idarenin bilimsel veriye dayanmayan Komisyon raporlarının ve bu raporlar esas alınarak fark Devlet hakkı çıkartan bireysel işleminin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : 2015 ve 2016 yılı için belirlenen ocak başı satış fiyatının davacının beyan ettiği fiyattan yüksek olması nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, Bakanlık heyetlerinin mahallinde yaptığı tetkiklerinde satış faturaları üzerinden yaptığı tespitler, gerekli yerlerden bilgi sorularak araştırma yapıldıktan sonra Devlet hakkı hesaplamalarında esas alınan taban fiyatların açıklandığı, kömür işletme izinli ruhsatlardan alınacak Devlet hakkına esas ocak başı satış fiyatının belirlenmesi için ... Kurumu, ... A.Ş. ve Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğünden yazılı olarak bilgi alındığı ve kömürlerin kalori değerleri dikkate alınarak kanun gereği olan bölgesel farklılıklarda gözetilerek ocak başı satış fiyatının oluşturulduğu, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrasında ocak başı satış fiyatlarının belirlenmesi yetkisinin Bakanlığa verilmiş olduğu, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün Maden Kanunu gereği devlet hakkı kaybına sebep olunmaması ve ruhsat sahiplerinin mağdur olmamaları için hakkaniyetle uygulanması adına maden işletmesi yapan mümkün olan azami sayıda özel ve tüzel kişiye yazılı ve sözlü olarak ulaşıldığı, mahallinde tetkik raporları ve ruhsat sahibi beyanlarının değerlendirildiği ve neticesinde ocak başı satış fiyatını belirlemeye yönelik usul ve esasların ve/veya ocak başı satış fiyatlarının ilan edildiği, dava konusu olayda kömür işletme izinli ruhsatlardan alınacak devlet hakkına esas ocak başı satış fiyatının belirlenmesi için, Türkiye Taş Kömürü Kurumu, Elektrik Üretim Aş. ve Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden yazılı olarak bilgi alındığı ve kömürlerin kalori değerleri dikkate alınarak kanun gereği olan bölgesel farklılıkların da göz önüne alındığı ve bu parametreler çerçevesinde ocak başı satış fiyatının oluşturulduğu, davacı tarafından ileri sürülen her bir ruhsatta farklı proses, farklı maliyet olmasına rağmen komisyon raporlarının bu tür farklılıklara göz ardı ettiği iddiası bakımından, komisyonun proses maliyetleri ve nakliye ile ilgili olarak Devlet hakkı kaybına sebep olunmayacak emsal değerler tüm sektör dikkate alınarak belirlendiği, raporda belirlenen fiyatın, asgari fiyat olup bu fiyattan daha yüksek satış yapılması halinde bu yüksek fiyatların da idarelerince kabul edilmekte olduğu, ruhsat sahiplerince tesis maliyetleri ve nakliye bedellerinin makul bir seviyede beyan edilmemesi halinde Devlet hakkı kaybına sebep olunacağı, açıklanan fiyatın işlenmiş nakledilmiş ürün için değil ocaktan çıkarıldığı anda kalori değeri üzerinden belirlenen fiyat olduğu, yıkama kurutma ve torbalama yapılarak satılan kömür için ise bu maliyet kalemleri düşülerek ruhsat sahiplerine kolaylık sağlandığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın düzenleyici işlem kısmı yönünden davanın reddine, bireysel işlem yönünden kısmen reddine kısmen karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; Bursa İli dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S: ... ruhsat numaralı IV. (b) Grubu linyit kömürü maden işletme ruhsatlı saha ile ilgili olarak; 2015 ve 2016 yılı devlet haklarına ilişkin 2015 yılında ocak başı satış fiyatının 86,26 TL/Ton olarak, 2016 yılı için ise 87,47 TL/Ton olarak revize edilerek ilgili satış bilgi formlarına yeniden devlet hakkı tahakkuk ettirilmesi sonucunda 2015 yılı için 220.525,30 TL devlet hakkı, 2016 yılı için ise 1.164.848,49 TL devlet hakkı tutarının gecikme faizi ile ödenmesinin istenilmesine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin ve işlem dayanağı olan 06/01/2016 ve 11/01/2017 tarihli Komisyon Raporlarının iptali istemiyle açılmıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinde, Devlet hakkının, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı; üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyatın, ocak başı satış fiyatı olduğu, madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği, ocak başı satış bedelinin, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamayacağı; tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatının, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyat olacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan Kanun hükmü gereği, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece farklı bölgelerde farklı kalorifik (ısıl) değerde kömür istihracı olduğu göz önüne alınarak, Devlet Hakkı kaybına neden olmamak ve ruhsat sahiplerinin mağdur olmamaları adına maden işletmesi yapan özel ve tüzel kişilere ulaşılıp, yazılı ve sözlü beyanlarının değerlendirildiği ve mahallinde tetkik raporları üzerinde tespitler yapılarak, ocak başı satış fiyatının tespit edildiği, böylece kalori değeri baz alınarak bölgesel farklılıkların bertaraf edilmek istenildiği görülmektedir. Öte yandan, komisyon raporları oluşturulurken, tesis maliyetleri ile sektör temsilcisi kurum ve kuruluşlardan elde edilen kalori ve fiyat değerlerinin dikkate alındığı; ülkenin farklı yerlerinde linyit yatakları işleten Türkiye Taşkömürü Kurumu, ... A.Ş.ve Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgilerden yararlanıldığı, elde edilen bu bilgi ve değerlendirmelere göre bölgesel farklılıklar göz önüne alınarak, bu parametreler çerçevesinde ocak başı satış fiyatının hesaplandığı anlaşılmış olup, dava konusu raporların, objektif kriterler esas alınarak mevzuata uygun bir şekilde düzenlendiği; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların raporları sakatlayacak nitelikte bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda hukuka uygun olarak hazırlanmış komisyon raporları gereği tesis edilen bireysel işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 21.02.2024 tarihinde, davacı vekili Av....'ın ve davalı idare vekili Av. ...'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Dairemizin 21.02.2024 tarihli ara kararına yönelik cevaplar dosyaya sunulduktan sonra, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Bursa ili dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S: ... ruhsat numaralı IV-b grubu linyit kömürü üreten davacı tarafından, 2015 yılında ocak başı satış fiyatının 86,26 TL/Ton olarak, 2016 yılı için ise 87,47 TL/Ton olarak revize edilerek ilgili satış bilgi formları üzerinden devlet hakkı tahakkuk ettirilmesi sonucunda 2015 yılı için 220.525,30 TL, 2016 yılı için ise 1.164.848,49 TL devlet hakkı tutarının gecikme faizi ile ödenmesinin istenilmesine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile bu işlemin dayanağı olan 06/01/2016 ve 11/01/2017 tarihli Komisyon Raporlarının iptali istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: Devlet Hakkı, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak; 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (j) bendinde de, maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan devlet payına düşen kısım olarak tanımlanmıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madenler" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir. Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır: IV. Grup madenler ... b) Turba, Linyit, Taşkömürü ...." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun "Devlet hakkı" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, "(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. (Ek fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Bu fiyat emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır. (Ek fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır. ... (Ek fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. ..." hükmüne yer verilmiştir. 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Devlet hakkına ilişkin genel hükümler" başlıklı 86. maddesinde, "(1) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. (2) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Bu fiyat emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır. (3) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır. Bu fiyat, işletme yöntemi, tenör/kalite, üretilen bölge, aynı pazar ortamı ve diğer özellikler göz önünde bulundurulduğunda benzer işletmelerdeki emsal fiyatlardan az olamaz. Benzer ürünün piyasada satış fiyatının oluşmaması durumunda, gerektiğinde piyasada fiyatı oluşan aynı veya benzer proses maliyeti olan tesisler emsal alınarak madenlerin ocak başı satış fiyatı belirlenir. (4) Üretilen madenin ruhsat sahibine ait tesiste kullanılıyor olması halinde, aynı madenin piyasadaki ocak başı satış fiyatı emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır. (5) Aynı tesiste birden çok aşamada piyasa satış fiyatı oluşan ürünleri üreten tesislerde ocak başı satış fiyatı, tesisteki üretim sürecinde piyasa satış fiyatı olan ilk ürünün fiyatından madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak hesaplanır. (6) Devlet hakkı hesabında madenin tüvenan olarak satış fiyatının olması, emsal fiyatının tespitinde üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Üçüncü fıkra uygulanarak tespit edilen tüvenan madenin ocak başı satış fiyatı, emsal fiyatından az olamaz..." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava Konusu Komisyon Raporlarının İncelenmesi: Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle asgari emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Nitekim bu durum 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu'nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, "Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir." denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulmuştur. Dava konusu işlem ile 2015 ve 2016 yılları ocak başı satış fiyatı bir önceki yılın (2015 için 2014 yılı ile; 2016 yılı için 2015 yılı ile) ocak başı satış fiyatı ile aynı tespit edildiği, fiyat artışına dahi gidilmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı tarafından bölgesel farklılıklar ile kömür madeninin kullanım alanları dikkate alınmadan, 2015 ve 2016 yılları ocak başı satış fiyatlarının tespit edildiği iddia edilmektedir. Davalı idarece farklı bölgelerde farklı kaolirifik değerde kömür istihracı olduğu göz önüne alınarak kömür madeninin kalorifik değeri esas alınmak suretiyle 2015 ve 2016 yılları ocak başı satış fiyatının tespit edildiği ve böylece kalori değeri baz alınarak bölgesel farklılıkların bertaraf edildiği anlaşıldığından davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir. 06.01.2016 tarihli Komisyon Raporunda (2015 yılı ocak başı satış fiyatlarının belirlenmesine ilişkin rapor), Kanun ve Yönetmelikte yer alan ilkeler uyarınca, kömür madeninin herhangi bir işleme tabi tutularak satışının oluşması durumunda yani zenginleştirme işlemine tabi tutularak satılması durumunda yıkama işlemi için 5 TL/ton, kurutma işlemi için 2 TL/ton, paketleme işlemi için ise 15 TL/ton maliyetin düşülmesi sonucu ocak başı satış fiyatının hesaplanacağı da belirtilmiştir. 11.01.2017 tarihli Komisyon Raporunda, (2016 yılı ocak başı satış fiyatlarının belirlenmesine ilişkin rapor) Kanun ve Yönetmelikte yer alan ilkeler uyarınca, kömür madeninin herhangi bir işleme tabi tutularak satışının oluşması durumunda yani zenginleştirme işlemine tabi tutularak satılması durumunda yıkama işlemi için 5 TL/ton, kurutma işlemi için 3 TL/ton, paketleme işlemi için ise 20 TL/ton maliyetin düşülmesi sonucu ocak başı satış fiyatının hesaplanacağı da saptanmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dairemizin 27.06.2019 tarihli ve E:2016/3393 K:2019/6160 sayılı kararı ile, Dairemizin 25.05.2021 tarihli ve E:2019/8633 K:2021/2647 sayılı kararları da bu yöndedir. Dairemizin 27.06.2019 tarihli ve E:2016/3393 K:2019/6160 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Dairelerinin 09.12.2020 tarih ve E:2019/3428 K:2020/2984 sayılı kararı ile onanmıştır. Dava konusu Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 05/09/2017 tarih ve E.428010 sayılı işleminin incelenmesi : Davacı, 2015 yılı ocak başı satış fiyatı olarak 37,78 TL tutarında, 2016 yılı için de 40,30 TL tutarında beyanda bulunmuştur. Davalı idarece ise, 2015 yılı için 86,26 TL, 2016 yılı için 87,47 TL olarak ocak başı satış fiyatı belirlenmiştir. Dava konusu edilen işlem ile 2015 yılı için 220.525,30 TL, 2016 yılı için 1.164.848,49 TL fark devlet hakkının ödenmesi istenilmiştir. Dairemizin 21.02.2024 tarihli Ara Kararı ile davalı idareden, işlemde istenilen fark devlet hakkı hesabında, davacının kendi beyanına göre ödediği kısmın mahsubunun yapılıp yapılmadığının sorulduğu, gelen cevap üzerine, 2015 yılı için toplam devlet hakkının 505.455,13 TL olup, davacı tarafından beyan edilen 284.929,83 TL'nin ödendiği, 2015 yılı ödenmeyen fark Devlet hakkı miktarının 220.525,30 TL olarak hesaplandığı; 2016 yılı için ise toplam devlet hakkının 1.164.848,48 TL olup, davacı tarafından beyan edilen 536.687,42 TL'nin ödendiği, 2016 yılı ödenmeyen fark devlet hakkının 628.161,07 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Dava konusu işlem ile 2015 yılı fark devlet hakkı hesabının doğru şekilde yapıldığı anlaşıldığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve E... sayılı işlemi ile 2016 yılı için 1.164.848,49 fark devlet hakkı istenildiği, bu durum Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile düzeltilerek 2016 yılı için daha önce ödenmiş olan kısmın mahsubu yapılarak 628.161,07 TL fark devlet hakkının ödenmesi istenilmiştir. Bu nedenle idarece 2016 yılı için istenilen miktar dava devam ederken düzeltilerek bu konuda yeni bir işlem tesis edildiğinden, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile 2016 yılı için 1.164.848,49 fark devlet hakkının; 628.161,07 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 536.687,42 TL'lik kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.06/01/2016 ve 11/01/2017 tarihli Komisyon Raporlarının yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin 2015 yılına ilişkin ... TL'lik kısmı ile 2016 yılına ilişkin ... TL'lik kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE, 3. Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin 2016 yılına ilişkin ... TL'lik kısmı yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin, haklılık oranına göre ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılması, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine 6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.