3. Hukuk Dairesi 2024/1963 E. , 2025/1225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/359 E., 2024/638 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/312 E., 2024/5 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor
**3. Hukuk Dairesi 2024/1963 E. , 2025/1225 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/359 E., 2024/638 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/312 E., 2024/5 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; İl Sağlık Müdürlüğünce müvekkilinin sahibi ve mesul müdürü olduğu ... Eczanesinin muvazaalı olarak işletildiği gerekçesiyle, Iğdır Valiliğinin 11.10.2012 tarihli oluru ile aynı tarihte eczane ruhsatnamesinin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine davalı Kurumca taraflar arasında imzalanan 2012 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.12.) maddesi uyarınca sözleşmenin yapıldığı 01.03.2012 tarihinden itibaren müvekkiline yapılan tüm ödemelerin geri alınmasına ve sözleşmenin beş yıl süreyle feshine karar verildiğini, ancak bu kararın müvekkiline tebliğ edilmediği gibi savunmasının da alınmadığını, daha sonra davalı tarafından Ordu İcra Müdürlüğünün 2018/3465 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, her ne kadar anılan Protokol maddesinde muvazaalı işletildiği tespit edilen eczaneden sözleşme tarihinden itibaren eczane kapatılma tarihine kadar ödenmiş olan reçete bedellerinin geri alınabileceği belirtilmekte ise de, bu hükmün haksız şart niteliğinde olup hukuken güçlü konumda bulunan davalı Kurum tarafından müvekkili ile müzakere edilmeden Protokole eklenmiş olduğunu, sözleşme imzalanmadığı takdirde eczacılık faaliyetinin yürütülemeyeceğini, müvekkili hakkında muvazaalı eczane işlettiği yönündeki iddia kesinleşmiş ise de, bu dönem içinde düzenlenen faturalar karşılığı olan ilaçların hastalara verilmiş olduğunu, müvekkilince karşılanmaması halinde dahi başka eczanelerden karşılanacağını ve davalı tarafından ödemesinin yapılacağını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından başlatılan takip dolayısıyla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, bu talebin kabul edilmemesi halinde, takip dayanağı Protokol hükmünün hukuka aykırı olması nedeniyle cezai şartta indirim yapılarak takibin bu miktar yönünden iptalini ve müvekkilinden tahsil edilen miktar için şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumca uygulanan işlemlerin sözleşmeye ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı tarafın muvazaalı olarak eczane işlettiği, bu hususa yönelik davacının herhangi bir itirazının bulunmadığı, 01.02.2012 tarihli İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.3.12.) maddesinde yer alan "Eczanenin muvazaalı olarak faaliyet gösterdiğine ilişkin bulguların tespit edilmesi halinde durum ivedilikle İl Sağlık Müdürlüğüne ve TEB'e bildirilir. Kurum gerekli incelemeleri yapar. Bu süreç içerisinde Sağlık Müdürlüğünden ve/veya TEB'den eczanenin muvazaalı olduğuna dair bilgi/karar gelmesi halinde sözleşme feshedilir. Eczanenin muvazaalı olarak işletildiğinin tespiti halinde sözleşme tarihinden itibaren Kurumca eczaneye yapılan tüm ödemeler geri alınır." şeklindeki düzenleme uyarınca davalı Kurumun davaya konu takibi yapmakta haklı olduğu, ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin/protokolün Borçlar Hukuku anlamında klasik çift taraflı bir sözleşme olmayıp Kurum ile eczane arasındaki ilaç temini ve satışına ilişkin esasları düzenleyen bir sözleşme olduğu, dolayısıyla sözleşmeye aykırı davranışlar neticesinde birtakım ağır yaptırımları içermesinin bu sözleşmenin doğası gereği olduğu ilaç temini hususunun hem halk sağlığının korunması hem de kamu zararının oluşmaması bakımından önem arz ettiği, hâl böyleyken Türk Eczacıları Birliğinin de kabul ettiği Protokole ilişkin yapılan takibe konu alacak bakımından Borçlar Hukuku yönünden bir indirime gidilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; eczanenin muvazaalı olarak işletiliyor olmasının sadece mesul müdür açısından etki yaratacağını, eczanede Sağlık Bakanlığına bağlı bir sistem dahilinde yapılan ilaç satışına bir etkisinin bulunmadığını, yapılan işlemlerin gerçek işlemler olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılmadığını, takibe dayanak sözleşme maddesinin haksız şart hükmünde olduğunu, bilirkişi raporunda takibe konu alacak miktarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda da bir değerlendirme yapılmadığını, konuya ilişkin emsal kararlar dikkate alındığında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından 2012 yılı Eczane Protokolünün (5.3.12.) maddesi uyarınca davacıya ödenen reçete bedellerinin tahsili için aleyhinde başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karada belirtilen gerekçeye, davacı eczacının taraflar arasında imzalanan 2012 yılı Eczane Protokolünün (5.3.12.) maddesine aykırı hareket ederek eczanesini muvazaalı olarak işlettiğinin kesinleşmesine, bu itibarla davalı Kurumca anılan Protokol hükmüne dayalı olarak davacıya yapılan ödemelerin geri alınması için icra takibine girişilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.