Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/423 E. , 2024/2877 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/423 Karar No : 2024/2877 DAVACI :... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... 2- ... Bakanlığı (... Bakanlığı) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik"in, 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi G…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/423 E. , 2024/2877 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/423 Karar No : 2024/2877 DAVACI :... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... 2- ... Bakanlığı (... Bakanlığı) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik"in, 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin, 16. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Mesai saatleri dışında verilecek olan ölüm belgelerinin düzenlenmesi işi, ilçe bazında, belediye tabibi, toplum sağlığı merkezi hekimi ve aile hekimlerinin dahil olduğu nöbet sistemi ile verilir. Bu nöbet listesi toplum sağlığı merkezlerince oluşturulur, mahalli mülki amir tarafından onaylanır. Nöbet listesi oluşturulurken coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak ilçeler birleştirilebilir. Mesai saatleri dışında ölüm belgesi düzenlenmesine ilişkin nöbet, adli hizmet nöbetleri ile birlikte verilebilir. 112 acil sağlık istasyonu görevlileri vakaya gittiklerinde ölüm gerçekleşmiş ise doğrudan ölüm belgesi düzenleyebilir. Bu nöbet uygulamasında ihtiyaç duyulan lojistik hizmetler halk sağlığı müdürlüklerince verilir." ibarelerinin ve 19. maddesinde düzenlenen "toplum sağlığı merkezi hekimi veya aile hekiminin" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen düzenleme kısımlarının, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunun 216. maddesinde; "Belediye Tabipleri olan yerlerde defin ruhsatiyeleri bu tabipler tarafından, bulunmadığı takdirde Hükûmet tabipleri tarafından mevtanın muayenesinden sonra verilir. Ölümüne sebep olan hastalık esnasında tedavi eden tabibin verdiği ruhsatname resmi tabipler tarafından tasdik edilmek şartıyla muteberdir." hükmüne yer verildiğinden, bu hüküm uyarınca ölüm belgesi düzenleme ve ölü defni ruhsatı verme görevinin Belediye tabiplerine ait olmasına rağmen anılan Kanun hükmüne aykırı olarak ihdas edilen yönetmelikte yer verilen dava konusu düzenlemelere göre; nöbet sistemi uygulandığında bu görevin mevcut haliyle bile iş yükü ve yoğunluğu fazla olan toplum sağlığı merkezi hekimleri veya aile hekimlerine verilerek asli görevlerinin yerine getirilmesinin de güçleştirildiği bu itibarla dava konusu yönetmelik ibarelerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMALARI : Sağlık Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti : 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununa uygun olarak, belediyelerdeki mevcut hekim sayısının azlığı ve yalnızca belediye hekimleri tarafından hizmetin ifasının imkansızlığı nedeniyle kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca dava konusu yönetmeliğin tesis edildiği, söz konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (İçişleri Bakanlığı)'nın Savunmasının Özeti:1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 01/07/1931 tarih ve 11410 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnameye uygun olarak, belediyelerdeki mevcut hekim sayısını azlığı ve yalnızca belediye hekimleri tarafından hizmetin ifasının imkansızlığı nedeniyle dava konusu yönetmeliğin tesis edildiği, söz konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 19/01/2010 günlü, 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik"in, 19/01/2013 günlü, 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişik 4. maddesinin (h) bendinin, 16. maddesinin 4. bendinde yer alan "Mesai saatleri dışında verilecek olan ölüm belgelerinin düzenlenmesi işi ilçe bazında, belediye tabibi, toplum sağlığı merkezi hekimi ve aile hekimlerinin dahil olduğu nöbet sistemi ile verilir. Bu nöbet listesi toplum sağlığı merkezlerince oluşturulur, mahalli mülki amir tarafından onaylanır. Nöbet listesi oluşturulurken coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak ilçeler birleştirilebilir. Mesai saatleri dışında ölüm belgesi düzenlenmesine ilişkin nöbet, adli hizmet nöbetleri ile birlikte verilebilir. 112 acil sağlık istasyonu görevlileri vakaya gittiklerinde ölüm gerçekleşmiş ise doğrudan ölüm belgesi düzenleyebilir. Bu nöbet uygulamasında ihtiyaç duyulan lojistik hizmetler halk sağlığı müdürlüklerince verilir." ibaresinin ve 19. maddesinde düzenlenen "toplum sağlığı merkezi hekimi veya aile hekiminin" ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu düzenlemenin iptali yolunda Danıştay Onyedinci Dairesince verilen 28/01/2016 günlü, E:2015/10968, K:2016/445 sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15.11.2018 gün ve E:2016/3090, K:2018/4805 sayılı kararıyla, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve bu Kanuna dayalı olarak hazırlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin birlikte incelenip, değerlendirilmesinden, ölüm belgesi hizmetlerinin yerine getirilmesi konusunda birinci derecede aile hekimlerinin görevli ve yetkili olmadığı ve söz konusu hizmetlerin hizmetin türüne göre ilgili hekimler ve kurumlar (belediye hekimi, toplum sağlığı hekimi, adli tıp kurumu ve hastaneler) tarafından yerine getirileceği anlaşılmakla birlikte, ölüm belgesi düzenleme hizmetlerinin yürütülmesi noktasında, bu hizmetlerin yürütülmesine ihtiyaç duyulan yerlerde hizmetin aksamadan devamlılığı açısından ve iş yükü gözetilerek ilgili hekim veya kurumların bulunmaması durumunda aile hekimlerinin de görevlendirilebileceği sonucuna ulaşılmakla dava konusu 19.01.2010 günlü, 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin, 19.01.2013 günlü, 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin (h) bendinde ve anılan Yönetmeliğin 16. maddesinin 4. fıkrası ile 19.maddesinde yer alan düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle bozulduğu anlaşıldığından, dosyanın incelenmesinden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği öngörülmüş olup 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu durumda, anılan yasa maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, açılan davanın görüldüğü Danıştay Onyedinci Dairesince verilen 28/01/2016 tarih ve E:2015/10968, K:2016/445 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2018 tarih ve E:2016/3090, K:2018/4805 sayılı kararıyla bozulması, davacı tarafın kararın düzeltilmesi isteminin 25/12/2019 tarih ve E:2019/1494, K:2019/6881 sayılı kararıyla reddi üzerine bozma kararı ve Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarih ve 2023/33 sayılı işbölümüne ilişkin kararı uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dava, 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik"in, 19/01/2013 günlü, 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişik 4. maddesinin (h) bendinin, 16. maddesinin 4. bendinde yer alan "Mesai saatleri dışında verilecek olan ölüm belgelerinin düzenlenmesi işi ilçe bazında, belediye tabibi, toplum sağlığı merkezi hekimi ve aile hekimlerinin dahil olduğu nöbet sistemi ile verilir. Bu nöbet listesi toplum sağlığı merkezlerince oluşturulur, mahalli mülki amir tarafından onaylanır. Nöbet listesi oluşturulurken coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak ilçeler birleştirilebilir. Mesai saatleri dışında ölüm belgesi düzenlenmesine ilişkin nöbet, adli hizmet nöbetleri ile birlikte verilebilir. 112 acil sağlık istasyonu görevlileri vakaya gittiklerinde ölüm gerçekleşmiş ise doğrudan ölüm belgesi düzenleyebilir. Bu nöbet uygulamasında ihtiyaç duyulan lojistik hizmetler halk sağlığı müdürlüklerince verilir." ibaresinin ve 19. maddesinde düzenlenen "toplum sağlığı merkezi hekimi veya aile hekiminin" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesi, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, tasarruf ve verimi artırarak, işbirliği gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği, Devletin bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği hükmünü amirdir. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 8. maddesinde, "Her kazada ve icabı takdirinde nahiye merkezlerinde bir veya mütaaddit Hükümet tabipleri istihdam olunur. Hükümet tabipleri doğrudan doğruya vilayet sıhhiye müdürünün emri altında olup memur oldukları mahallerin sıhhi umur ve muamelelerinden mesuldür ve kaymakamın sıhhi hususatta sıhhi müşaviridir. Hükümet tabiplerinin maiyyetlerinde sıhhî işlerde kendilerine muavenette bulunmak üzere küçük sıhhat memurları istihdam edilir." hükmüne yer verilmiş; 216. maddesinde, belediye tabipleri olan yerlerde ölü gömme izninin bu tabipler tarafından, bulunmadığı takdirde Hükümet tabipleri tarafından ölü muayenesinden sonra verileceği, ölümüne sebep olan hastalık esnasında tedavi eden tabibin verdiği ruhsatnamenin resmi tabipler tarafından tasdik edilmek şartıyla geçerli olacağı; 219. maddesinde, tabip bulunmayan yerlerde ölülerin muayenelerinin küçük sıhhat memurları veya bu iş için yetiştirilmiş veya görevlendirilmiş memurlar tarafından yapılacağı ve ruhsatnameleri verileceği, bunların bulunmadığı yerlerde ise jandarma karakol kumandanları veya köy muhtarları tarafından ita olunacağı, her şehir, kasaba veya köyde ölü muayenesi yapacak ve defin ruhsatını verecek olanların ise en büyük mülkiye memuru tarafından tayin ve ilan olunacağı hükme bağlanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 33. maddesinde de, "Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir" kuralına yer verilmiştir. 09/12/2004 tarih ve 25665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde ise, “Aile hekimi; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiptir.” olarak tanımlanmış; "Personelin statüsü ve mali haklar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında "Sağlık Bakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir."; aynı maddenin 5. fıkrasında da "Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ihtiyaç ve zaruret hâsıl olduğunda haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde nöbet görevi verilebilir ve bunlara aynı maddede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde nöbet ücreti ödenir." kuralları yer almış; "Hizmetin esasları" başlıklı 5. maddesinde, aile hekimliği hizmetlerinin ücretsiz olduğu, acil haller hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile Bakanlıkça belirlenen kıstaslar çerçevesinde ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirileceği, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde çalışma saatleri dışında, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları ile gerektiğinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilebileceği; aile hekimliği hizmetleri dışında kalan birinci basamak sağlık hizmetlerinin toplum sağlığı merkezleri tarafından verileceği; ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgelerin, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenleneceği hükmüne yer verilmiş; "Yönetmelikler" başlıklı 8. maddesinde ise, aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları, çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esasların Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 11/03/2015 tarih ve 29292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik (p) bendinde; "Toplum sağlığı merkezi: Bölgesinde yaşayan toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek maksadıyla sağlıkla ilgili risk ve sorunları belirleyen, bunlarla ilgili düzeltici ve önleyici faaliyetleri gerçekleştiren; birinci basamak koruyucu, iyileştirici ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini koordine eden ve bu hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde sunulmasını izleyen, değerlendiren, denetleyen ve destekleyen; bölgesinde bulunan sağlık kuruluşları ile diğer kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlayan sağlık kuruluşunu ifade eder" kuralına; "Aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 4. maddesinin (l) bendinde de, "İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek.", (n) bendinde ise, "Kurumca ve ilgili mevzuat ile verilen diğer görevleri yapmak." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Çalışma saatleri" başlıklı 10/5. maddesinin, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, "Adli tıp kurumunun doğrudan hizmet vermediği ve hastane bulunan yerlerde yerinde ölü muayenesi dışındaki adli tıp hizmetleri hastaneler tarafından verilir. Yerinde ölü muayenesi hizmetleri, mesai saatleri içinde toplum sağlığı merkezi hekimlerince, mesai saatleri dışında öncelikle toplum sağlığı merkezi hekimleri olmak üzere aile hekimleri ve kamu hastaneleri dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki hekimlerin de dâhil edilebileceği icap nöbeti şeklinde sunulur. Hastane bulunmayan ilçe merkezleri ve entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde acil sağlık hizmetleri ile adlî tabiplik hizmetleri; mesai saatleri içinde aile hekimleri, mesai saatleri dışında ve resmi tatil günlerinde ise ilçe merkezindeki, toplum sağlığı merkezi hekimleri, entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde çalışan hekimler ve aile hekimlerinin toplamı dikkate alınarak aşağıdaki gibi icap veya aktif nöbet uygulamaları şeklinde yürütülür. a) Hastane bulunmayan ilçe merkezlerindeki adli tıbbi hizmetler ile acil sağlık hizmetleri mesai saatleri dışında ilçedeki toplum sağlığı merkezi hekimleri ve aile hekimlerince icap veya aktif nöbet şeklinde yürütülür. İlçe merkezindeki toplam hekim sayısı altı veya daha az ise icap, altıdan fazla ise aktif nöbet şeklinde yürütülür. b) Entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde toplam hekim sayısı altı ve altıdan az ise mesai saatleri dışındaki adli tıbbi hizmetler ve acil sağlık hizmetleri; toplum sağlığı merkezi hekimleri, entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezde çalışan hekimler ve aile hekimleri tarafından münavebeli olarak icap nöbeti şeklinde, toplam hekim sayısı altıdan fazla ise münavebeli olarak aktif nöbet şeklinde yürütülür. c) Hastane bulunmayan ilçe merkezleri ile entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde aile hekimi sayısı birden fazla ise, müdürlük hizmet ihtiyacını değerlendirerek mesai saatlerini güne yayarak düzenler." denilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 28. maddesinin 5. fıkrasında ise "Ölüm belgesi, 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşaası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenerek ilgili aile hekimi en kısa sürede bilgilendirilir."düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin, 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin (h) bendinde de "Hükümet tabibi"nin, toplum sağlığı merkezi hekimini veya aile hekimini ifade ettiği belirtilmiş; 7. maddesiyle değişik "Gömme İzin Belgesi Verilmesi" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında, "Ölümün sağlık kurumları dışında gerçekleşmesi durumunda ölüm belgesi cenazenin bulunduğu yerdeki belediye tabibi tarafından, belediye tabibi bulunmayan yerlerde toplum sağlığı merkezi hekimi yoksa aile hekimi tarafından, bunların bulunmaması halinde ise ölüm belgesi düzenleme yetkilisi tarafından verilir."; 4 fıkrasında da, "Ölüm belgesi düzenleme yetkilisi bulunmayan veya makul sürede ulaşılamadığı yerlerde ise bu belge jandarma karakol komutanları veya köy muhtarları tarafından verilir. Mesai saatleri dışında verilecek olan ölüm belgelerinin düzenlenmesi işi ilçe bazında, belediye tabibi, toplum sağlığı merkezi hekimi ve aile hekimlerinin dahil olduğu nöbet sistemi ile verilir. Bu nöbet listesi toplum sağlığı merkezlerince oluşturulur, mahalli mülki amir tarafından onaylanır. Nöbet listesi oluşturulurken coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak ilçeler birleştirilebilir. Mesai saatleri dışında ölüm belgesi düzenlenmesine ilişkin nöbet, adli hizmet nöbetleri ile birlikte verilebilir. 112 acil sağlık istasyonu görevlileri vakaya gittiklerinde ölüm gerçekleşmiş ise doğrudan ölüm belgesi düzenleyebilir. Bu nöbet uygulamasında ihtiyaç duyulan lojistik hizmetler halk sağlığı müdürlüklerince verilir." düzenlemeleri yer almıştır. Bakılmakta olan davada, 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik"in, 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişik 4. maddesinin (h) bendinin, 16. maddesinin 4. bendinde yer alan "Mesai saatleri dışında verilecek olan ölüm belgelerinin düzenlenmesi işi ilçe bazında, belediye tabibi, toplum sağlığı merkezi hekimi ve aile hekimlerinin dahil olduğu nöbet sistemi ile verilir. Bu nöbet listesi toplum sağlığı merkezlerince oluşturulur, mahalli mülki amir tarafından onaylanır. Nöbet listesi oluşturulurken coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak ilçeler birleştirilebilir. Mesai saatleri dışında ölüm belgesi düzenlenmesine ilişkin nöbet, adli hizmet nöbetleri ile birlikte verilebilir. 112 acil sağlık istasyonu görevlileri vakaya gittiklerinde ölüm gerçekleşmiş ise doğrudan ölüm belgesi düzenleyebilir. Bu nöbet uygulamasında ihtiyaç duyulan lojistik hizmetler halk sağlığı müdürlüklerince verilir." ibaresinin ve 19. maddesinde düzenlenen "toplum sağlığı merkezi hekimi veya aile hekiminin" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'na dayanılarak çıkarılan dava konusu Mezarlık Yerlerinin İnşaası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik'te de ölüm belgesinin, ölümün resmi sağlık kurumunda gerçekleşmesi durumunda bu yer tarafından düzenleneceği, özel sağlık kuruluşunda gerçekleşmesi durumunda kişiyi tedavi eden hekimin düzenlediği defin ruhsatının belediye tabibi, belediye tabibi yoksa toplum sağlığı hekimi ya da aile hekimi tarafından tasdik edilmek şartıyla geçerli olacağı; ölümün sağlık kuruluşları dışında gerçekleşmesi halinde ise defin ruhsatının cenazenin bulunduğu yerdeki belediye tabibi, belediye tabibi yoksa toplum sağlığı merkezi hekimi ya da aile hekimi, bunların da bulunmaması halinde gömme izin belgesi görevlisi tarafından düzenleneceği öngörülmüştür. Görüldüğü üzere, ölüm belgesi düzenlenmesi konusunda bir sıralamaya yer verilerek, bu yetki öncelikle belediye tabibinde olmakla birlikte, belediye tabibinin olmadığı yerlerde toplum sağlığı merkezi hekimleri ve aile hekimleri görevlendirilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte incelenip, değerlendirilmesinden, ölüm belgesi hizmetlerinin yerine getirilmesi konusunda birinci derecede aile hekimlerinin görevli ve yetkili olmadığı ve söz konusu hizmetlerin hizmetin türüne göre ilgili hekimler ve kurumlar (belediye hekimi, toplum sağlığı hekimi, adli tıp kurumu ve hastaneler) tarafından yerine getirileceği anlaşılmakla birlikte, ölüm belgesi düzenleme hizmetlerinin yürütülmesi noktasında, bu hizmetlerin yürütülmesine ihtiyaç duyulan yerlerde hizmetin aksamadan devamlılığı açısından ve iş yükü gözetilerek, ilgili hekim veya kurumların bulunmaması durumunda, toplum sağlığı hekimleri ve aile hekimlerinin de görevlendirilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve bu Kanuna dayalı olarak hazırlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'ne uygun düzenlemeler içeren dava konusu 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin, 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin (h) bendinde ve anılan Yönetmeliğin 16. maddesinin 4. fıkrası ile 19. maddesinde yer alan düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.