4. Hukuk Dairesi 2012/13094 E. , 2013/11821 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (çocukları... ve ...'e velayeten) vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. vdl. aleyhine 12/10/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve ... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılar vekili tarafından süresi iç…
**4. Hukuk Dairesi 2012/13094 E. , 2013/11821 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (çocukları... ve ...'e velayeten) vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. vdl. aleyhine 12/10/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve ... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre temyiz eden tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davacı tarafın diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve sigorta şirketi dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; davalı sürücünün tam kusurlu oluşu, destek ile davacılar arasındaki yakınlık derecesi ve yukardaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları azdır. Daha üst derecede manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken az miktarda manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.