8. Hukuk Dairesi 2015/23176 E. , 2018/11092 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 1028 par…
**8. Hukuk Dairesi 2015/23176 E. , 2018/11092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 1028 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kayısı, ceviz ve muhtelif ağaçların vekil edeni tarafından dikildiğini, taşınmazın etrafına vekil edeni tarafından beton duvar ve demir kapı yapıldığını belirterek, dava konusu muhdesatların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, 1028 parsel sayılı taşınmazdaki, Ziraat Mühendisi Bilirkişi ...'ün 11/05/2015 günlü raporunun 3.sayfasında yer alan tablonun 1- 2- 3 ve 7 numaralı sütunlarında gösterilen ağaçlara yönelik istemin kabulüne, -1.sütündaki 5-7 yaşlarındaki 6 adet kayısı ağacı, -2.sütündaki 8-11 yaşlarındaki 10 adet kayısı ağacı, -3.sütündaki 15-17 yaşlarındaki 1 adet kayısı ağacı, -7.sütündaki 1 yaşlarındaki 60 adet ceviz ağacının davacı ...' a ait olduğunun tespitine, bunun dışında kalan ağaçlara, bahçe duvarına ve demir kapıya yönelik istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, kısa kararda "1-Davanın kısmen kabulüne, 2-Ziraat Mühendisi Bilirkişi ...' ün 11/05/2015 günlü raporunun 3. Sayfasında yer alan tablonun 1,2 ve 3 numaralı sütunlarında gösterilen ağaçlara yönelik istemin kabulüne, 3-Bunun dışında kalan ağaçlara, bahçe duvarına ve demir kapıya yönelik istemin reddine..." karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda "1-Davanın kısmen kabulüne, 2-....Köyünde bulunan 1028 parsel sayılı taşınmazdaki, Ziraat Mühendisi Bilirkişi ...'ün 11/05/2015 günlü raporunun 3.sayfasında yer alan tablonun 1- 2- 3 ve 7 numaralı sütunlarında gösterilen ağaçlara yönelik istemin kabulüne, -1.sütündaki 5-7 yaşlarındaki 6 adet kayısı ağacı, -2.sütündakı 8-11 yaşlarındaki 10 adet kayısı ağacı, -3.sütündaki 15-17 yaşlarındaki 1 adet kayısı ağacı, -7.sütündaki 1 yaşlarındaki 60 adet ceviz ağacının davacı ...' a ait olduğunun tespitine, 3-Bunun dışında kalan ağaçlara, bahçe duvarına ve demir kapıya yönelik istemin reddine..." denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış, kısa kararda yer almayan 7 numaralı sütunlardaki ağaçlar için gerekçeli kararda kabul kararı verilmiştir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu çelişki mahkemelere olan güveni sarsmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli karar ile kısa kararın uyumlu olması gerekir. Bu konuya ilişkin 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; “1-Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olması bozma nedenidir. 2-Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir.” denilmiştir. Hüküm, bu nedenle HMK'nın 298/2. maddesine, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir. Ayrıca; her ne kadar mahkemece gerekçede, hüküm kurulurken zuhulen 1 yaşındaki ve 7. sırada gösterilen ceviz ağaçlarının numarası yazılmamış, HMK'nın 304.maddesinin vermiş olduğu yetkiye dayanılarak bu yazım eksiği gerekçeli ilamda düzeltildiği belirtilmiş ise de; hangi durumlarda tashih yapılabileceği, tashihin kapsamı ve ne şekilde yapılması gerektiği 6100 sayılı HMK’nın 304. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir'' denilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece, kısa kararda kabulüne karar verilen muhdesatlara gerekçeli kararda ekleme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak belirtilen bu hata, maddi hata niteliğinde olmayıp, bu eksiklik hükmün tashihi (HMK m. 304) yoluyla giderilemez. SONUÇ:Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... ve davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.