Başvuru, Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından temyiz başvurusu hakkında yapılacak işlem olmadığına karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından temyiz başvurusu hakkında yapılacak işlem olmadığına karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. İkinci Bölüm tarafından, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 2012 yılında Ankara Üniversitesinde (Üniversite) rektör olarak görev yapmıştır. Sayıştay denetçileri, Üniversitenin 2012 yılına ilişkin hesaplarının denetiminde Sürekli Eğitim Merkezi biriminde görevli rektör yardımcılarına mesai dışı (B2) puanı hesaplanarak ek ödeme yapıldığına ve Üniversiteye ait bazı yerler için düzenlenen protokoller uyarınca tahsil edilen meblağın özel bütçeye yatırılmadığına ilişkin birtakım tespitler nedeniyle kamu zararına sebep olunduğu iddialarını sorgu konusu yapmıştır. Üniversite sorumlularından gelen yazılı savunmaların ardından denetçilerce düzenlenen yargılamaya esas raporda zararın ilgililerden tazmini talep edilmiştir. Sayıştay Dairesinin (Daire) 26/11/2013 tarihli ilamının aşağıda belirtilen kısımlarında kamu zararı ile ilgili olarak;i. İlamın maddesinde; Sürekli Eğitim Merkezi biriminde rektör yardımcıları olan B.A. ile Y.Y.ye gerçekleştirdikleri yöneticilik görevleri için bireysel gelir getirici faaliyetleri olmaksızın, mesai dışı (B2) puanı hesaplanarak ek ödeme yapılması sonucu oluşan 921,80 TL kamu zararının başvurucu ile O.S.den,ii. İlamın maddesinde; rektör yardımcısı olan A.K.nın Türkçe ve Yabancı Diller Araştırma ve Uygulama Merkezi biriminde gerçekleştirdiği yöneticilik görevleri için bireysel gelir getirici faaliyetleri olmaksızın, mesai dışı (B2) puanı hesaplanarak ek ödeme yapılması sonucu oluşan 053,73 TL kamu zararının başvurucu ile O.S.den, iii. İlamın maddesinde; Yabancı Diller Yüksekokulu biriminde rektör yardımcıları olan N.H., S.A.Y. ve K.K.nın gerçekleştirdikleri yöneticilik görevleri için bireysel gelir getirici faaliyetleri olmaksızın, mesai dışı (B2) puanı hesaplanarak ek ödeme yapılması sonucu oluşan 602,10 TL kamu zararından 925,66 TL'sinin başvurucu ile O.S.den, 924,18 TL'sinin ise başvurucu ile A.A.dan, iv. İlamın maddesinde, Akademik Restaurant ve Gölbaşı Örsem Tesisi ile merkez kantin yerlerine ilişkin olarak düzenlenen protokoller uyarınca tahsil edilen meblağın özel bütçe hesaplarına yatırılmaması sonucu oluşan 000 TL kamu zararının söz konusu protokolleri imzalayan başvurucu ile rektör yardımcısı olan N.H.den müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir. Söz konusu ilam, başvurucuya 12/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu11/3/2014 tarihinde temyiz başvurusunda bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde, anılan ilamın , , ve maddeleri ile ilgili kısmının hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir. madde yönünden ise ilama konu protokollerin koşullu bağışlama mahiyetinde olduğu, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir kira ilişkisinin bulunmadığı belirtilerek alınması gereken bir kiranın alınmaması, tahsil edilmiş bir meblağın yatırılmaması suretiyle kamu zararına neden olunması gibi bir durumun bulunmadığı ileri sürülmüştür. Yukarıda belirtilen ilamın maddesinde belirtilen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulan N.H. 19/3/2014 tarihinde yargılamanın iadesi yoluna başvurmuştur. Bunun üzerine Daire, madde kapsamında sınırlı olarak yaptığı yargılama sonucunda 16/9/2014 tarihli ek ilam ile 000 TL olarak tespit edilen kamu zararını yeniden hesaplayarak 500 TL olarak belirlemiş ve bunun başvurucu ile N.H.den müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...Bu defa Rektör Yardımcısı [N.H.] tarafından gönderilen dilekçe ile konuya ilişkin raporun incelenmesi sonucunda, Akademik Restaurant ve Gölbaşı Örsem Tesisi ile Merkez Kantin yerlerine ilişkin olarak 2010 tarihinde 3 yıl süreli protokoller imzalandığı. protokollerin uygulanması sürecinde [N.H.'nin] 2012'de görevinden ayrıldığı, Üniversite yönetiminin değişmesi sonucu Ağustos 2012'den geçerli olmak üzere 2011 tarihli Taşınmaz Kira Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına DairSözleşme yapılarak yeni kira tutarı belirlendiği, dolayısıyla Ağustos ayından itibaren tahsil tedilen tutarlara ilişkin olarak Rektör Yardımcısı [N.H.] ile Üst Yönetici (Rektör) Cemal Taluğ'un sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla 2012 yılı için ilgililer hakkında hükmolunan kamu zararı tutarının 000,00 TL yerine 500,00 TL [500,00 TL (Protokoller gereğince aylık tahsil edilen tutar) X 7 ay (Ocak-Temmuz ayları)] olması gerektiğine, bu nedenle 500,00 TL'nin sorumluların uhdelerinden kaldırılmasına ve bu miktar için ilişik bulunmadığına, kamu zararı tutarı olarak belirlenen 500,00 TL'nin Rektör Yardımcısı [N.H.] ile Üst Yönetici (Rektör) Cemal Taluğdan müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte tazminine oybirliğiyle..." Ek ilamda, ilamın ortadan kaldırıldığına veya hangi kanun yoluna başvurulacağına ilişkin bir bildirim bulunmamaktadır. Ek ilam 19/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, ek ilama karşı temyiz başvurusunda bulunmamıştır. Başvurucunun temyiz başvurusu hakkında Sayıştay Temyiz Kurulu (Kurul) 24/11/2015 tarihinde karar vermiştir. Kararda, temyize konu ilamın , ve maddelerine yönelik olarak diğer sorumlu O.S. tarafından yapılan itiraz sonucunda hükmün bozulması suretiyle Daireye gönderilmesi kararı verildiğinden başvurucunun temyiz dosyasının da söz konusu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. madde yönünden ise Daire 16/9/2014 tarihinde ek ilam düzenlendiğini belirttikten sonra temyiz müracaatının yeni düzenlenen ek ilam esas alınarak yapılması gerektiğini ifade etmiş, bu hususta yapılacak işlem olmadığına karar vermiştir. Başvurucu, Kurulun temyiz kararına karşı temyiz incelemesinin esastan yapılması gerektiğini ileri sürerek karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Kurul 23/5/2018 tarihinde temyiz incelemesindeki gerekçesini tekrar ederek istek hakkında yapılacak işlem olmadığına -iki Sayıştay üyesinin karşıoyuyla- oyçokluğuyla karar vermiştir. Karşıoy görüşlerinin ilkinde, yargılamanın iadesi yolunun olağanüstü bir kanun yolu olduğu ve yalnız kesinleşmiş kararlara karşı bu yolun kullanılabileceği ancak Sayıştay yargılamasına ilişkin uygulamada kesinleşmemiş kararlara karşı yargılamanın iadesi yoluna gidilebildiği belirtilmiştir. Bu durumun aynı ilama karşı hem temyiz yoluna hem de yargılamanın iadesi yoluna gidilebilmesine imkân tanıması dolayısıyla sorumluları tereddüde düşürdüğü ifade edilmiştir. Süresi içinde temyiz yoluna başvuran sorumlunun aynı ilam hakkında diğer sorumlu tarafından yargılamanın iadesi yoluna başvurması üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen ek ilama karşı -zaten kendisinin bir temyiz başvurusunun olduğu inancıyla- temyiz yoluna başvurmadığı durumda adil yargılanma, mahkemeye erişim ve savunma hakları bakımından mağduriyet yaşayabileceği ifade edilmiştir. Görüşte, somut olayda da benzer bir durum yaşandığına dikkat çekilerek süresinde temyiz yoluna başvuran sorumlunun temyiz yoluna başvurma iradesinin tespiti durumunda temyiz incelemesinin ek ilam için de geçerli kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Diğer görüşte ise hem asıl ilamın hem de ek ilamın konularının bire bir olduğu, sadece kamu zararının tutarının değiştiği hususunun dikkate alınarak asıl ilama karşı yapılan temyiz başvurusunun ek ilama karşı da yapılmış sayılarak dosyanın tekemmül ettirilmesi suretiyle esasa yönelik inceleme yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Nihai karar 31/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 30/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi tarafından Sayıştay Başkanlığına hitaben başvuru konusu ile ilgili bilgi ve belge istenmesi amacıyla 8/2/2021 tarihli müzekkere yazılmıştır. Söz konusu yazıda şu hususlar istenmiştir:i. Tarafları ve konusu aynı olan bir ilamın aynı anda ayrı yargı mercileri (Daire ve Temyiz Kurulu)tarafından incelenebilmesinin kanuni dayanağının olup olmadığıii. Temyiz incelemesinin devam ettiği sırada, yargılamanın iadesi talebi ile yapılan yargılamada ek ilam verilmesi hâlinde, temyize konu ilam hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek suretiyle temyiz incelemesinin yapılmamasının kanuni dayanağının olup olmadığıiii. Temyiz Kurulu tarafından, ek ilam verildiği gerekçesiyle ek ilama karşı temyiz başvurusunda bulunulması gerektiği belirtilerek karar verilmesine yer olmadığı kararı verildikten sonra, başvurucunun ek ilama karşı temyiz başvurusunda bulunup bulunamayacağı (Kurul kararının tebliğiyle birlikte ilgilinin Dairenin yargılamanın iadesi yoluyla verdiği karara karşı yapacağı bir başvurunun süresinde görülüp görülmeyeceği) ve kanuni dayanağının ne olduğuiv. Yukarıda belirtilen hususlarla ilişkin uygulamaya dair yerleşik içtihat haline gelen ve ilgililerce erişimi mümkün olacak şekilde ilan edilmiş kararların bulunup bulunmadığıv. 276 sayılı ek ilama karşı [N.H.] tarafından yapılmış bir temyiz başvurusunun bulunup bulunmadığı, bulunulmuş ise akıbeti hakkında bilgi verilmesi Sayıştayın 24/2/2021 tarihli cevap yazısı şöyledir:"i. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 55'inci maddesinin üçüncü fıkrasında 'Temyiz süresi ilamın ilgiliye tebliğinden itibaren altmış gündür' denilmiş; 'Yargılamanın iadesi' başlıklı 56'nci maddesinin üçüncü fıkrasında 'Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır' hükmü yer almıştır. Temyiz talebi Sayıştay Temyiz Kurulunca, yargılamanın iadesi talebi ilamı düzenleyen ilgili Sayıştay dairesi tarafından görüşülmektedir. Her iki kanun yoluna başvurma süresi ilamın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren başlamaktadır.Ancak, Kanunun 55'inci madde de belirtilen temyiz sebepleri ile 56'nci maddesinde belirtilen yargılamanın iadesi sebepleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle konusu ve tarafları aynı olan bir ilam hükmüne karşı süresi içerisinde farklı gerekçelerle hem temyiz yoluna hem de yargılamanın iadesi yoluna başvurulması mümkündür.Temyiz yoluna başvurulan bir ilam hükmü için yargılamanın iadesi yoluna da başvurulduğu takdirde, yargılamanın iadesi talebi sonuçlanıncaya kadar dosya bekletilmekte ve ilgili ilam hükmü Sayıştay Temyiz Kurulunun gündemine alınmamaktadır. Çünkü yargılamanın iadesine karar verilmesi ve iade edilen yargılama gereğince yeni bir ilam (ek ilam) düzenlenmesi halinde önceki ilam hükmü ortadan kaldırılmış olmaktadır.ii. İlgili kamu idaresine ilişkin olarak Sayıştay dairelerince düzenlenen ilamlarda hüküm tesis edilen konular maddeler halinde belirtilmektedir. İlamdaki her madde ayrı bir konuyu düzenlemektedir. İlamdaki her tazmin hükmüne ait maddenin sorumluları da farklılaşabilmektedir. Temyiz ya da yargılamanın iadesi talebi ilamdaki maddelerden bir ya da birkaçına karşı yapılabileceği gibi, ilamın tamamı hakkında da sözü edilen kanun yollarına başvuruda bulunulabilir. Temyiz yoluna başvurulan bir ilam hükmü için yargılamanın iadesi yoluna da başvurulduğu takdirde, yargılamanın iadesi talebi sonuçlanıncaya kadar ilgili ilam hükmü Sayıştay Temyiz Kurulunun gündemine alınmamaktadır. Çünkü yargılamanın iadesine karar verilmesi ve iade edilen yargılama gereğince ek ilam düzenlenmesi halinde önceki ilam hükmü ortadan kaldırılmış olmaktadır. Sayıştay Kanununun 55'inci maddesinin birinci fıkrasında 'Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur' denilmektedir. Kaldırılan ilam hükmü için temyiz incelemesi yapılamayacağından, temyiz başvurusunda bulunan ilam hükmüne esas konunun yargılamanın iadesi yoluyla görüşüldüğü ve ek ilam düzenlendiği gerekçe gösterilerek Sayıştay Temyiz Kurulunca 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verilmektedir.iii. Ek ilam hükmüne karşı temyiz başvurusu, ek ilamın ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde yapılması gerekmektedir. Temyiz Kurulunun temyiz yoluna başvurulan ilam hükmünün yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek ek ilam düzenlendiği gerekçesiyle temyiz başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi ve ek ilama karşı temyiz başvurusunda bulunulması gerektiği de belirtilen bu kararın sorumlulara tebliğ edilmesi, ek ilama karşı temyiz yoluna başvurma süresini yeniden başlatmaz.iv. Temyize konu asıl ilamla verilen tazmin hükmü daha sonra dairesince yargılamanın iadesi suretiyle yeniden karara bağlanarak ek ilam düzenlenmesi durumunda, yapılacak temyiz müracaatının ek ilam hükmü esas alınarak yapılması gerektiği yönünde Temyiz Kurulunun öteden beri istikrarlı bir şekilde verdiği kararları bulunmaktadır. Çünkü Sayıştay uygulamasında ek ilam hükmünün esas ilam hükmünü ortadan kaldırdığı kabul edilmektedir. Bu itibarla, temyiz müracaatının asıl ilam maddesi hükme karşı yapılması nedeniyle bu hususta Temyiz Kurulunca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA şeklinde karar verilmektedir. Buna ilişkin Temyiz Kurulunun ... tarih ve ... tutanak sayılı, ... tarih ve .... tutanak sayılı, .... tarih ve ... tutanak sayılı kararları bulunmaktadır. Bu kararlar aynı zamanında Sayıştay'ın internet sitesinde Temyiz Kurulu Kararları bölümünde tutanak numaraları girildiği takdirde görüntülenmektedir. Temyiz Kurulunun yapılacak işlem olmadığına dair ... tarih ve... tutanak nolu kararı (EK-1) ve ek ilama yapılan temyiz başvurusunun görüşülerek karara bağlandığı ... tarih ve ...tutanak nolu kararı (EK-2) örnek olarak ekte yer almaktadır.v. Sayıştay Dairesinin 2013 tarih ve 30 nolu ilamına ek olarak düzenlenen 2011 tarih ve 276 sayılı ek ilama karşı diğer sorumlu [N.H.] tarafından yapılmış bir temyiz başvurusunun bulunup bulunmadığı, bulunulmuş ise akıbeti hakkında bilgi verilmesi istenilmekte olup; Kurum kayıtlarımızın incelenmesinden sözü edilen ek ilama karşı diğer sorumlu [N.H.] tarafından yapılmış bir temyiz başvurusunun bulunmadığı anlaşılmıştır." 3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun "Sayıştayın görevleri" kenar başlıklı maddesi şöyledir: “(1) Sayıştay;a) Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.c) Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.ç) Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar.” 6085 sayılı Kanun'un "Daireler" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "...(2) Daireler;a) Hesap mahkemesi olarak sorumluların hesap ve işlemlerine ilişkin düzenlenen yargılamaya esas raporlarda yer alan kamu zararına ilişkin hususları hükme bağlar...." 6085 sayılı Kanun'un "Kanun yollarına başvurma" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi talepleri, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılır. ..." 6085 sayılı Kanun'un "Temyiz" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu Kurulca verilen kararlar kesindir. (2) Sayıştay dairelerinin ilamları;a) Kanuna aykırılık,b) Yetkiyi aşmak,c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek,gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir. (3) Temyiz süresi ilamın ilgiliye tebliğinden itibaren altmış gündür. (4) Temyiz dilekçesiyle buna ekli evrak karşı tarafa tebliğ olunur. Cevap süresi tebliğden itibaren otuz gündür. Bu cevaplar temyiz edene tebliğ olunur. Temyiz eden buna onbeş gün içinde cevap verir. Bu cevaplar da karşı tarafa tebliğ olunur. Buna da onbeş gün içinde cevap verilir. (5) Cevaplar alındıktan sonra veya taraflardan biri süresi içinde karşılık vermediği takdirde temyiz incelemesi yapılarak karara bağlanır." 6085 sayılı Kanun'un "Yargılamanın iadesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir. (2) Yargılamanın iadesi sebepleri şunlardır:a) Hesapta maddi hata, isim yanlışlığı veya eksikliği bulunması, noksanlık veya mükerrerlik olması.b) Hükme etki yapmış olan bir belgede sahtecilik bulunması.c) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında görülmeyen yanlış veya usulsüz bir işlemin hükümden sonra meydana çıkmış olması.ç) Denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması.d) Hükme esas tutulan bir ilamın bozulma suretiyle ortadan kalkmış olması.e) Bilirkişi veya uzmanın gerçeğe aykırı rapor düzenlediğinin ortaya çıkması. (3) Yargılamanın iadesi isteminde bulunma süresi ilamın tebliği tarihinden itibaren beş yıldır. (4) Yargılamanın iadesi isteminde bulunmak ilamın icrasını alıkoymaz. Yargılamanın iadesi dilekçesini inceleyen daire gerekli gördüğü takdirde, kanunen geçerli teminat karşılığında, icranın geciktirilmesine karar verebilir. (5) Yargılamanın iadesi istemi, hükmü veren dairece incelenir ve ilk olarak yargılamanın iadesi talebinin kabulüne veya reddine karar verilir. Kabul kararı verilmesi halinde iade edilen hususlarla sınırlı olmak üzere hesap yargılaması yapılır. (6) Türkiye Büyük Millet Meclisince kesin hesap kanunu teklifinin karara bağlanmış olması şahıs borçlarına etkili değildir." 6085 sayılı Kanun'un "Karar düzeltilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Temyiz Kurulu kararları hakkında, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere aşağıdaki sebeplerle karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler:a) Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması.b) Bir kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümler bulunması.c) Temyiz incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekârlığın ortaya çıkmış olması.ç) Temyiz sebeplerinden en az birinin mevcut olması. (2) Karar düzeltilmesi istem ve incelenmesi temyiz şekil ve usulleri dairesinde yürütülür. (3) Temyiz Kurulu, karar düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlıdır. Karar düzeltilmesi istemi, kesin hükmün yerine getirilmesine engel değildir. Verilen karar, ilgililere tebliğ edilir.'' 6085 sayılı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Konu" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir."