TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR HASAN B İLGE BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/6259) Karar Tarihi: 8/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 9/9/2021 - 31593 Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Hasan BİLGE Vekili : Av. Bar ış BİLGE I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, olağanüstü zamana şımı yoluyla mülkiyeti kazan ılan taşı
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR HASAN B İLGE BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/6259) Karar Tarihi: 8/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 9/9/2021 - 31593 Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Hasan BİLGE Vekili : Av. Bar ış BİLGE I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, olağanüstü zamana şımı yoluyla mülkiyeti kazan ılan taşınmaza ili şkin olarak ecrimisil tahakkuk ettirilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 21/2/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmam ıştır. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu 1945 do ğumlu olup Tekirda ğ'da ikamet etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 3A. Arka Plan Bilgisi 10. Tekirda ğ'ın Süleymanpa şa ilçesi Kumba ğ Mahallesi'nde kâin 1099 parsel numaral ı tarla vas ıflı taşınmaz 21/2/1977 tarihinde ba şvurucu ile karde şleri C.B. ve H.B. taraf ından 480.000 TL bedelle sat ın al ınm ıştır. Tapu kayd ında taşınmaz ın s ınırlar ı "şarkan deniz, garben yol şimalen köy tarlas ı cenuben yol" şeklindedir. 11. Taşınmaz ın bulundu ğu bölgede ba şvuru dosyas ından anla şılamayan bir tarihte kadastro çal ışmas ı yap ılm ıştır. Kadastro çal ışmas ı sonucu yap ılan tespiti gösteren tutanak ve diğer belgeler ba şvurucu taraf ından bireysel ba şvuru formuna eklenmemi ştir. Bununl a birlikte Tekirda ğ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ba şvuru formuna ekli bulunan 22/2/2010 tarihli karar ından anla şıldığı kadar ıyla Kadastro Komisyonunca an ılan taşınmaz üç parçaya ifraz edilmi ş, bir parças ı 1568 say ılı parsel olarak ba şvurucu ad ına tespit edilmi ştir. Yine anılan mahkeme karar ından anla şıldığına göre komisyon haritas ında A harfi ile gösterilen ve toplam büyüklü ğü 1.492,8 m² olan bir arazi parças ı tespit d ışı bırak ılm ıştır. Başvurucunun bu arazinin önceki tapudaki 1099 say ılı parselin bir parças ı olduğu yolundaki itirazlar ı Kadastro Komisyonunca reddedilmi ştir. 12. Başvurucu, ad ına tespit edilen 1568 parsel numaral ı taşınmaz ın yan ı sıra bu taşınmaza kom şu olan ve kadastro çal ışmalar ı sıras ında tespit d ışı bırak ılan arazi parças ı üzerinde turistik tesis i şletmektedir. İdari yarg ıda açt ığı davaya ait dilekçede belirtti ğine göre başvurucu, a şağıda değinilecek olan ecrimisil ihbarnamelerinin kapsad ığı dönemden önceki tarihlerde -13/5/2008 tarihinden önce- bu ta şınmaz için ecrimisil ödemektedir. B. Kadastro Tespitine İtiraz Davas ına İlişkin Süreç 13. Başvurucu, Kadastro Komisyonunca tespit d ışı b ırak ılan taşınmaz için 15/1/1981 tarihinde Tekirda ğ 1. Kadastro Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davas ı açm ıştır. Başvurucu söz konusu davaya ili şkin dilekçeyi bireysel ba şvuru formun a eklememi ştir ancak mahkeme karar ından anla şıldığı kadar ıyla başvurucu, komisyon haritas ında A harfi ile gösterilen 1.492,8 m² büyüklü ğündeki arazi parças ının 1568 say ılı parsele ilavesini talep etmi ştir. 14. Tekirda ğ 1. Kadastro Mahkemesinin 3/12/1985 tarihli karar ıyla dava kabu l edilmiş ise de an ılan karar Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesinin 14/7/1993 tarihli karar ıyla kadastro mahkemesinin görevsiz oldu ğu gerekçesiyle bozulmu ştur. Bozma karar ına uyan Tekirda ğ 1. Kadastro Mahkemesi görevsizlik karar ı vererek dosyay ı Tekirda ğ 1. Asliye Huku k Mahkemesine (Asliye Hukuk Mahkemesi) göndermi ştir. 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2/11/1994 tarihinde ta şınmaz mahallinde ke şif yapm ış ve haz ır olan tan ıklar ı dinlemiştir. Başvurucunun tan ığı A.S. taşınmaz ın A.B.ye iskân hakk ı olarak verildi ğini, önceki malikleri taraf ından bağdan tarlaya dönü ştürülen ta şınmaz ın başvurucu ve annesi taraf ından sat ın al ındığını beyan etmi ştir. A.S. ta şınmaz ın dinlenme tesisi yap ılarak başvurucu taraf ından kullan ıldığını ve annesinin de hissesini ba şvurucuya devrettiğini ifade etmi ştir. Başvurucunun di ğer bir tan ığı Ş.A. da benzer yönde beyanlard a bulunmuştur. 16. Asliye Hukuk Mahkemesi 7/11/2008 tarihinde ta şınmaz mahallinde bir kez daha keşif yapm ıştır. Keşif s ıras ında haz ır bulunan teknik bilirki şiler taraf ından haz ırlanarak Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan raporda, ta şınmaz ın 22/10/2004 tarihli k ıyı kenar çizgisinin d ışında kald ığı tespit edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 417. Asliye Hukuk Mahkemesi 22/2/2010 tarihli karar ıyla davay ı kabul etmi ş ve 1568 say ılı parsele biti şik olan ihtilaf konusu 1.492,8 m² büyüklü ğündeki ta şınmaz ın başvurucu ad ına tapuya tesciline karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde, tan ık beyanlar ına ve teknik bilirki şi raporlar ına at ıfta bulunularak ta şınmaz ın 1568 parsel say ılı taşınmaz ile birlikte nizas ız ve fas ılas ız bir biçimde yirmi y ıldan fazla bir süredir ba ğ olarak kullan ıldığı belirtilmiştir. 18. Başvurucunun ta şınmaz ın mülkiyetinin ola ğanüstü kazand ırıcı zamanaşımına dayal ı olarak kazan ıldığına yönelik Asliye Hukuk Mahkemesi taraf ından yap ılan tespite kar şı temyiz yoluna ba şvurduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ba şvuru dosyas ında bulunmamaktad ır. Hazine taraf ından yap ılan temyiz sonucu Yarg ıtay 8. Hukuk Dairesi 4/3/2013 tarihli karar ıyla ilk derece mahkemesi karar ını onam ıştır. C. Bireysel Ba şvuruya Konu Süreç 19. Tekirda ğ Valiliği Defterdarl ık Millî Emlak Müdürlü ğü (İdare) başvurucu ad ına 30/12/2015 tarihli ecrimisil düzeltme ihbarnameleriyle 13/5/2008 ve 6/7/2010 tarihleri aras ındaki dönem için 20.930 TL, 6/7/2010 ve 4/3/2013 tarihleri aras ındaki dönem için 32.500 TL ecrimisil tahakkuk ettirmi ştir. İdare, başvurucunun devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ta şınmazda tasarrufta bulundu ğunu kabul etmi ştir. 20. Başvurucu 5/2/2016 tarihinde Tekirda ğ İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) iptal davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/2/2010 tarihli karar ıyla taşınmaz ın başvurucu ad ına tescil edildi ği belirtilmi ştir. Başvurucuya göre ta şınmaz ın kendisine ait oldu ğu kesinleşmiş yarg ı karar ıyla tespit edildi ği için ad ına ecrimisil tahakkuk ettirilmesi hukuka ayk ırı olduğu gibi önceki dönemlerde tahsil edilen ecrimisiller de hukuki temelden yoksun hâle gelmi ştir. Başvurucu, ihtilafa konu taşınmaz ın hiçbir dönemde Hazinenin mülkiyetine geçmedi ğini iddia etmi ştir. Söz konus u taşınmaz ın Kadastro Komisyonunca ad ına tespit edilen 1568 say ılı parsel ile birlikte eski 1099 say ılı parselin parçalar ı olduğunu ifade eden ba şvurucu, ad ına ödeme emri tahakkuk ettirilmesinin sebepsiz zenginle şme oluşturduğunu savunmu ştur. 21.İdare Mahkemesi 26/12/2016 tarihinde bir teknik bilirki şi, bir harita mühendisi ve bir emlak de ğerleme uzman ından oluşan üç kişilik bilirki şi heyetiyle birlikte ta şınmaz mahallinde ke şif yapm ıştır. İdare Mahkemesi, ba şvurucunun herhangi bir i şgalinin bulunup bulunmad ığı ve varsa ta şınmaz ın ne kadarl ık k ısm ının başvurucu taraf ından işgal edildi ği hususlar ını bilirkişilerden sormu ş; ayr ıca ecrimisil miktar ının hesaplanmas ını istemiştir. 22. Bilirki şiler taraf ından haz ırlanarak İdare Mahkemesine sunulan 27/1/2017 tarihli raporda özetle ba şvurucunun devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan 1.492,8 m ² büyüklüğündeki ta şınmaz ı bina, bahçe ve bahçe duvar ı inşa edip turistik tesis olarak kullanmak suretiyle i şgal ettiği belirtilmi ştir. Raporda Asliye Hukuk Mahkemesi karar ının 4/3/2013 tarihinde kesinle ştiği vurgulanm ış ancak ba şvurucu ad ına yap ılan ecrimisil tahakkukunun bu tarihten önceki döneme ili şkin oldu ğu ifade edilmi ştir. Raporda başvurucunun ödemesi gereken ecrimisil miktar ı 13/5/2008 ve 6/7/2010 tarihleri aras ındaki dönem için 11.158,70 TL, 6/7/2010 ve 4/3/2013 tarihleri aras ındaki dönem için 18.560,58 TL olarak tespit edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 523. Başvurucu, bilirki şi raporuna itiraz etmi ştir. İtiraz dilekçesinde ta şınmaz ın mülkiyetinin hiçbir dönemde Hazineye ait olmad ığı belirtilmi ş, bu sebeple ecrimisil tahakkuk ettirilemeyece ği ileri sürülmü ştür. Hesaplanan ecrimisilin miktar ına yönelik olarak başvurucunun herhangi bir itiraz ı olmam ıştır. 24.İdare Mahkemesi 4/5/2017 tarihli karar ıyla davay ı kısmen kabul etmi ştir. İdare Mahkemesi bilirki şi taraf ından belirlenen tutarlar yönünden (13/5/2008 ve 6/7/2010 tarihleri aras ındaki dönem için 11.158,70 TL, 6/7/2010 ve 4/3/2013 tarihleri aras ındaki dönem için 18.560,58 TL yönünden) davay ı reddetmi ş, ihbarnamelerin bu tutarlar ı aşan k ısm ını ise iptal etmiştir. Karar ın gerekçesinde 8/9/1983 tarihli ve 2886 say ılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin metnine yer verildikten sonra ba şvurucunun devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan 1.492,80 m² büyüklü ğündeki ta şınmaz ı fuzuli işgal ettiği vurgulanm ıştır. Bilirkişi kurulu taraf ından haz ırlanan rapora yönelik itirazlar ın yerinde görülmedi ği kararda bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hukuka uygun oldu ğu ifade edilmi ştir. 25. Başvurucu bu karara kar şı istinaf yoluna müracaat etmi ştir. İstinaf dilekçesi bireysel ba şvuru formuna eklenmemekle birlikte ba şvuru dosyas ında bulunan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) karar ından başvurucunun ta şınmaz ın kendisine ait bulunmas ı nedeniyle İdarece ecrimisil istenemeyece ğini ileri sürdü ğü anlaşılm ıştır. 26. Bölge İdare Mahkemesi 10/1/2018 tarihli karar ıyla istinaf talebini esastan reddetmiştir. Nihai karar 22/1/2018 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 27. Başvurucu 21/2/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 28. 2886 say ılı Kanun'un 75. maddesinin birinci f ıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Devletin ... hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan ta şınmaz ... mallar ın, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ... tespit tarihinden geriye do ğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin i şgalden dolay ı bir zarara u ğram ış olmas ı gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." 29. 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu nun 705. maddesi şöyledir: "Taşınmaz mülkiyetinin kazan ılmas ı, tescille olur. Miras, mahkeme karar ı, cebrî icra, i şgal, kamula ştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazan ılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarru f işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütü ğüne tescil edilmi ş olmas ına bağlıdır." 30. 4721 say ılı Kanun un 713. maddesinin birinci, ikinci ve be şinci f ıkralar ı şöyledir: "Tapu kütü ğünde kay ıtlı olmayan bir ta şınmaz ı davas ız ve aral ıksız olarak yirmi y ıl süreyle ve malik s ıfat ıyla zilyetli ğinde bulunduran ki şi, o taşınmaz ın tamam ı, bir parças ı veya bir pay ı üzerindeki mülkiyet hakk ının tapu kütü ğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 6Ayn ı koşullar alt ında, maliki tapu kütü ğünden anla şılmayan ve yirmi y ıl önce (...) hakk ında gaiplik karar ı verilmiş bir kimse ad ına kay ıtlı bulunan ta şınmaz ın tamam ının vey a bir parças ının zilyedi de o ta şınmaz ın tamam ı, bir parças ı veya bir pay ı üzerindeki mülkiyet hakk ının tapu kütü ğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Son ilândan ba şlayarak üç ay içinde yukar ıdaki koşullar ın gerçekle şmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davac ının iddias ı ispatlanm ış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci f ıkrada öngörülen ko şullar ın gerçekleştiği anda kazan ılmış olur. " 31. 21/6/1987 tarihli ve 3402 say ılı Kadastro Kanunu nun 17. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: "Orman say ılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan ve kamu hizmetin e tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarf ı ile imar ve ihya edilerek tar ıma elveri şli hale getirilen ta şınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri ad ına, aksi takdirde hazine ad ına tespit edilir." V.İNCELEME VE GEREKÇE 32. Mahkemenin 8/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 33. Başvurucu; ihtilaf konusu ta şınmaz ın hiçbir zaman Hazinenin mülkiyetine geçmediğini, dolay ısıyla ecrimisil talep edilmesinin mümkün olmad ığını ileri sürmü ştür. Başvurucu, ta şınmaz ın mülkiyetinin kadastro çal ışmas ından önce de kendisine ait bulunduğunu gösteren tapuyu İdare Mahkemesine ibraz etti ği hâlde İdare Mahkemesinin bunu dikkate almad ığından yak ınm ıştır. 1099 parsel numaral ı taşınmaz ı kardeşleriyle birlikte 21/2/1977 tarihinde resmî senetle sat ın ald ığını belirten ba şvurucu, ecrimisil tahakkuk ettirilen ta şınmaz ın da 1099 parsel say ılı taşınmaz ın bir parças ı olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, maliki oldu ğu taşınmaz ın devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulundu ğu kabul edilerek i şgalci olarak nitelendirilmesinin ve aleyhine ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin mülkiyet hakk ını ihlal ettiğini ifade etmi ştir. Başvurucuya göre Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/2/2010 tarihli karar ıyla taşınmaz ın kendisine ait oldu ğu ispatlanm ıştır. 34. Başvurucu, bu iddialar ın tümünü yarg ılama s ıras ında ileri sürdü ğü hâlde derece mahkemelerince dikkate al ınmamas ının adil yarg ılanma hakk ını ihlal etti ği kanaatindedir. Başvurucu ayr ıca Hazinenin söz konusu ta şınmaza malik oldu ğunu gösteren hiçbir belge gösterilemedi ği hâlde İdare Mahkemesinin Hazine lehine karar vermesinin tarafl ı bir yaklaşım olduğunu iddia etmi ştir. 35. Bakanl ık görüşünde; i. Başvurucunun zilyetli ğe dayal ı tapu tescil davas ını açt ığı tarihte yürürlükte bulunan 17/2/1926 tarihli ve 743 say ılı mülga Türk Kanunu Medenisi'nin 633. maddesinin birinci f ıkras ı ile 918. maddesinin birinci f ıkras ı uyar ınca taşınmaz mallardaki mülkiyet hakk ının kural olarak tescille do ğacağı, mahkeme ilam ı bu Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 7kural ın istisnalar ından olsa da tescil karar ının hukuki sonuç do ğurabilmesi için mahkemece tescile karar verilmi ş olmas ının yeterli olmad ığı, bu karar ın kesinleşmesinin de şart olduğu ifade edilmi ştir. Somut uyu şmazl ıkta başvurucu taraf ından Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davas ının aç ıldığı tarihte ta şınmaz ın tapu sicilinde ad ına kay ıtlı olmad ığı, bu nedenle ihtilaf konusu ta şınmaz ın başvurucunun mülkiyetinde bulundu ğundan söz edilemeyece ği, başvuruya konu taşınmaz ın mülkiyet durumunun 4/3/2013 tarihi itibar ıyla kesinle şmiş olmas ı sebebiyle ba şvurucunun bu tarihe kadar ta şınmazda fuzuli şagil oldu ğu görüşü açıklanm ıştır. ii. Söz konusu ta şınmaza ili şkin tapu tescil davas ının 4721 say ılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce aç ıldığı tespiti kar şısında mülkiyetin kazan ıldığı tarihin belirlenmesinde Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 4/12/1998 tarihli ve E.1996/4, K.1998/3 say ılı ilam ına göre mahkeme karar ının kesinleştiği tarihin dikkate al ınmas ı gerektiği vurgulanm ıştır. Bu durumd a taşınmaz ın başvurucu ad ına tesciline karar veren Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil hükmünün Yarg ıtay taraf ından onanarak kesinle ştiği 4/3/2013 tarihine kadarki kullan ımlar için fuzuli şagil durumunda olan ba şvurucudan ecrimisil al ınmas ının kanuni bir zorunluluk oldu ğu değerlendirilmi ştir. iii. Bireysel ba şvuruya konu ecrimisilin kanuni dayana ğının 2886 say ılı Kanun'un 75. maddesi oldu ğu ve tescil karar ının kesinleşmesinden geriye yönelik olarak be ş yıl için yap ılan tahakkukun kanuna uygun oldu ğu belirtilmi ştir. An ılan maddeye göre ecrimisil talep edilebilmesi için Hazinenin i şgalden dolay ı bir zarara uğram ış olmas ı gerekmedi ği gibi fuzuli şagilin kusurunun da aranmayaca ğı ifade edilmiştir. Taşınmaz ın başvurucu lehine tescil edilmesinin tescilden önceki dönemde başvurucunun i şgalci durumda bulundu ğu gerçeğini değiştirmeyece ği aç ıklanm ıştır. İdare mahkemesi karar ında yer verilen tespit ve sonuçlar ın mülkiyet hakk ını ihlal eder nitelikte olmad ığı veya adaleti ve sa ğduyuyu hiçe sayan tarzda aç ık bir keyfîli k içermediği kanaati belirtilmi ştir. B. Değerlendirme 36. Anayasa n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 37. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu, mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ının yan ında adil yarg ılanma hakk ının da ihlal edildi ğini ileri sürmektedir. Başvurucunun adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında ileri sürdü ğü tüm iddialar ın mülkiyet hakk ının usul güvenceleri kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 81. Kabul Edilebilirlik Yönünden 38. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Kadir ÖZKAYA bu görü şe kat ılmam ıştır. 2. Esas Yönünden a. Mülkün ve Müdahalenin Varl ığı ve Müdahalenin Türü 39. Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında " Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir." denilmek suretiyle mülkiyet hakk ı güvenceye ba ğlanm ıştır. Anayasa'n ın anılan maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik de ğer ifade eden ve parayla de ğerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu ba ğlamda mülk olarak de ğerlendirilmesi gerekti ğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlar ın üzerinde tesis edilen s ınırlı ayni haklar ve fikri haklar ın yan ı sıra icras ı kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakk ının kapsam ına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri , B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). 40. Somut olayda ba şvurucu aleyhine 20.930 TL ve 32.500 TL tutarlar ında ecrimisil tahakkuku yap ılm ış, bu tutarlar İdare Mahkemesi taraf ından 11.158,70 TL ve 18.560,58 TL'ye indirilmi ştir. Başvurucu aleyhine ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin mülkiyet hakk ına bir müdahale olu şturduğu aç ıktır. 41. Anayasa'n ın mülkiyet hakk ına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva etti ği görülmektedir. Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin mülkiyet hakk ına sahip oldu ğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer verilmi ş, ikinci fıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmiştir. mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin kontrolü , mülkiyet hakk ına müdahalenin özel biçimleridir. Mülkten yoksun b ırakma şeklindeki müdahalede mülkiyetin kayb ı söz konusudur. Mülkiyetin kullan ımının kontrolünde ise mülkiyet kaybedilmemekte ancak mülkiyet hakk ının malike tan ıdığı yetkilerin kullan ım biçimi toplum yarar ı gözetilerek belirlenmekte veya s ınırland ırılmaktad ır. Mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahale ise genel nitelikte bir müdahale türü olup mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin kullan ımının kontrolü mahiyetinde olmayan her türlü müdahalenin mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahale kapsam ında ele al ınmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 55-58). 42. Başvurucu ad ına ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin sebebi, devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan bir ta şınmaz üzerinde zilyetlik kurdu ğunun ve bu ta şınmazdan ekonomik olarak yararland ığının değerlendirilmi ş olmas ıdır. Tahakkukun dayana ğı 2886 say ılı Kanun'un 75. maddesidir. An ılan madde devletin hüküm ve tasarrufu alt ında buluna n taşınmazlar ın fuzuli i şgal edilmesi hâlinde bu kullan ımlar ı karşılığında fuzuli şagillerde n kanunda belirtilen ölçülere uygun olarak ecrimisil al ınmas ını düzenlemektedir. Dolay ısıyla devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan ta şınmazlar ın kullan ımını düzenleyen mevzuat kapsam ında başvurucu ad ına bireysel ba şvuru konusu tahakkuk i şlemi tesis edilmi ştir. Bu durumda ecrimisil tahakkuk ettirilmek suretiyle ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin mülkiyetin kontrolü şeklindeki üçüncü kural kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 9b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 43. Anayasa'n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 44. Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , 62). 45. Buna göre öncelikle müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığı incelenmelidir. Anayasa'n ın 35. maddesinin ikinci f ıkras ında mülkiyet hakk ının ancak kamu yarar ı amac ıyla kanunla s ınırlanabilece ği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gere ği ifade edilmi ştir. Öte yandan temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenlendi ği Anayasa'n ın 13. maddesinde de hak ve özgürlüklerin ancak kanunla s ınırlanabilece ği temel bir ilke olarak benimsenmi ştir. Buna göre mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelerde dikkate al ınacak öncelikli ölçüt, müdahalenin kanuna dayal ı olmas ıdır. Bu ölçütün sa ğlanmad ığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bak ımından inceleme yap ılmaks ızın mülkiyet hakk ının ihlal edildiği sonucuna var ılacakt ır (Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49). 46. Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı öncelikle şeklî manada bir kanunun varl ığını zorunlu k ılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) taraf ından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun ad ı alt ında ç ıkar ılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama organ ınca kanun ad ı alt ında çıkar ılan düzenleyici i şlemlerde müdahaleye imkân tan ıyan bir hükmün bulunmas ı şart ına bağlıdır. TBMM taraf ından ç ıkar ılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmamas ı hakk a yap ılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun b ırak ır (Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 47. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yap ılacak müdahalelerin ve s ınırland ırmalar ın kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlar ından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). Kanunun varl ığı kadar kanun metninin ve uygulamas ının da bireylerin davran ışlar ının sonucunu öngörebilece ği kadar hukuki belirlilik taşımas ı gerekir. Bir di ğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik ko şulunun sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı, müdahaleye ili şkin yeterince eri şilebilir ve öngörülebilir kurallar ın bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 1048. Bir uyu şmazl ıkta uygulanacak hukuk kurallar ının ve özellikle müdahalenin kanuni dayana ğını oluşturan kanun hükümlerinin yorumlanmas ı derece mahkemelerinin takdirindedir. Derece mahkemelerince, mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayanağını oluşturduğu ifade edilen hükümlerle ilgili olarak geli ştirilen yorumlar ın isabetli olup olmad ığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir. Bununla birlikte derece mahkemelerinin yorumlar ının kanunun aç ık lafz ıyla çelişki içinde oldu ğu veya kanun metni dikkate al ındığında bireyler taraf ından öngörülmesinin mümkün olmad ığı sonucuna ula şıldığı hâllerde mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı kanaatine var ılmas ı mümkündür (mahkemeye eri şim hakk ı yönünden benzer de ğerlendirme için bkz. Ziya Özden, B. No: 2016/67737, 19/11/2019, 59). 49. Başvurucu ad ına yap ılan tahakkukun kanuni dayana ğı 2886 say ılı Kanun'un 75. maddesi olarak gösterilmi ştir. An ılan maddenin birinci f ıkras ında, devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan ta şınmaz mallar ın gerçek ve tüzel ki şilerce işgali üzerine fuzuli şagilden tespit tarihinden geriye do ğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenece ği hükme ba ğlanm ış; ecrimisil talep edilebilmesi için idarelerin i şgalden dolay ı bir zarara u ğram ış olmas ının gerekmedi ği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayaca ğı kurala ba ğlanm ıştır. Buna göre an ılan kural uyar ınca ecrimisil tahakkuk ettirilebilmesi için taşınmaz ın devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunmas ı gerektiği anlaşılmaktad ır. 50. Başvurucunun temel şikâyeti ta şınmaz ın mülkiyetinin kendisine ait oldu ğu, devletin hüküm ve tasarrufu alt ında olmad ığı, bu nedenle aleyhine ecrimisil tahakkuk ettirilmemesinin kanuni dayana ğının bulunmad ığı şeklindedir. 51. Bireysel ba şvuruya konu yarg ılamada İdare Mahkemesi ta şınmaz ın 4/3/2013 tarihinden önce devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulundu ğunu kabul etmi ştir. İdare Mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesinin 4/3/2013 tarihinde kesinle şen 22/2/2010 tarihli karar ına dayanarak bu sonuca ula ştığı anlaşılm ıştır. Başvurucu ise söz konusu kararda - İdare Mahkemesinin kabulünün aksine- ta şınmaz ın mülkiyetinin 4/3/2013 tarihinden de ğil 21/2/1977 tarihinden itibaren kendisine ait oldu ğunun tespit edildi ğini iddia etmektedir. 52. Anayasa Mahkemesinin ba şvurucunun ecrimisil tahakkukuna konu ta şınmaz ın mülkiyetini hangi tarihten itibaren kazand ığını tespit etme görevi bulunmamaktad ır. Anayasa Mahkemesinin bu husustaki görevi, derece mahkemelerinin yapt ığı değerlendirmelerde keyfîlik veya bariz takdir hatas ı bulunup bulunmad ığının tespitiyle s ınırlıdır. Asliye Hukuk Mahkemesi karar ı incelendi ğinde ihtilaf konusu ta şınmaz ın 21/2/1977 tarihli tapunun kapsam ında görülmesi sebebiyle de ğil taşınmaz üzerinde yirmi y ıldan fazla bir süre kesintisiz zilyetlik kurulmas ı sebebiyle ta şınmaz ın başvurucu ad ına tesciline karar verildi ği görülmektedir. 53. 4721 say ılı Kanun'un 713. maddesinin be şinci f ıkras ında "Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen ko şullar ın gerçekle ştiği anda kazan ılmış olur." hükmüne yer verilmi ştir. Bu hükme göre kazand ırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetin kazan ılmas ı tescil tarihinde de ğil davas ız ve aral ıksız yirmi y ıllık malik s ıfat ıyla zilyetlik süresinin doldu ğu tarihte gerçekleşmektedir. Kanunun yoruma ihtiyaç b ırakmayacak aç ıklıktaki bu hükmüne ra ğmen mülkiyetin tescil tarihinde kazan ıldığının kabulü bariz takdir hatas ı teşkil etmektedir. 54. Bu durumda ba şvurucunun i şgalci olarak kabulü suretiyle ad ına ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin kanuni dayana ğının bulunmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. Var ılan sonuca göre müdahalenin me şru bir amac ının veya ölçülü olup olmad ığının değerlendirilmesine gerek görülmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 1155. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Kadir ÖZKAYA bu görü şe kat ılmam ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 57. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini ve yeniden yarg ılama yap ılmas ına hükmedilmesini talep etmi ştir. 58. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 59. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 60.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 12yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 61.İncelenen ba şvuruda, ba şvurucu ad ına ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin kanuni dayanağının bulunmamas ı sebebiyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin idarenin i şleminden kaynakland ığı anlaşılm ıştır. Ancak mahkemeler de bu ihlali giderememi ştir. 62. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Tekirda ğ İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 63. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA Kadir ÖZKAYA'n ın karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE Kadir ÖZKAYA'n ın karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Tekirda ğ İdare Mahkemesine (E.2016/165, K.2017/795) GÖNDER İLMESİNE, D. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 13F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 8/6/2021 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Basri BA ĞCI Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 14KARŞIOY 1. Somut olayda mahkememiz ço ğunluğunca, ola ğanüstü zamana şımı yoluyla mülkiyeti kazan ılan taşınmaza ili şkin olarak tahakkuk ettirilen ecrimisilin kanuni dayana ğının bulunmad ığı sonucuna var ılarak verilen ihlal karar ına aşağıda aç ıklanan nedenlerle i ştirak edemedim. 2. Anayasa'n ın mülkiyet hakk ına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva etti ği görülmektedir. Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin mülkiyet hakk ına sahip oldu ğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer verilmi ş, ikinci fıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmiştir. Mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin kontrolü, mülkiyet hakk ına müdahalenin özel biçimleridir. Mülkten yoksun b ırakma şeklindeki müdahalede mülkiyetin kayb ı söz konusudur. Mülkiyetin kullan ımının kontrolünde ise mülkiyet kaybedilmemekte ancak mülkiyet hakk ının malike tan ıdığı yetkilerin kullan ım biçimi, toplum yarar ı gözetilerek belirlenmekte veya s ınırland ırılmaktad ır. Mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahale ise genel nitelikte bir müdahale türü olup mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin kullan ımının kontrolü mahiyetinde olmayan her türlü müdahalenin mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahale kapsam ında ele al ınmas ı gerekmektedir (Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 55-58). 3. Öte yandan, Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı sınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. 4. Başvurucu ad ına ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin sebebi, devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan bir ta şınmaz üzerinde zilyetlik kurdu ğunun ve bu ta şınmazdan ekonomik olarak yararland ığının değerlendirilmi ş olmas ıdır. Tahakkukun dayana ğı 2886 say ılı Kanun'un 75. maddesidir. An ılan madde devletin hüküm ve tasarrufu alt ında buluna n taşınmazlar ın fuzuli i şgal edilmesi hâlinde bu kullan ımlar ı karşılığında fuzuli şagillerde n kanunda belirtilen ölçülere uygun olarak ecrimisil al ınmas ını düzenlemektedir. Dolay ısıyla devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan ta şınmazlar ın kullan ımını düzenleyen mevzuat kapsam ında başvurucu ad ına bireysel ba şvuru konusu tahakkuk i şlemi tesis edilmi ştir. Bu durumda ecrimisil tahakkuk ettirilmek suretiyle ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin mülkiyetin kontrolü şeklindeki üçüncü kural kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 5. Somut ba şvuruda ba şvurucunun ecrimisil miktar ına yönelik bir itiraz ı bulunmamaktad ır. Başvurucunun temel şikâyeti ta şınmaz ın mülkiyetinin kendisine ait olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunmad ığı, bu nedenle aleyhine ecrimisil tahakkuk ettirilmemesinin kanuni dayana ğının bulunmad ığı yolundad ır. 6. Bireysel ba şvuruya konu yarg ılamada İdare Mahkemesi ta şınmaz ın 4/3/2013 tarihinden önce devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulundu ğunu kabul etmi ştir. İdare Mahkemesinin bu sonuca, Asliye Hukuk Mahkemesinin 4/3/2013 tarihinde kesinle şen 22/2/2010 tarihli karar ına dayanarak ula ştığı anlaşılmaktad ır. Başvurucu ise İdare Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 15Mahkemesinin kabulünün aksine, söz konusu kararda ta şınmaz ın mülkiyetinin 4/3/2013 tarihinden de ğil 21/2/1977 tarihinden itibaren kendisine ait oldu ğunun tespit edildi ğini iddia etmektedir. 7. Anayasa Mahkemesinin ba şvurucunun ecrimisil tahakkukuna konu ta şınmaz ın mülkiyetini hangi tarihten itibaren kazand ığını tespit etme görevi bulunmamaktad ır. Anayasa Mahkemesinin bu husustaki görevi, derece mahkemelerinin yapt ığı değerlendirmelerde keyfilik veya bariz takdir hatas ı bulunup bulunmad ığının tespitiyle s ınırlıdır. Bu durumd a İdare Mahkemesi karar ına dayanak al ınan Asliye Hukuk Mahkemesi karar ına bakılmal ıdır. An ılan karar incelendi ğinde ihtilaf konusu ta şınmaz ın 21/2/1977 tarihli tapunun kapsam ında görülmesi sebebiyle de ğil taşınmaz üzerinde yirmi y ıldan fazla bir süre kesintisiz zilyetlik kurulmas ı sebebiyle ta şınmaz ın başvurucu ad ına tesciline karar verildi ği görülmektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/2/1977 tarihli tapunun ihtilaf konusu ta şınmaz ı da kapsad ığı yolunda bir kabulü bulunmamaktad ır. Oysa ba şvurucunun temel iddias ı 21/2/1977 tarihli tapunun 1.568 parsel numaral ı taşınmaz ın yan ı sıra ihtilaf konusu ta şınmaz ı da kapsad ığı yolundad ır. 8. (1.099) say ılı parsele ili şkin olan söz konusu tapu incelendi ğinde taşınmaz ın sınırlar ının "Çarkan Deniz, Çarben Yol Cimalen köy tarlas ı Cenuben Yol" şeklinde ifade edildiği görülmektedir. An ılan tapunun s ınırlar ının belirsiz oldu ğu aç ıktır. Bu tür tapular ın zemine uygulanmas ında keşif, bilirki şi ve tan ık beyanlar ı önemli hâle gelmektedir. Başvurucunun Asliye Hukuk Mahkemesince yap ılan keşif sonucu ula ştığı kanaate bir itiraz ının bulundu ğu dosyadan anla şılamamaktad ır. Öte yandan ba şvurunun ta şınmaz ın mülkiyetini kazand ırıcı zamanaşımı sebebiyle de ğil 21/2/1977 tarihli tapunun bu ta şınmaz ı da kapsamas ı sebebiyle kazand ığı yolunda bir temyiz ba şvurusu yapt ığı da görülememi ştir. Sınırlar ı belirsiz olan tapunun uygulanmas ının teknik bir mesele oldu ğu gözetildi ğinde 21/2/1977 tarihli tapunun ihtilaf konusu ta şınmaz ı kapsamad ığı yolunda derece mahkemelerince ula şılan kanaatten ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. 9. Öte yandan ba şvurucunun kazand ırıcı zamanaşımı olgusuna dayan ılarak tescile hükmedilen hâllerde mülkiyetin hukuken karardan önce kazan ılacağına yönelik bir iddias ı mevcut de ğildir. Başvurucunun 21/2/1977 tarihinden beri malik oldu ğu iddias ı tescili n taşınmaz ın tapuya dayal ı olduğu sav ının derece mahkemelerince geçerli bulunmas ı hâlinde bir anlam ifade etmektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil karar ının kazand ırıcı zamanaşımı olgusuna dayanmas ı nedeniyle ba şvurucunun tapu olgusuna dayal ı mülkiyet iddias ı temelsiz kalm ıştır. Kazand ırıcı zamanaşımı olgusuna yönelik olarak ba şvurucunun bir değerlendirmesi bulunmad ığı gibi, bu hâlde mülkiyetin karardan önceki bir tarihte kazan ılacağıyla ilgili olarak da ba şvurucu taraf ından bir aç ıklama yap ılmam ıştır. 10. Sonuç olarak ba şvurucunun kazand ırıcı zamana şımı yoluyla mülkiyetini edindiği taşınmaz ın başvurucu ad ına tesciline hükmedilen karar ın kesinle şmesinden önceki beş yıllık dönem için i şgalci statüsünde bulundu ğu kabul edilerek 2886 say ılı Kanun'un 75. maddesi uyar ınca ecrimisil ödemekle yükümlü k ılınmas ının kanuni temelinin bulundu ğu anlaşılm ıştır. 11. Anayasa'n ın 13. ve 35. maddeleri uyar ınca mülkiyet hakk ı ancak kamu yarar ı amac ıyla s ınırland ırılabilmektedir. Kamu yarar ı kavram ı, mülkiyet hakk ının kamu yarar ının gerektirdi ği durumlarda s ınırland ırılmas ı imkân ı vermekle bir s ınırland ırma amac ı olmas ının yan ı sıra mülkiyet hakk ının kamu yarar ı amac ı dışında s ınırlanamayaca ğını öngörerek ve bu anlamda bir s ınırlama s ınırı oluşturarak mülkiyet hakk ını etkin bir şekilde korumaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2018/6259 Karar Tarihi : 8/6/2021 16Kamu yarar ı kavram ı, devlet organlar ının takdir yetkisini de beraberinde getiren bir kavra m olup objektif bir tan ıma elveri şli olmayan bu ölçütün her somut olay temelinde ayr ıca değerlendirilmesi gerekir (Nusrat Külah, B. No: 2013/6151, 21/4/2016, 53-56; Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014, 28, 29). 12. 2886 say ılı Kanun'un 75. maddesinde düzenlenen ecrimisil, kamuya ait taşınmazlar ın herhangi bir üstün hakka dayal ı olmaks ızın kullan ılmas ı karşılığında taşınmaz ı işgal eden ki şiden istenen bedeldir. Üstün bir hakka dayal ı olmaks ızın kamu ta şınmazlar ını kullananlardan ecrimisil tahsil edilmesinin temel sebebi tüm topluma ait olan ta şınmazlar ın semerelerinden sadece bir veya birkaç özel ki şinin yararlanmas ını engellemek, bunlarda n elde edilen yarar ı taşınmaz ı kullanan ı ücretlendirme yoluyla tüm topluma pay etmektir. Bu amac ın kamu yarar ına dönük oldu ğu kuşkusuzdur. 13. Başvurucunun aleyhine tahakkuk ettirilen ecrimisilin tutar ına yönelik bir iddias ı bulunmamaktad ır. Esasen ba şvurucu ölçülülük kar şılaştırmas ı yap ılmas ına elverişli herhangi bir veri de ibraz etmemi ştir. Bu sebeple ölçülülük ilkesi yönünden bir inceleme yap ılmas ı mümkün de ğildir. 14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince kabul edilemezli ğine karar verilebilece ği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda ba şvurucunun ihlal iddialar ını kan ıtlayamad ığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmad ığı veya müdahalenin me şru olduğu aç ık olan ba şvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). 15. Aç ıklanan nedenlerle ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin ihlal oluşturmad ığı aç ık olduğundan ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başkan Kadir ÖZKAYA