21. Hukuk Dairesi 2017/5839 E. , 2018/6349 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin ger…
**21. Hukuk Dairesi 2017/5839 E. , 2018/6349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 01/03/1998-20/07/2008 tarihleri arasında geçen ve Kurum'a bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilerek yapılan yargılama neticesi davanın kısmen kabulü ile “davacının 16/05/1999- 02/02/2007 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir. Uyuşmazlık; davacının 03.02.2007-20.07.2008 tarihleri arasında da davalı işyerinde geçen çalışmalarının kesintisiz olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerine ait sadece 1039899 ve 1036812 sigorta sicil no lu inşaat işyerlerine ait yapı ruhsat belgelerinin dosyaya sunulduğu, 1039899 sigorta sicil no lu davalı inşaat işyeri için yapı kullanım izninin 02.02.2007 tarihinde alınmış olduğu ve Mahkemece işyerinin faaliyette bulunduğu sürenin sonu olarak bu tarihin dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; 01.06.2008-21.07.2008 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1053260 s.s. no lu inşaat işyerince de davacı adına Kurum'a hizmet bildiriminde bulunulmuş olduğu ve bu işyerinin 01.06.2008-06.12.20011 tarihleri arasında Kanun kapsamına alınmış olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda “... Bey Mahallesi ... pafta ... ada ... parsel ...” adresinde kayıtlı olan bu inşaat işyerinin 01.06.2008 tarihinden önce de Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte faal olup olmadığının araştırılmadığı, davacının 02.03.2007-31.05.2008 tarihleri arasında geçen çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.