4. Hukuk Dairesi 2010/8628 E. , 2012/7205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ... Teknolojileri San. ve Tic. AŞ. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 28/05/2008 gününde verilen dilekçe ile tespit ve erişimin engellenmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar veril
**4. Hukuk Dairesi 2010/8628 E. , 2012/7205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ... Teknolojileri San. ve Tic. AŞ. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 28/05/2008 gününde verilen dilekçe ile tespit ve erişimin engellenmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/04/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhinde davalılar tarafından hazırlanan ve işletilen www.....com. adlı internet sitesinde ticari itibarı zedeleyici ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde hukuka aykırı beyanlarda bulunulduğunu anılan içeriklerin kaldırılmasına, siteye erişimin engellenmesine, hukuka aykırı eylemlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar nedeniyle işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki kanunun 9. maddesi gereğince içerik nedeniyle haklarının ihlal edildiğini iddia edilen kişilerin bu yayınlarla ilgili olarak başvuracakları hukuksal yolla ilgili olarak düzenlemeler getirdiğini, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde böyle bir düzenlemeye yer verilmediğini gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir. 5651 sayılı yasanın çıkarılış amacı internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir. 5651 sayılı yasanın 8. maddesi internet ortamında yapılan ve içeriği suç oluşturan yayınlarla ilgili erişimin engellemesini düzenlemiş olup bu suçlar ise maddede tek tek sıralanmıştır. Aynı yasanın 9. maddesinde ise içerik nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin önce içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına müracaat etmesi gerektiği, iki gün içerisinde talebi yerine getirilmez ise 15 gün içinde Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını talep edebileceği düzenlenmiştir. Diğer yandan MK'nun 24. maddesine göre "hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse, hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir." MK 25 "Davacı hakimden, saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir" hükümleri getirmiştir. Öğretide belirli bir olayı düzenleyen iki ayrı kanun aynı zamanda yürürlükte olduğu durumlarda yasaların olayı düzenleyen hükümleri arasında bir çelişki yoksa sorun da yoktur. Davacı dilerse 5651 sayılı kanun gereğince Sulh Ceza Mahkemesine müracaat edebileceği gibi dilerse MK. hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesine başvurabilecektir. Kaldı ki 5651 sayılı yasada belirlenen 15 günlük hakdüşürücü süreyi kaçıran davacının her zaman genel hükümlere göre mahkemeye dava açması da mümkündür. Davacı açıkça dilekçesinde MK.'nun 24. ve 25. maddelerine dayanmıştır. Davacının hak arama özgürlüğünü engellercesine 5651 sayılı yasadan bahisle davanın reddi kararı yerinde değildir. Tüm bu nedenlerle mahkemenin görevli olması nedeniyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 25/04/2012