8. Ceza Dairesi 2024/15877 E. , 2024/4121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/242 E., 2023/476 K. SUÇ : Kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci madde
**8. Ceza Dairesi 2024/15877 E. , 2024/4121 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/242 E., 2023/476 K. SUÇ : Kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.08.2012 tarihli ve 2012/2484 iddianame numarası ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 102 inci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.02.2012 tarihli ve 2012/1268 iddianame numarasi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunu’nu 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. İstanbul 6 Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında; 1. Katılan karşı cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5271sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine, 2. Katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası (a) bendi aynı Kanun’un 53 üncü maddesini birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına 3. Katılana karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrası (e) bendi ve aynı madddenin beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 24.01.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında katılana karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı, kasten yaralama suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, mağdur vekili, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Mor Çatı Kadın Sığınma Derneği, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. E. İstanbul 3l Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.01.2018 tarihli kararının sanıklar ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.04.2023 tarihli kararı ile kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan "...Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. F. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucuna göre; İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrası (e) bendi ve aynı maddenin beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan kurum vekilinin sanık kurulan hükmüne yönelik temyiz istemi;alt sınırdan cezalandırılmaması gerektiği ve vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık müdafiinin hükme yönelik temyiz istemi; Bozma ilamı öncesi verilen hükümden daha ağır ceza verilemeyeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil elde edilmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğine, cezada teşdit şartlarının oluşmadığına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gibi sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay, katılanın ile sanığın evli oldukları, sanığın evlilik sürecinde katılana şiddet uyguladığı ve katılanı sahibi olduğu köpekle cinsel ilişkiye girmesini sağladığı ve cinsel amaçla alıkoyduğu iddiasına ilişkindir. 2. Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 18.07.2006 tarihli raporunda: sağ ön kolda bilek arkasında 3x0,5 cm lik, ön kol arka lateralde 1.5 cm lik ve 1 cm çapta 2 adet (sigara söndürmeye bağlı), arka ön bölümde 3x0.5 cm lik 1 adet, sol el küçük parmak kökünde şahsın daha önce kırılma olduğunu söylediği 2 cm'lik şişlik, sağ göz altında hafif morluk, sol mandibula köşesinde 1.5 cm uzunluğunda yatay seyirli cilt renginde, ciltten hafif çökük kesi nedvesi, sağ diz arka 3x2 cm lik ekimoz, sol kol arkada 4 cm çaplı eski yaraya bağlı olduğunu söylediği koyu kırmızı nedve alanı olduğu, her iki ayak bileği etrafında 4x2 cm lik eski nedve olduğu, sağ ayak üst kısımda eski nedve (sigara söndürmeye bağlı) tespit edildiği, himen muayenesinde; himen zarının tamamen silinmiş olduğu, bakire olmadığı, anal muayenede; saat kadranına göre 12 hizasında sedefi renkte, eski nedvenin anal mukozaya doğru uzandığının görüldü, şahsın psikiyatrik muayenesinin gerektiği, 3. Sportemed Ortopedik ve Sportif Rehabilitasyon Merkezinin 15.01.2007 tarihli raporunda:13.07.2006 tarhinde kliniğe getirilen Muazzez Ersoy'un sol ayak muayenesinde röntgen filminde fraktür şüphesi ile ortopedist konsultasyonu istendiği, konsultasyon sonrası ağrı, şiş şikayetlerinin geriletilmesi ve eklem fonksiyonlarının normale döndürülmesi amacıyla fizik tedavi ve rehabilitasyon önerildiği, 4. Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 11.11.2015 tarihli raporunda sol ayak bileği ve sol ayak A-P oblik grafilerinde; kalkanesuta eski fraktüre sekonder yükseklik kaybı izlendiği, parçalı fraktürler mevcut olup hastanın ayak bileği dorsfleksiyonunda kısıtlılık görüldüğü, 5.Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca 09.03.2016 tarihli rapor ile katılanda mevcut yaralanmalara ilişkin ayrıntılı rapor tanzim edildiği, anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden: Mağdurların aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanlarına, mağdurların anlattıkları olay öyküsü ile uyumlu doktor raporlarına, sanığın savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılanı cinsel amaçla ikametinde zorla tuttuğuna dair Mahkeme kabulünün yerinde olduğu suçun subütunun oluştuğu ve yeterli delil olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin cezanın tayininde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında belirlediği, takdiri indirim uygulanmaması gerekçesinin yerinde olduğu ve bozma ilamı öncesi verilen hükmü katılan kurum vekilinin de temyiz etmesi sebebiyle kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları yönünden: a. Suçun işleniş şekli ve zamanı ile tüm dava dosyası içeriği gözetildiğinde, temel ceza belirlenirken gösterilen gerekçelerde, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine bir aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin alt sınırdan ceza tayin edildiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki davaya katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. C. Sair temyiz nedenleri yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli 2023/242 Esas, 2023/476 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi. ...