12. Ceza Dairesi 2020/10 E. , 2020/2627 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle öldürme Hüküm :TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 50/4, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sair temyiz itirazla
**12. Ceza Dairesi 2020/10 E. , 2020/2627 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle öldürme Hüküm :TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 50/4, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hoca Ahmet Yesevi İlköğretim okulu altıncı sınıf öğrencisi olan mağdur ...’ün olay günü saat 10.00 sıralarında zümre toplantısı nedeniyle boş olan dersten iki arkadaşıyla birlikte kaçmaya karar verdiği, okulun arka bahçesindeki duvara arkadaşının yardımıyla çıktığı, yaklaşık 5 metre yükseklikten, sarmaşıkların sarılması için koyulan demirin üzerine düşmesi sonucu delici cisim yaralanmasına bağlı kalp laserasyonundan gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda, 1-Mahkemece keşif üzerini alınan 12.05.2008 tarihli bilirkişi raporunda duvarın yeterli yükseklikte olduğu, kolayca aşılmayı engelleyici nitelikte olduğunun belirtildiği göz önüne alındığında, okul müdürü sanık ... ile okul müdür yardımcısı sanık ...’in olayın oluş yeri ve şekli itibariyle kusurlarının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Sanık ... 17.11.2005 tarihinde tanık sıfatı ile verdiği kolluk ifadesinde, ikametinde cam sildiği sırada duvarın üzerinde duran çocuğun elindeki okul çantasını oturduğu binaya ait bahçeye attığını, peşinden kendisinin de atladığını, atladığı yerde bulunan sarmaşığın sarılması için koyduğu inşaat demirinin üzerine düştüğünü beyan etmiş ise de, daha sonra şüpheli sıfatı ile verdiği savcılık ifadesi ve mahkemece alınan savunmalarında demiri kendisinin koymadığını ve kollukta verdiği ifadeyi kabul etmediği anlaşıldığından, CMK’nın 148/4. maddesi gereğince müdafii hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı gözetildiğinde, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre ise; 5237 sayılı TCK'nın 22/4-5. fıkralarına göre taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek cezanın failin kusuruna göre belirleneceği, birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkesin kendi kusurundan dolayı sorumlu olacağı ve cezalarının da kusura göre ayrı ayrı belirleneceği hükmü göz önünde bulundurularak her üç sanık için TCK'nın 85/1. maddesi gereğince ortak hüküm kurulamayacağı ve ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde ortak hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanıklar ... ve ... müdafii ve sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 10.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.