8. Hukuk Dairesi 2011/6208 E. , 2011/6259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve Aşağı Küpkıran Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.04.2011 gün ve 262/146 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı, Küpkıran Köyü, Köyönü mevkiinde bulunan 6000 m2 miktarındaki taşınmaz üzerinde 35-4
**8. Hukuk Dairesi 2011/6208 E. , 2011/6259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve Aşağı Küpkıran Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.04.2011 gün ve 262/146 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı, Küpkıran Köyü, Köyönü mevkiinde bulunan 6000 m2 miktarındaki taşınmaz üzerinde 35-40 yıl zilyet ettiğini, malik sıfatıyla elinde bulundurduğunu, önce harman yeri olarak kullandığını, daha sonra bahçe haline getirdiğini, 28.09.2009 havale tarihli dilekçesiyle de dava konusu taşınmazın doğusunda Mehmet Yılmaz isimli şahsa ait hükmen tescil edilen 582 parsel numaralı taşınmazın, güneyinde ise Mücahit Karamızrak’a ait 291 parsel numaralı taşınmazların bulunduğunu açıklayarak TMK.nun 713/1. maddesine istinaden adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, köy muhtarlığı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz 1971 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Murat Nehri yatağı (kumluk) 766 sayılı Kanunun 2. maddesine göre tapulama harici yer olarak tespit dışı bırakılmıştır. Böyle bir yerin zilyetlikle iktisap edilebilmesi için öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesine göre kamu malı niteliğinde olmaması, niteliği bakımından tarıma elverişli olması veya 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesine göre imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın Murat Nehri yatağı olduğu resmi belge niteliğinde bulunan paftası ve paftasındaki işaretlemelerden anlaşılmaktadır. Keşifte hazır bulunan jeoloji mühendisi bilirkişinin 23.07.2010 havale tarihli raporunda taşınmazın 5 metre kuzeyinde Murat Nehri'nin bulunduğunu, söz konusu taşınmazla ...'nin aynı su seviyesinde olduğunu ve dere yatağı niteliğini kaybetmediğini açıklamıştır. Sonraki 11.11.2010 tarihli raporunda da; söz konusu taşınmazın akarsu malzemesi içerdiğini, bu malzemenin çeşitli boyutlarda kumlu ve çakıllı malzeme olduğunu ve dere yatağı niteliğinde bulunduğunu belirtmiştir. Verilen bu raporlar taşınmazın bulunduğu yeri gösterir 1971 yılında yapılan paftaya, tapulama çalışmalarındaki belirlemelere uygun düşmektedir. Böyle bir yerin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C, TMK.nun 715 ve 999. maddelerine göre zilyetlikle iktisabı, özel mülkiyete konu yapılması ve tapuya tescili mümkün değildir. Davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.